İçinde bağı olan 12 harfli 13 kelime var. İçerisinde BAĞI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bağı olan kelimeler listesine ya da sonu bağı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bağı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B I Ğ

4 Harfli Kelimeler

BAĞI

3 Harfli Kelimeler

AĞI, BAĞ

2 Harfli Kelimeler

AB, AĞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAĞIŞLAMAMAK

  1. karşısındakinin yanlışından, kusurundan doğacak fırsatları kaçırmamak, acımadan değerlendirmek
BAĞIRTABİLME

  1. [isim] Bağırtabilmek işi
BAĞIRTTIRMAK

  1. [-i] Bağırtma işini yaptırmak
    • "Yakın uzak köylerden davet etmediği kalmamıştı. Hatta kasabada tellal bağırttırmış, güreş ve yarış yapılacağını duyurtmuş, ödüller vadetmişti." (Abbas Sayar)
BAĞIŞLATILMA

  1. [isim] Bağışlatılmak işi
BAĞIŞLAMASIZ

  1. [sıfat] Bağışlaması olmayan
    • "İlk flörtünün onu yüzüstü bırakarak başka bir kızla çıktığı zamanlardandı yüzündeki bağışlamasız hüzün." (Murathan Mungan)
BAĞIŞIKLAMAK

  1. [-i] Bağışık duruma getirmek
BAĞINTILILIK

  1. [isim] Bağıntılı olma durumu
    • "Bu açıdan bölge konuya, seçilen kriterlere, ölçeğe, zamana ve bölgeyi tanımlama gayesine göre bağıntılılık barındırmaktadır." (Ali Ercan Özgür)
  2. [felsefe] Gerçek ve salt bilginin mümkün olmadığını, bilginin gerçekliğinin ve değerinin başka bilgilere göre bağlantılı olarak ifade edilebileceğini benimseyen görüş; bağıllık, bağıntıcılık, görecelik, görececilik, görecilik, görelilik, görecelilik, izafilik, izafiye, izafiyet, rölativite, rölativizm
  3. [fizik] Klasik fiziğin zaman, mekân, hareket gibi yalnız başlarına gerçek olarak var kabul ettiği unsurların birbirinden bağımsız olarak açıklanamayacağını benimseyen görüş; rölativite, rölativizm
BAĞINTICILIK

  1. [isim, felsefe] Bakınız bağıntılılık
BAĞIRIVERMEK

  1. [-e, nesnesiz] Ansızın, birdenbire bağırmak
    • "Aileyi ilgilendiren bir konu tartışılırken amcasına bütün ömründe ilk ve son defa bağırıvermişti." (Tarık Buğra)
BAĞIRTKANLIK

  1. [isim] Bağırtkan olma durumu
    • "Kalbin yanında bir de şekeri çıktı. Siniri, bağırtkanlığı da bu yüzdenmiş." (Tuncer Cücenoğlu)
BAĞIRABİLMEK

  1. [-e, nesnesiz] Bağırma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Yetişin kardeşler, diye bağırabildi ve devam eden tekmelerle kendini kaybetti." (Samim Aşkın)
  2. Bağırma becerisi bulunmak
BAĞIMLILAŞMA

  1. [isim] Bağımlılaşmak işi
    • "Söz konusu endüstrilerin daha hızlı bir biçimde büyümesi bağımlılaşma süreci için daha elverişli bir ortam yarattı." (Attilâ İlhan)
DENİZZAMBAĞI

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız denizlalesi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü