İçinde bağı olan 10 harfli 17 kelime var. İçerisinde BAĞI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bağı olan kelimeler listesine ya da sonu bağı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bağı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B I Ğ

4 Harfli Kelimeler

BAĞI

3 Harfli Kelimeler

AĞI, BAĞ

2 Harfli Kelimeler

AB, AĞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAĞIŞLATMA

  1. [isim] Bağışlatmak işi; affettirme, bahşettirme
BAĞIMSIZCA

  1. [zarf] Bağımsız bir biçimde; bağımsızcasına
    • "Biz Türkler fikirlere bağımsızca sarılamadığımız için bu memlekette ciddi tartışmalar yapamıyoruz." (Nejat Muallimoğlu)
BAĞIŞLANMA

  1. [isim] Bağışlanmak işi; affedilme, affolma, affolunma, bahşedilme
    • "Şair, bir başka şiirinde de yine Allah’tan bağışlanma diler." (Secattin Tural)
BAĞIŞLATIŞ

  1. [isim] Bağışlatmak işi; affettiriş
BAĞIMLILIK

  1. [isim] Bir şeye veya bir kimseye bağlı olma durumu; tabiiyet (II)
    • "Bağımlılık bir süre mutlu eder, sonra alışkanlık olur, sonra baskıya dönüşür." (Tarık Dursun K)
BAĞIMLAŞMA

  1. [isim] Bağımlaşmak işi
BAĞITLAMAK

  1. [-i] Sözleşmeyle sonuçlandırmak
    • "Bu yabancılara verilecek çalışma izninin süresi bağıtlamış oldukları sözleşme veya ilgili ihalede belirtilmiş süreyle bağlı olacaktır." (Rona Aybay)
BAĞIŞLAMAK

  1. [-e, -i] Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek; affetmek, affeylemek
    • "Çocuk elindeki çiçek demetini kumandanın ayağı altına atarak, babamı bağışlayınız, diyordu." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Bir kimse, kuruluş veya ülke ayni veya nakdi varlıklarını kendi iradesi ile bir başka kişi, kurum veya tüzel kişiliklere karşılıksız olarak devretmek; bağış yapmak, hibe etmek, bahşetmek, teberru etmek
    • "Ödünç aldığı parayı bile kendinden daha ihtiyaçlısına bağışlayan ancak bir masal adamıdır, değil mi?" (İbrahim Alâeddin Gövsa)
  3. Bir kişinin üzerinde bulunan görevi ve sorumluluğu kaldırmak
  4. [mecaz] Hoş görmek
    • "Sizleri meraka sokmamı aranızda bulunmamın sevincine bağışlayın." (Halikarnas Balıkçısı)
BAĞIMLAMAK

  1. [-i] Bir şeyi bağım altına sokmak, etkisi altında tutmak
BAĞITLAŞMA

  1. [isim] Bağıtlaşmak işi
BAĞITLANMA

  1. [isim] Bağıtlanmak işi
    • "Buradaki karşılıklı bağıtlanma konutun niteliğini de ilgilendiren bir duruma gelmektedir." (Ali Cengizhan)
BAĞIŞLAYIŞ

  1. [isim] Bağışlamak işi; affediş, bahşediş
BAĞITLANIŞ

  1. [isim] Bağıtlanma işi
BAĞIŞÇILIK

  1. [isim] Bağışçı olma durumu
BAĞIŞIKLIK

  1. [isim, tıp] Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu
    • "Hücresel bağışıklığımız azalır, bu durum enfeksiyonlara karşı direncimizi azaltır, daha kolay hastalanırız." (Alp Sirman)
BAĞIŞLANIŞ

  1. [isim] Bağışlanmak işi; affediliş
BAĞITLAYIŞ

  1. [isim] Bağıtlamak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü