İçinde bağı olan 10 harfli 17 kelime var. İçerisinde BAĞI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bağı olan kelimeler listesine ya da sonu bağı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Bağı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A B I Ğ
4 Harfli Kelimeler
BAĞI
3 Harfli Kelimeler
AĞI, BAĞ
2 Harfli Kelimeler
AB, AĞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAĞIŞLATMA
-
-
[isim]
Bağışlatmak işi; affettirme, bahşettirme
-
[isim]
Bağışlatmak işi; affettirme, bahşettirme
- BAĞIMSIZCA
-
-
[zarf]
Bağımsız bir biçimde; bağımsızcasına
- "Biz Türkler fikirlere bağımsızca sarılamadığımız için bu memlekette ciddi tartışmalar yapamıyoruz."
-
[zarf]
Bağımsız bir biçimde; bağımsızcasına
- BAĞIŞLANMA
-
-
[isim]
Bağışlanmak işi; affedilme, affolma, affolunma, bahşedilme
- "Şair, bir başka şiirinde de yine Allah’tan bağışlanma diler."
-
[isim]
Bağışlanmak işi; affedilme, affolma, affolunma, bahşedilme
- BAĞIŞLATIŞ
-
-
[isim]
Bağışlatmak işi; affettiriş
-
[isim]
Bağışlatmak işi; affettiriş
- BAĞIMLILIK
-
-
[isim]
Bir şeye veya bir kimseye bağlı olma durumu; tabiiyet (II)
- "Bağımlılık bir süre mutlu eder, sonra alışkanlık olur, sonra baskıya dönüşür."
-
[isim]
Bir şeye veya bir kimseye bağlı olma durumu; tabiiyet (II)
- BAĞIMLAŞMA
-
-
[isim]
Bağımlaşmak işi
-
[isim]
Bağımlaşmak işi
- BAĞITLAMAK
-
-
[-i]
Sözleşmeyle sonuçlandırmak
- "Bu yabancılara verilecek çalışma izninin süresi bağıtlamış oldukları sözleşme veya ilgili ihalede belirtilmiş süreyle bağlı olacaktır."
-
[-i]
Sözleşmeyle sonuçlandırmak
- BAĞIŞLAMAK
-
-
[-e, -i]
Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek; affetmek, affeylemek
- "Çocuk elindeki çiçek demetini kumandanın ayağı altına atarak, babamı bağışlayınız, diyordu."
-
Bir kimse, kuruluş veya ülke ayni veya nakdi varlıklarını kendi iradesi ile bir başka kişi, kurum veya tüzel kişiliklere karşılıksız olarak devretmek; bağış yapmak, hibe etmek, bahşetmek, teberru etmek
- "Ödünç aldığı parayı bile kendinden daha ihtiyaçlısına bağışlayan ancak bir masal adamıdır, değil mi?"
-
Bir kişinin üzerinde bulunan görevi ve sorumluluğu kaldırmak
-
[mecaz]
Hoş görmek
- "Sizleri meraka sokmamı aranızda bulunmamın sevincine bağışlayın."
-
[-e, -i]
Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek; affetmek, affeylemek
- BAĞIMLAMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi bağım altına sokmak, etkisi altında tutmak
-
[-i]
Bir şeyi bağım altına sokmak, etkisi altında tutmak
- BAĞITLAŞMA
-
-
[isim]
Bağıtlaşmak işi
-
[isim]
Bağıtlaşmak işi
- BAĞITLANMA
-
-
[isim]
Bağıtlanmak işi
- "Buradaki karşılıklı bağıtlanma konutun niteliğini de ilgilendiren bir duruma gelmektedir."
-
[isim]
Bağıtlanmak işi
- BAĞIŞLAYIŞ
-
-
[isim]
Bağışlamak işi; affediş, bahşediş
-
[isim]
Bağışlamak işi; affediş, bahşediş
- BAĞITLANIŞ
-
-
[isim]
Bağıtlanma işi
-
[isim]
Bağıtlanma işi
- BAĞIŞÇILIK
-
-
[isim]
Bağışçı olma durumu
-
[isim]
Bağışçı olma durumu
- BAĞIŞIKLIK
-
-
[isim, tıp]
Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu
- "Hücresel bağışıklığımız azalır, bu durum enfeksiyonlara karşı direncimizi azaltır, daha kolay hastalanırız."
-
[isim, tıp]
Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu
- BAĞIŞLANIŞ
-
-
[isim]
Bağışlanmak işi; affediliş
-
[isim]
Bağışlanmak işi; affediliş
- BAĞITLAYIŞ
-
-
[isim]
Bağıtlamak işi
-
[isim]
Bağıtlamak işi