İçinde baç olan 23 kelime var. İçerisinde BAÇ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında baç olan kelimeler listesine ya da sonu baç ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KIRBAÇLANMAK, KIRBAÇLATMAK
DOLAMBAÇSIZ, KIRBAÇLAMAK, KIRBAÇLANMA, KIRBAÇLATMA
ÇALAKIRBAÇ, DOLAMBAÇLI, KIRBAÇLAMA, KIRBAÇVARİ
BAÇÇIBAŞI, KARSANBAÇ, SAKLAMBAÇ
ATLAMBAÇ, BAÇÇILIK, DOLAMBAÇ
BABAÇKO
BAÇSIZ, KIRBAÇ
BABAÇ, BAÇÇI, BAÇLI
BAÇ
Baç Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
BAÇ
2 Harfli Kelimeler
AB, AÇ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KIRBAÇLATMAK
-
-
[-i]
Kırbaçlama işini yaptırmak
-
[-i]
Kırbaçlama işini yaptırmak
- KIRBAÇLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Kırbaçla dövülmek
-
[nesnesiz]
Kırbaçla dövülmek
- KIRBAÇLATMA
-
-
[isim]
Kırbaçlatmak işi
-
[isim]
Kırbaçlatmak işi
- KIRBAÇLAMAK
-
-
[-i]
Kırbaçla vurmak
-
[mecaz]
Canlandırmak, destek vermek, harekete geçirmek
- "Edebiyata gelince, yaşamla ilgili olan her şeye ilgimi kırbaçladı."
-
[-i]
Kırbaçla vurmak
- KIRBAÇLANMA
-
-
[isim]
Kırbaçlanmak işi
-
[isim]
Kırbaçlanmak işi
- DOLAMBAÇSIZ
-
-
[sıfat]
Dolambacı olmayan
-
[mecaz]
Açık, doğrudan doğruya olan
- "Dolambaçsız anlatım."
-
[sıfat]
Dolambacı olmayan
- ÇALAKIRBAÇ
-
-
[zarf]
Şiddetli ve sürekli kırbaç vurarak
-
[zarf]
Şiddetli ve sürekli kırbaç vurarak
- DOLAMBAÇLI
-
-
[sıfat]
Dolambacı olan
- "Sedyeyle apartmanın dar, dolambaçlı merdivenlerinden çıkarmaya çalışıyorlar."
-
[mecaz]
İçinden zor çıkılır, çapraşık olan; lamelif
- "Müessesesinin epeyce karışık ve dolambaçlı işleri içinde bunalmış kalmış."
-
[sıfat]
Dolambacı olan
- KIRBAÇLAMA
-
-
[isim]
Kırbaçlamak işi
-
[isim]
Kırbaçlamak işi
- KIRBAÇVARİ
-
Kelime Kökeni: Türkçe kırbaç + Farsça -vārį
-
[sıfat]
Kırbaça benzer, kırbaç gibi
- "Hoca Efendi’nin yeri pencerenin önünde, rahlesi büyük, minderi yüksek, yanında ucu sivri, kırbaçvari uzun bir değnek asılı."
-
[sıfat]
Kırbaça benzer, kırbaç gibi
- SAKLAMBAÇ
-
-
[isim]
Oyunculardan birinin ebe olması ve saklanan arkadaşlarını bulması temeline dayanan bir çocuk oyunu
- "Güneş ise afacan bir çocuk gibi bulutlarla saklambaç oynuyor, bir kaybolup bir gözüküyordu."
-
[isim]
Oyunculardan birinin ebe olması ve saklanan arkadaşlarını bulması temeline dayanan bir çocuk oyunu
- KARSANBAÇ
-
-
[isim]
Üzerine vişne vb. şerbet dökülerek yenen rendelenmiş buz
- "Biz burada sıcaktan, gelsin karsanbaç gitsin gazoz, dondurma anca dayanıyoruz sıcağa."
-
[isim]
Üzerine vişne vb. şerbet dökülerek yenen rendelenmiş buz
- BAÇÇIBAŞI
-
-
[isim]
Baççılık görevini yürüten en kıdemli ve yetkili baççı
- "Seni oranın başına doktor mu koydular, yoksa baççıbaşı mı?"
-
[isim]
Baççılık görevini yürüten en kıdemli ve yetkili baççı
- BAÇÇILIK
-
-
[isim]
Baççının yaptığı iş
-
[isim]
Baççının yaptığı iş
- DOLAMBAÇ
-
- ATLAMBAÇ
-
-
[isim]
Yere oturmuş karşılıklı iki çocuğun üst üste koydukları ayakları ve yumrukları ile oluşturulmuş yükseklikten diğerlerinin atlamasına dayanan bir çocuk oyunu
- "Her ikisi de gündüzleri bulutlar üstünde geziniyor, geceleri yıldızlardan yıldızlara atlambaç oynuyorlar..."
-
[isim]
Yere oturmuş karşılıklı iki çocuğun üst üste koydukları ayakları ve yumrukları ile oluşturulmuş yükseklikten diğerlerinin atlamasına dayanan bir çocuk oyunu
- BABAÇKO
-
-
[sıfat, argo]
Güçlü, gösterişli, iri yarı (kadın)
-
[sıfat, argo]
Güçlü, gösterişli, iri yarı (kadın)
- KIRBAÇ
-
-
[isim]
Tek parça deri veya uzun esnek bir değneğin ucuna sırım bağlanarak yapılmış vurma aracı
- "Dünyanın en insafsız elleri sanki beni kırbaçlarla, sopalarla dövdüler."
-
[isim]
Tek parça deri veya uzun esnek bir değneğin ucuna sırım bağlanarak yapılmış vurma aracı
- BAÇSIZ
-
-
[sıfat, tarih]
Baç ödenmeyen
-
Baç ödemekle yükümlü olmayan (kimse)
-
[sıfat, tarih]
Baç ödenmeyen
- BABAÇ
-
-
[isim, ağızlardan]
Erkek kümes hayvanlarının en iri ve yaşlı olanı
- "Bir yıllanmış ağaca anaç derler, babaç demezler."
-
[sıfat]
İri yarı ve gösterişli (kimse)
- "Pazar günleri tek başına yedi okka şarap içebilen babaç sarhoşlar burasını dolduruyor; gece yarılarına, sabahlara kadar gayda sesleriyle, hora gürültüleriyle bizi uyutmuyorlardı."
-
[isim, ağızlardan]
Erkek kümes hayvanlarının en iri ve yaşlı olanı