İçinde baca olan 29 kelime var. İçerisinde BACA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında baca olan kelimeler listesine ya da sonu baca ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ARNAVUTBACASI, BABACANLAŞMAK
BABACANLAŞMA
BACAKKALEMİ, BACAKSIZLIK, TURNABACAĞI
BABACANLIK, BACAKKIRAN, BACANAKLIK, BACASIZLIK, BASTIBACAK, KURTBACAĞI, PERİBACASI
AYIBACAĞI, BABACANCA, KARABACAK
ALABACAK, BACABAŞI, BACAKLIK, BACAKSIZ
BABACAN, BACAKLI, BACANAK, BACASIZ, ZORBACA
BABACA, KABACA
BACAK
BACA
Baca Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
BACA, CABA
3 Harfli Kelimeler
ABA
2 Harfli Kelimeler
AB
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BABACANLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Babacan duruma gelmek
- "Bu seferki, yaramaz çocuk gülüşü olarak başladıysa da yanıma gelip omuzlarımdan tuttuğunda babacanlaştı."
-
[nesnesiz]
Babacan duruma gelmek
- ARNAVUTBACASI
-
-
[isim]
Bakınız çatı penceresi
-
[isim]
Bakınız çatı penceresi
- BABACANLAŞMA
-
-
[isim]
Babacanlaşmak durumu
-
[isim]
Babacanlaşmak durumu
- BACAKKALEMİ
-
-
[isim, anatomi]
Bakınız kaval kemiği
-
[isim, anatomi]
Bakınız kaval kemiği
- TURNABACAĞI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Orman açıklıklarında yaz ve sonbahar aylarında yetişen, sapında hareketli bir halka bulunan, şapkası kahverengi pullarla kaplı, bazitli bir tür mantar; dedebörkü, dedekülahı (Macrolepiota procera)
-
[isim, bitki bilimi]
Orman açıklıklarında yaz ve sonbahar aylarında yetişen, sapında hareketli bir halka bulunan, şapkası kahverengi pullarla kaplı, bazitli bir tür mantar; dedebörkü, dedekülahı (Macrolepiota procera)
- BACAKSIZLIK
-
-
[isim]
Bacaksız olma durumu
- "Topallık, çolaklık, tek kolluluk veya bacaksızlık gibi bedensel bir arızanız olup olmadığını görevli kendisi görmekte ve durumu kartekse yazıp sakatlık varsa özellikleri olan araba gerektiğini kaydetmektedir."
-
[isim]
Bacaksız olma durumu
- KURTBACAĞI
-
-
[isim]
Binanın bir noktasındaki ağırlığı iki tarafa bindirmek için karşılıklı eğik olarak konan payanda
-
[isim]
Binanın bir noktasındaki ağırlığı iki tarafa bindirmek için karşılıklı eğik olarak konan payanda
- PERİBACASI
-
-
[isim, jeoloji]
Kolayca aşınabilen taş ve kayalardan oluşmuş, sivri kule veya piramit görünüşlü, kiminin tepesinde külah veya tepsiyi andıran bir kaya parçası bulunan yeryüzü biçimi
-
[isim, jeoloji]
Kolayca aşınabilen taş ve kayalardan oluşmuş, sivri kule veya piramit görünüşlü, kiminin tepesinde külah veya tepsiyi andıran bir kaya parçası bulunan yeryüzü biçimi
- BASTIBACAK
-
-
[sıfat]
Bacakları kısa veya çarpık (kimse)
- "Süvari taburunun en önünde bir topal, biri yampiri iki bastıbacak ihtiyar da darbuka çalarak yürüyorlar."
-
[mecaz]
Yaramaz, haylaz (çocuk)
- "Ülen, haddini bilmez bastıbacak, emir vermek sana mı kaldı?"
-
[sıfat]
Bacakları kısa veya çarpık (kimse)
- BACANAKLIK
-
-
[isim]
Bacanak olma durumu
- "Herkesin bildiği veçhile Avusturya’dan kaçıp gelme, aslen Hırvat ve mühtedi olan Serdar, İbrahim Paşa ile pek dostmuş, dostuyla aralarında bir de bacanaklık vücut bulmasını istemiş."
-
[isim]
Bacanak olma durumu
- BACASIZLIK
-
-
[isim]
Bacasız olma durumu
- "Gördüm ki Ankara bacasız ve hemen hemen minaresiz bir kasaba imiş ve yangından sonra orasını büsbütün çıplak, yerle bir olmuş, göçmüş gösteren de bu bacasızlık ve minaresizlikmiş."
-
[isim]
Bacasız olma durumu
- BABACANLIK
-
-
[isim]
Babacan olma durumu, cana yakınlık
- "O yine aynı babacanlık ve vatanseverlikle beni kandırdı."
-
[isim]
Babacan olma durumu, cana yakınlık
- BACAKKIRAN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Nemli bölgelerde yetişen yeşilimsi sarı çiçekli bir bitki (Narthecium)
-
[isim, bitki bilimi]
Nemli bölgelerde yetişen yeşilimsi sarı çiçekli bir bitki (Narthecium)
- AYIBACAĞI
-
-
[isim, denizcilik]
Çift yan yelkenlerden birini sağdan, birini soldan kullanma biçimi
-
[isim, denizcilik]
Çift yan yelkenlerden birini sağdan, birini soldan kullanma biçimi
- KARABACAK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Pancar fidelerinde gelişerek fidenin ölümüne veya cılız kalmasına yol açan ve yerleştiği bölgeleri kara beneklerle örten asklı mantar
-
Bu mantarın sebep olduğu hastalık
-
[isim, bitki bilimi]
Pancar fidelerinde gelişerek fidenin ölümüne veya cılız kalmasına yol açan ve yerleştiği bölgeleri kara beneklerle örten asklı mantar
- BABACANCA
-
-
[sıfat]
Sevecen, cana yakın
- "Ahmet Midhat Efendi'nin etrafındaki hayatla teması babacanca bir kucaklaşmadan ileri gitmemişti."
-
[zarf]
Sevgi ve sevecenlikle, cana yakın olarak
- "Nazır, dürüst subaya babacanca yol gösterdi."
-
[sıfat]
Sevecen, cana yakın
- BACAKSIZ
-
-
[sıfat]
Bacağı olmayan
-
[mecaz]
Bacakları kısa olan, kısa boylu, bodur
-
[isim, mecaz]
Yaramaz olan kimse
- "Yürü gidelim, başımız derde girecek bu bacaksızla, dedi."
-
[ünlem]
Yaşından büyük işlere kalkışan çocuklara söylenen bir söz
- "Bakın şu bacaksıza! Seni bacaksız seni!"
-
[sıfat]
Bacağı olmayan
- BACAKLIK
-
-
[isim]
Hokey oyuncularının kullandığı, dizin üst kısmından patene kadar uzanan, deri veya sert plastikten yapılmış koruyucu
-
[isim]
Hokey oyuncularının kullandığı, dizin üst kısmından patene kadar uzanan, deri veya sert plastikten yapılmış koruyucu
- BACABAŞI
-
-
[isim]
Bakınız baca kaşı
- "Bu arpayı da daha sonra evde bacabaşı denilen ocağın üzerine koyardı."
-
[isim]
Bakınız baca kaşı
- ALABACAK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Ayağında sekil olan (at, eşek vb.)
-
[mecaz]
Ara bozucu, dönek, uğursuz (kimse)
-
[sıfat, ağızlardan]
Ayağında sekil olan (at, eşek vb.)