İçinde baca olan 29 kelime var. İçerisinde BACA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında baca olan kelimeler listesine ya da sonu baca ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

ARNAVUTBACASI, BABACANLAŞMAK

12 Harfli Kelimeler

BABACANLAŞMA

11 Harfli Kelimeler

BACAKKALEMİ, BACAKSIZLIK, TURNABACAĞI

10 Harfli Kelimeler

BABACANLIK, BACAKKIRAN, BACANAKLIK, BACASIZLIK, BASTIBACAK, KURTBACAĞI, PERİBACASI

9 Harfli Kelimeler

AYIBACAĞI, BABACANCA, KARABACAK

8 Harfli Kelimeler

ALABACAK, BACABAŞI, BACAKLIK, BACAKSIZ

7 Harfli Kelimeler

BABACAN, BACAKLI, BACANAK, BACASIZ, ZORBACA

6 Harfli Kelimeler

BABACA, KABACA

5 Harfli Kelimeler

BACAK

4 Harfli Kelimeler

BACA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Baca Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A B C

4 Harfli Kelimeler

BACA, CABA

3 Harfli Kelimeler

ABA

2 Harfli Kelimeler

AB

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BABACANLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Babacan duruma gelmek
    • "Bu seferki, yaramaz çocuk gülüşü olarak başladıysa da yanıma gelip omuzlarımdan tuttuğunda babacanlaştı." (Pınar Kür)
ARNAVUTBACASI

  1. [isim] Bakınız çatı penceresi
BABACANLAŞMA

  1. [isim] Babacanlaşmak durumu
BACAKKALEMİ

  1. [isim, anatomi] Bakınız kaval kemiği
TURNABACAĞI

  1. [isim, bitki bilimi] Orman açıklıklarında yaz ve sonbahar aylarında yetişen, sapında hareketli bir halka bulunan, şapkası kahverengi pullarla kaplı, bazitli bir tür mantar; dedebörkü, dedekülahı (Macrolepiota procera)
BACAKSIZLIK

  1. [isim] Bacaksız olma durumu
    • "Topallık, çolaklık, tek kolluluk veya bacaksızlık gibi bedensel bir arızanız olup olmadığını görevli kendisi görmekte ve durumu kartekse yazıp sakatlık varsa özellikleri olan araba gerektiğini kaydetmektedir." (Yahya Kemal Kaya)
KURTBACAĞI

  1. [isim] Binanın bir noktasındaki ağırlığı iki tarafa bindirmek için karşılıklı eğik olarak konan payanda
PERİBACASI

  1. [isim, jeoloji] Kolayca aşınabilen taş ve kayalardan oluşmuş, sivri kule veya piramit görünüşlü, kiminin tepesinde külah veya tepsiyi andıran bir kaya parçası bulunan yeryüzü biçimi
BASTIBACAK

  1. [sıfat] Bacakları kısa veya çarpık (kimse)
    • "Süvari taburunun en önünde bir topal, biri yampiri iki bastıbacak ihtiyar da darbuka çalarak yürüyorlar." (Etem İzzet Benice)
  2. [mecaz] Yaramaz, haylaz (çocuk)
    • "Ülen, haddini bilmez bastıbacak, emir vermek sana mı kaldı?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
BACANAKLIK

  1. [isim] Bacanak olma durumu
    • "Herkesin bildiği veçhile Avusturya’dan kaçıp gelme, aslen Hırvat ve mühtedi olan Serdar, İbrahim Paşa ile pek dostmuş, dostuyla aralarında bir de bacanaklık vücut bulmasını istemiş." (Nahid Sırrı Örik)
BACASIZLIK

  1. [isim] Bacasız olma durumu
    • "Gördüm ki Ankara bacasız ve hemen hemen minaresiz bir kasaba imiş ve yangından sonra orasını büsbütün çıplak, yerle bir olmuş, göçmüş gösteren de bu bacasızlık ve minaresizlikmiş." (Refik Halit Karay)
BABACANLIK

  1. [isim] Babacan olma durumu, cana yakınlık
    • "O yine aynı babacanlık ve vatanseverlikle beni kandırdı." (Sabahattin Engin)
BACAKKIRAN

  1. [isim, bitki bilimi] Nemli bölgelerde yetişen yeşilimsi sarı çiçekli bir bitki (Narthecium)
AYIBACAĞI

  1. [isim, denizcilik] Çift yan yelkenlerden birini sağdan, birini soldan kullanma biçimi
KARABACAK

  1. [isim, bitki bilimi] Pancar fidelerinde gelişerek fidenin ölümüne veya cılız kalmasına yol açan ve yerleştiği bölgeleri kara beneklerle örten asklı mantar
  2. Bu mantarın sebep olduğu hastalık
BABACANCA

  1. [sıfat] Sevecen, cana yakın
    • "Ahmet Midhat Efendi'nin etrafındaki hayatla teması babacanca bir kucaklaşmadan ileri gitmemişti." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
  2. [zarf] Sevgi ve sevecenlikle, cana yakın olarak
    • "Nazır, dürüst subaya babacanca yol gösterdi." (Turgut Özakman)
BACAKSIZ

  1. [sıfat] Bacağı olmayan
  2. [mecaz] Bacakları kısa olan, kısa boylu, bodur
  3. [isim, mecaz] Yaramaz olan kimse
    • "Yürü gidelim, başımız derde girecek bu bacaksızla, dedi." (Yusuf Atılgan)
  4. [ünlem] Yaşından büyük işlere kalkışan çocuklara söylenen bir söz
    • "Bakın şu bacaksıza! Seni bacaksız seni!"
BACAKLIK

  1. [isim] Hokey oyuncularının kullandığı, dizin üst kısmından patene kadar uzanan, deri veya sert plastikten yapılmış koruyucu
BACABAŞI

  1. [isim] Bakınız baca kaşı
    • "Bu arpayı da daha sonra evde bacabaşı denilen ocağın üzerine koyardı." (Uğurol Barlas)
ALABACAK

  1. [sıfat, ağızlardan] Ayağında sekil olan (at, eşek vb.)
  2. [mecaz] Ara bozucu, dönek, uğursuz (kimse)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü