Sonunda baç olan 8 kelime var. BAÇ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde baç olan kelimeler listesine ya da başında baç olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

ÇALAKIRBAÇ

9 Harfli Kelimeler

KARSANBAÇ, SAKLAMBAÇ

8 Harfli Kelimeler

ATLAMBAÇ, DOLAMBAÇ

6 Harfli Kelimeler

KIRBAÇ

5 Harfli Kelimeler

BABAÇ

3 Harfli Kelimeler

BAÇ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Baç Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B Ç

3 Harfli Kelimeler

BAÇ

2 Harfli Kelimeler

AB, AÇ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇALAKIRBAÇ

  1. [zarf] Şiddetli ve sürekli kırbaç vurarak
SAKLAMBAÇ

  1. [isim] Oyunculardan birinin ebe olması ve saklanan arkadaşlarını bulması temeline dayanan bir çocuk oyunu
    • "Güneş ise afacan bir çocuk gibi bulutlarla saklambaç oynuyor, bir kaybolup bir gözüküyordu." (Ayşe Kulin)
KARSANBAÇ

  1. [isim] Üzerine vişne vb. şerbet dökülerek yenen rendelenmiş buz
    • "Biz burada sıcaktan, gelsin karsanbaç gitsin gazoz, dondurma anca dayanıyoruz sıcağa." (Orhan Kemal)
DOLAMBAÇ

  1. [isim] Dolanarak giden, dönerek uzanan yolun kıvrıntısı
    • "Bu yolun dolambaçları çoktur."
  2. [anatomi] Bakınız iç kulak
  3. [ağızlardan] Bakınız başlık
    • "Atımı bağladım darağacına / Perçemim dolaştı dolambacıma" (Halk türküsü)
ATLAMBAÇ

  1. [isim] Yere oturmuş karşılıklı iki çocuğun üst üste koydukları ayakları ve yumrukları ile oluşturulmuş yükseklikten diğerlerinin atlamasına dayanan bir çocuk oyunu
    • "Her ikisi de gündüzleri bulutlar üstünde geziniyor, geceleri yıldızlardan yıldızlara atlambaç oynuyorlar..." (Ebubekir Eroğlu)
KIRBAÇ

  1. [isim] Tek parça deri veya uzun esnek bir değneğin ucuna sırım bağlanarak yapılmış vurma aracı
    • "Dünyanın en insafsız elleri sanki beni kırbaçlarla, sopalarla dövdüler." (Hüseyin Cahit Yalçın)
BABAÇ

  1. [isim, ağızlardan] Erkek kümes hayvanlarının en iri ve yaşlı olanı
    • "Bir yıllanmış ağaca anaç derler, babaç demezler." (Burhan Felek)
  2. [sıfat] İri yarı ve gösterişli (kimse)
    • "Pazar günleri tek başına yedi okka şarap içebilen babaç sarhoşlar burasını dolduruyor; gece yarılarına, sabahlara kadar gayda sesleriyle, hora gürültüleriyle bizi uyutmuyorlardı." (Ömer Seyfettin)
BAÇ

Kelime Kökeni: Farsça bāc

  1. [isim, tarih] Osmanlı Devleti'nde gümrük vergisi
  2. Bakınız haraç
    • "Galata'da baç alınan evler bir gece içinde istiklallerini ilan ederek en meşhur hamilerini kovmuşlardı." (Ömer Seyfettin)
  3. İskelelere gelen, derbent, köprü vb. yerlerden geçen taşıtların ödedikleri geçiş vergisi
  4. Yayaların bir dönem Galata Köprüsü’nden geçmek için ödedikleri ücret
    • "Sirkeci'de oh diye gözlerini açtı, şehrin ta göbeğinde baçını verdiği köprüyü yavaş yavaş geçti." (Ömer Seyfettin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü