İçinde aya olan 8 harfli 44 kelime var. İçerisinde AYA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aya olan kelimeler listesine ya da Sonu aya ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A A Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
AYA
2 Harfli Kelimeler
AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AYAKLAMA
-
-
[isim]
Ayaklamak işi
-
[isim]
Ayaklamak işi
- AYAKÜSTÜ
-
-
[zarf]
Oturmadan, ayakta durarak
- "Makasçı, ayaküstü bana gayet basit kelimelerle bir dram anlattı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Kısa sürede, acele olarak, ayaküzeri
-
[isim]
Hazır yemek
-
[zarf]
Oturmadan, ayakta durarak
- BAŞBAYAN
-
-
[isim]
Devlet büyüklerinin eşi
-
[isim]
Devlet büyüklerinin eşi
- ABIHAYAT
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Efsanelere göre içen kimseye ölümsüzlük sağladığına inanılan bir su, bengi su
-
[isim]
Efsanelere göre içen kimseye ölümsüzlük sağladığına inanılan bir su, bengi su
- ISIYAYAR
-
-
[isim]
Bir akışkanda ısıyı her tarafa eşit olarak yaymaya yarayan alet, konvektör
-
[isim]
Bir akışkanda ısıyı her tarafa eşit olarak yaymaya yarayan alet, konvektör
- ÇAYAĞACI
-
-
[isim]
Tavla vb. oyunlarda sürekli yenilip bir şeyler ısmarlamak zorunda kalan kimse
-
[isim]
Tavla vb. oyunlarda sürekli yenilip bir şeyler ısmarlamak zorunda kalan kimse
- AYARTMAK
-
-
[-i]
Baştan çıkarmak, doğru yoldan saptırmak
-
Kandırmak
-
Birini, çalıştığı yerden ayırıp başkasının yanında çalışmaya kandırmak
-
[-i]
Baştan çıkarmak, doğru yoldan saptırmak
- KARAYAKA
-
-
[isim]
Doğu Karadeniz kıyı bölgesinde yetişen, uzun kuyruklu, beyaz renkli koyun türü
-
[isim]
Doğu Karadeniz kıyı bölgesinde yetişen, uzun kuyruklu, beyaz renkli koyun türü
- TAMLAYAN
-
-
[isim]
Tamlamalarda temel olan bir adın anlamını açıklayan ad, zamir veya sıfat, belirten: Evin kapısı. Öğretmenin kitabı. Su yolu gibi
-
[isim]
Tamlamalarda temel olan bir adın anlamını açıklayan ad, zamir veya sıfat, belirten: Evin kapısı. Öğretmenin kitabı. Su yolu gibi
- SACAYAĞI
-
-
[isim]
Üzerine tencere, tava vb. koymaya yarayan, ateş üzerine oturtulan, üç ayaklı çember veya üçgen biçiminde demir destek
-
Her zaman dayanışma içinde olan kimseler
-
[isim]
Üzerine tencere, tava vb. koymaya yarayan, ateş üzerine oturtulan, üç ayaklı çember veya üçgen biçiminde demir destek
- ÇAĞLAYAN
-
-
[isim]
Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer, küçük şelale, çağlar
- "Yüksekten karşıda çağlayanın şırıltısı duyuluyordu." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer, küçük şelale, çağlar
- AYARLAMA
-
-
[isim]
Ayarlamak işi
-
[isim]
Ayarlamak işi
- BAYATLIK
-
-
[isim]
Bayat olma durumu
-
[isim]
Bayat olma durumu
- KAYAKEVİ
-
-
[isim]
Kayak yapılan yerlerde kurulmuş tesis
-
[isim]
Kayak yapılan yerlerde kurulmuş tesis
- AYAKALTI
-
-
[isim]
Gelip geçenlerin çok olduğu yer
- "Burası o kadar ayakaltı idi ki değme polis hafiyesinin aklına gelmezdi." (Aka Gündüz)
- "Bunlar kolay kolay ayakaltına alınamaz, değil mi?" (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Gelip geçenlerin çok olduğu yer
- ANAYASAL
-
-
[sıfat]
Anayasa ile ilgili
-
[sıfat]
Anayasa ile ilgili
- BABAYANİ
-
-
[sıfat]
Gösterişi ve özentisi olmayan
- "Ben bir yandan meslek icabı, bir yandan da herkesçe sevilip sayılan babayani bir adam olarak öteden beri kadın erkek farkı gözetmem." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Gösterişi ve özentisi olmayan
- KIRKAYAK
-
-
[isim]
Eklem bacaklıların çok ayaklılar sınıfına giren, taşların altında yaşayan, vücudu yuvarlak ve uzun bir böcek (Julus terrestris)
-
Kasık biti
-
[isim]
Eklem bacaklıların çok ayaklılar sınıfına giren, taşların altında yaşayan, vücudu yuvarlak ve uzun bir böcek (Julus terrestris)
- DAYATMAK
-
-
[-i]
Dayama işini yaptırmak
-
[nsz]
Kendi istediğini yaptırmakta direnmek
- "Ertesi gün dayattı, ben onu almam diye." (Haldun Taner)
-
[-e]
Başkasının isteğine karşı koymak
-
Empoze etmek
-
[-i]
Dayama işini yaptırmak
- BEDAVAYA
-
-
[zarf]
Bedavadan
-
[zarf]
Bedavadan