Sonunda aya olan 22 kelime var. AYA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde aya olan kelimeler listesine ya da başında aya olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

SARICAKAYA

9 Harfli Kelimeler

ALACAKAYA, AZMANKAYA

8 Harfli Kelimeler

BEDAVAYA, SARIKAYA

7 Harfli Kelimeler

ÇANKAYA, HAFTAYA, ŞENKAYA

6 Harfli Kelimeler

BAKAYA, KARAYA, PAPAYA, PİTAYA

5 Harfli Kelimeler

ORAYA, PRAYA, REAYA

4 Harfli Kelimeler

HAYA, KAYA, MAYA, SAYA, TAYA, YAYA

3 Harfli Kelimeler

AYA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Aya Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A Y

3 Harfli Kelimeler

AYA

2 Harfli Kelimeler

AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SARICAKAYA

  1. [isim] Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri
AZMANKAYA

  1. [isim, hayvan bilimi] Kaya balığıgillerden, Akdeniz ve Atlas Okyanusu’nda yaşayan, gövdesi uzun, sırt ve anüs yüzgeçleri kısa, alt çenesinde iki bıyık bulunan bir tür balık (Gobius jose)
ALACAKAYA

  1. [isim] Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri
BEDAVAYA

  1. [zarf] Bakınız bedava
    • "Bedavaya taş taşıyorum, bir de küfrediyorsun, dedim." (Cengiz Dağcı)
SARIKAYA

  1. [isim] Yozgat iline bağlı ilçelerden biri
HAFTAYA

  1. [zarf] Gelecek hafta
    • "Özlem hocam, haftaya görüşsek olur mu? Ben bu hafta inanılmaz yoğundum ve verdiğiniz ödevleri yapamadım." (Özlem Çakır)
ÇANKAYA

  1. [isim] Ankara iline bağlı ilçelerden biri
ŞENKAYA

  1. [isim] Erzurum iline bağlı ilçelerden biri
KARAYA

  1. [isim, bitki bilimi] Eczacılıkta kullanılan ve çürümeyen bir bitki
BAKAYA

Kelime Kökeni: Arapça baḳāyā

  1. [isim, askerlik] Askerlik çağına girenlerden son yoklamalarını yaptırarak askerlik kararı aldırdıkları hâlde çağrıldıklarında gelmeyen veya gelip de kıtalarına gitmeden toplandıkları yerlerden ayrılanlar
    • "Bu taburlar, yol taburu erleri, firariler, bakayalar ve tekrar sağlığına kavuşmuş olan askerler ile gayrimüslim erlerden oluşmaktaydı." (Tuncay Öğün)
  2. [ekonomi] Ait olduğu yıl içinde toplanamayıp ertesi yıla kalan vergiler
  3. [eskimiş] Kalıntılar
PİTAYA

Kelime Kökeni: İngilizce pitahaya

  1. [isim] Bakınız ejder meyvesi
PAPAYA

Kelime Kökeni: İngilizce papaya

  1. [isim, bitki bilimi] Amerika'nın sıcak bölgelerine özgü, sarı, kavuna benzer bir tür meyve
  2. Bakınız papaya ağacı
ORAYA

  1. [zarf] O yere, o yöne
    • "Çarşamba günleri okulla sinemaya gidilirdi. Oraya çocuğu götürürdüm." (Ayla Kutlu)
REAYA

Kelime Kökeni: Arapça reʿāyā

  1. [isim] Bir hükümdarın yönetimi altındaki halk
  2. Osmanlı Devleti'nde Tanzimat'tan önce halkın vergi ve haraç veren, genellikle toprakla uğraşan gayrimüslim kısmı
    • "Buradaki Türkler de tek tük reayayı görmemezliğe gelebiliyorlardı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
PRAYA

  1. [isim] Yeşil Burun Adaları'nın başkenti Praia
KAYA

  1. [isim] Büyük ve sert taş kütlesi
    • "Yolun kenarındaki kayanın üstüne küfesini koydu." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  2. Bakınız kayaç
YAYA

  1. [isim] Yürüyerek giden kimse; piyade (I)
    • "Halk arabalarla, kayıklarla, yaya olarak oralara kadar geliyor ve bu ağaçların altına dağılıyordu." (Asaf Halet Çelebi)
  2. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş kimse
    • "Spor işlerinde yayayımdır. Hele futbol gibi sporlarla uğraşmadım." (Nâzım Hikmet)
  3. [tarih] Osmanlılarda Yeniçeri Ocağından önceki dönemlerde Türklerden kurulan piyade teşkilatı ve askeri
  4. [zarf] Bakınız yayan
    • "Galiba sen köprüyü bizim gibi yaya geçmiyorsun." (Burhan Felek)
HAYA

Kelime Kökeni: Farsça ḫāye

  1. [isim, anatomi] Bakınız taşak
SAYA

  1. [isim] Ayakkabının yumuşak olan üst bölümü
  2. [ağızlardan] Gebe koyunların karnındaki yavru yüz günlük olduğunda çobanların yaptığı tören
  3. [ağızlardan] Yayla ve kırlarda hayvanlar için yapılan üstü samanla örtülü yer
    • "Sayadaki yalın kulplu küçük bir testiyi alıp tulumbada çalkaladı." (Yusuf Atılgan)
  4. [ağızlardan] Kadın giysisi
  5. [ağızlardan] İş önlüğü
  6. Elde bükülen pamuktan dokunmuş üst giysisi
    • "Sırtına giymiş sıkma sayayı / Yedeğine almış ağca mayayı" (Halk türküsü)
MAYA

Kelime Kökeni: Farsça māye

  1. [isim, kimya] Bazı besinlerin yapımında mayalanmayı sağlamak için kullanılan madde; damızlık, ferment
    • "Ekmek mayası. Yoğurt mayası. Kımız mayası."
  2. [kimya] İçerdikleri enzimlerin katalizör niteliği etkisiyle şekerleri karbondioksit ve alkole dönüştüren bir hücreli bitki organizmaları
  3. [mecaz] Yaradılış, öz nitelik
    • "Belki biri soyutlanmaya daha az yatkın, öteki daha fazla tetikti ama mayaları galiba birdi." (Attilâ İlhan)
  4. [argo] Arsız, utanmaz kimse
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü