Sonunda ayak olan 11 kelime var. AYAK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ayak olan kelimeler listesine ya da başında ayak olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

GİDERAYAK

8 Harfli Kelimeler

AĞIRAYAK, KIRKAYAK

7 Harfli Kelimeler

DÜZAYAK, SACAYAK

6 Harfli Kelimeler

ÖNAYAK, ÜÇAYAK

5 Harfli Kelimeler

DAYAK, KAYAK, ŞAYAK

4 Harfli Kelimeler

AYAK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ayak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A K Y

4 Harfli Kelimeler

AYAK, KAYA, YAKA

3 Harfli Kelimeler

AKA, AYA, KAY, YAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GİDERAYAK

  1. [zarf, mecaz] Gitme anında, gitmek üzereyken
    • "Giderayak orada bir de resim imzalamışlar." (Haldun Taner)
  2. Son anda
  3. Herhangi bir sürecin sonuna doğru
AĞIRAYAK

  1. [sıfat, mecaz] Doğurması yakın (kadın)
    • "Zemin katı koridorundan geçerken başka ağırayak kadınlara dikkat ettim." (Cengiz Dağcı)
KIRKAYAK

  1. [isim, hayvan bilimi] Eklem bacaklıların çok ayaklılar sınıfına giren, taşların altında yaşayan, vücudu yuvarlak ve uzun bir böcek (Julus terrestris)
  2. Bakınız kasık biti
DÜZAYAK

  1. [sıfat] İçinde merdiven veya inilip çıkılacak bölüm bulunmayan (ev, yol)
    • "Eşyayı -onlar da pek matah şeyler değildi ya- toparlayarak düzayak bir ev bulduk." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. [isim] Özellikle Orta Anadolu'da oynanan bir halay türü
SACAYAK

  1. [isim, mecaz] Bakınız sacayağı
    • "Kimi kocaman kazanı sacayak şeklinde dizilmiş üç büyük taşın üstüne oturtmaya çalışıyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
ÜÇAYAK

  1. [isim] Fotoğraf makinesi, televizyon kameraları vb. aletlerin üzerine oturduğu üç ayaklı düzen
  2. Bakınız sacayağı
  3. Bir halay türü
ÖNAYAK

  1. [isim, mecaz] "Diğerlerine örnek olmak üzere bir işe ilk önce başlamak" anlamındaki önayak olmak deyiminde geçer
    • "Ekrem daha önceden durumu annesine yazmış, bu hayırlı iş için önayak olmalarını istemiş." (Ahmet Ümit)
KAYAK

  1. [isim] Kar, su veya çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç; ski
  2. [spor] Bu aracı kullanarak yapılan spor
ŞAYAK

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Kaba dokunmuş, dayanıklı bir çeşit yün kumaş
    • "Arkasında siyah şayaktan bir sivil elbise vardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bu kumaştan yapılmış elbise
    • "Beyaz şayaklar giymiş, kuvvetli, güzel, genç bir âşık." (Ömer Seyfettin)
  3. [sıfat] Bu kumaştan yapılmış
    • "Sola döndüm, odanın eski şayak perdesini / Aralarken kulağım duydu fakirin sesini." (Mehmet Akif Ersoy)
DAYAK

  1. [isim] Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi; sopa, patak, kötek
AYAK

  1. [isim, anatomi] Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü
    • "Çimenlerin üzerindeki çiylerde güneşten düşmüş parlak elmas damlalarını inadına ayaklarıyla ezdi." (Ömer Seyfettin)
  2. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri; bacak
    • "Köşede duran, ayağı kırık tahta sandalyeye oturdum." (Burhanettin Uysal)
  3. Vücudun belden aşağı bölümü; bacak
    • "Ayağına bir pantolon çekti."
  4. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi
    • "Senin ayağınla köye akşama kadar varamayız."
  5. Bakınız basamak
  6. Futun küpü alınarak hesaplanan değer
  7. [ağızlardan] Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste
  8. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi; kadem, fit (III), fut
  9. [coğrafya] Bakınız göl ayağı
  10. [edebiyat] Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler
  11. [edebiyat] Halk edebiyatında uyak
    • "Mânicilerin kafa yormadan buldukları ayaklar Cenap'ı şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükler." (Salâh Birsel)
  12. [matematik] Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta
    • "Dikme ayağı."
  13. [spor] Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden beşincisi
  14. [spor] Altılı ganyanda yer alan her bir koşu
  15. [madencilik] Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri
  16. [mecaz] Bir düşüncenin, bir yapının olmazsa olmazı sayılan, temelini oluşturduğu düşünülen şeylerin her biri
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü