Sonunda ayak olan 11 kelime var. AYAK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ayak olan kelimeler listesine ya da başında ayak olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
GİDERAYAK
AĞIRAYAK, KIRKAYAK
DÜZAYAK, SACAYAK
ÖNAYAK, ÜÇAYAK
DAYAK, KAYAK, ŞAYAK
AYAK
Ayak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AYAK, KAYA, YAKA
3 Harfli Kelimeler
AKA, AYA, KAY, YAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GİDERAYAK
-
-
[zarf, mecaz]
Gitme anında, gitmek üzereyken
- "Giderayak orada bir de resim imzalamışlar."
-
Son anda
-
Herhangi bir sürecin sonuna doğru
-
[zarf, mecaz]
Gitme anında, gitmek üzereyken
- AĞIRAYAK
-
-
[sıfat, mecaz]
Doğurması yakın (kadın)
- "Zemin katı koridorundan geçerken başka ağırayak kadınlara dikkat ettim."
-
[sıfat, mecaz]
Doğurması yakın (kadın)
- KIRKAYAK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Eklem bacaklıların çok ayaklılar sınıfına giren, taşların altında yaşayan, vücudu yuvarlak ve uzun bir böcek (Julus terrestris)
-
Bakınız kasık biti
-
[isim, hayvan bilimi]
Eklem bacaklıların çok ayaklılar sınıfına giren, taşların altında yaşayan, vücudu yuvarlak ve uzun bir böcek (Julus terrestris)
- DÜZAYAK
-
-
[sıfat]
İçinde merdiven veya inilip çıkılacak bölüm bulunmayan (ev, yol)
- "Eşyayı -onlar da pek matah şeyler değildi ya- toparlayarak düzayak bir ev bulduk."
-
[isim]
Özellikle Orta Anadolu'da oynanan bir halay türü
-
[sıfat]
İçinde merdiven veya inilip çıkılacak bölüm bulunmayan (ev, yol)
- SACAYAK
-
-
[isim, mecaz]
Bakınız sacayağı
- "Kimi kocaman kazanı sacayak şeklinde dizilmiş üç büyük taşın üstüne oturtmaya çalışıyordu."
-
[isim, mecaz]
Bakınız sacayağı
- ÜÇAYAK
-
-
[isim]
Fotoğraf makinesi, televizyon kameraları vb. aletlerin üzerine oturduğu üç ayaklı düzen
-
Bakınız sacayağı
-
Bir halay türü
-
[isim]
Fotoğraf makinesi, televizyon kameraları vb. aletlerin üzerine oturduğu üç ayaklı düzen
- ÖNAYAK
-
-
[isim, mecaz]
"Diğerlerine örnek olmak üzere bir işe ilk önce başlamak" anlamındaki önayak olmak deyiminde geçer
- "Ekrem daha önceden durumu annesine yazmış, bu hayırlı iş için önayak olmalarını istemiş."
-
[isim, mecaz]
"Diğerlerine örnek olmak üzere bir işe ilk önce başlamak" anlamındaki önayak olmak deyiminde geçer
- KAYAK
-
-
[isim]
Kar, su veya çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç; ski
-
[spor]
Bu aracı kullanarak yapılan spor
-
[isim]
Kar, su veya çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç; ski
- ŞAYAK
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Kaba dokunmuş, dayanıklı bir çeşit yün kumaş
- "Arkasında siyah şayaktan bir sivil elbise vardı."
-
Bu kumaştan yapılmış elbise
- "Beyaz şayaklar giymiş, kuvvetli, güzel, genç bir âşık."
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılmış
- "Sola döndüm, odanın eski şayak perdesini / Aralarken kulağım duydu fakirin sesini."
-
[isim]
Kaba dokunmuş, dayanıklı bir çeşit yün kumaş
- DAYAK
-
-
[isim]
Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi; sopa, patak, kötek
-
[isim]
Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi; sopa, patak, kötek
- AYAK
-
-
[isim, anatomi]
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü
- "Çimenlerin üzerindeki çiylerde güneşten düşmüş parlak elmas damlalarını inadına ayaklarıyla ezdi."
-
Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri; bacak
- "Köşede duran, ayağı kırık tahta sandalyeye oturdum."
-
Vücudun belden aşağı bölümü; bacak
- "Ayağına bir pantolon çekti."
-
Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi
- "Senin ayağınla köye akşama kadar varamayız."
-
Bakınız basamak
-
Futun küpü alınarak hesaplanan değer
-
[ağızlardan]
Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste
-
Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi; kadem, fit (III), fut
-
[coğrafya]
Bakınız göl ayağı
-
[edebiyat]
Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler
-
[edebiyat]
Halk edebiyatında uyak
- "Mânicilerin kafa yormadan buldukları ayaklar Cenap'ı şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükler."
-
[matematik]
Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta
- "Dikme ayağı."
-
[spor]
Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden beşincisi
-
[spor]
Altılı ganyanda yer alan her bir koşu
-
[madencilik]
Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri
-
[mecaz]
Bir düşüncenin, bir yapının olmazsa olmazı sayılan, temelini oluşturduğu düşünülen şeylerin her biri
-
[isim, anatomi]
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü