İçinde ayak olan 63 kelime var. İçerisinde AYAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ayak olan kelimeler listesine ya da sonu ayak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
AYAKLANDIRILMAK
AYAKLANABİLMEK, AYAKLANDIRILMA, AYAKLANIVERMEK
AYAKKABICILIK, AYAKLANABİLME, AYAKLANDIRMAK, AYAKLANIVERME
AYAKLANDIRMA
AYAKKABILIK, DAYAKLANMAK
AYAKKABICI, AYAKLANMAK, AYAKSIZLAR, AYAKSIZLIK, AYAKTAKIMI, AYAKTAŞLIK, DAYAKLAMAK, DAYAKLANMA, KAYAKÇILIK
AYAKBASTI, AYAKÇILIK, AYAKLAMAK, AYAKLANIŞ, AYAKLANMA, AYAKLILIK, AYAKÜZERİ, DAYAKLAMA, GİDERAYAK, KANAYAKLI
AĞIRAYAK, AYAKALTI, AYAKKABI, AYAKLAMA, AYAKÜSTÜ, AYAKYOLU, DAYAKLIK, DAYAKSIZ, KARAYAKA, KAYAKEVİ, KIRKAYAK, MÜZAYAKA
AYAKÇAK, AYAKÇIN, AYAKLIK, AYAKSIZ, AYAKTAŞ, AYAKUCU, DAYAKLI, DÜZAYAK, GAYAKOL, KAYAKÇI, SACAYAK
AYAKÇI, AYAKLI, AYAKSI, AYAKTA, ÖNAYAK, ÜÇAYAK
DAYAK, KAYAK, ŞAYAK
AYAK
Ayak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AYAK, KAYA, YAKA
3 Harfli Kelimeler
AKA, AYA, KAY, YAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AYAKLANDIRILMAK
-
-
[nesnesiz]
Ayaklanması sağlanmak
-
[nesnesiz]
Ayaklanması sağlanmak
- AYAKLANABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Ayaklanma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Ayaklanmaya gücü yetmek
-
[nesnesiz]
Ayaklanma ihtimali veya imkânı bulunmak
- AYAKLANDIRILMA
-
-
[isim]
Ayaklandırılmak işi
-
[isim]
Ayaklandırılmak işi
- AYAKLANIVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Çabucak ayaklanmak
-
[nesnesiz]
Çabucak ayaklanmak
- AYAKKABICILIK
-
-
[isim]
Ayakkabıcının yaptığı iş; başmakçılık, pabuççuluk
- "Ben ayakkabıcılığın onun oyunculuğunu çok beslediğini ve ona çok şey kattığını, onu özellikli bir oyuncu yaptığını düşünüyorum."
-
[isim]
Ayakkabıcının yaptığı iş; başmakçılık, pabuççuluk
- AYAKLANDIRMAK
-
-
[-i]
Ayaklanmasına yol açmak
- "Bir dakika sonra çığlık bütün mahalleyi ayaklandırdı."
-
[-i]
Ayaklanmasına yol açmak
- AYAKLANABİLME
-
-
[isim]
Ayaklanabilmek işi
-
[isim]
Ayaklanabilmek işi
- AYAKLANIVERME
-
-
[isim]
Ayaklanıvermek işi
-
[isim]
Ayaklanıvermek işi
- AYAKLANDIRMA
-
-
[isim]
Ayaklandırmak işi
-
[isim]
Ayaklandırmak işi
- DAYAKLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Dayaklama işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Dayaklama işi yapılmak
- AYAKKABILIK
-
-
[isim]
Ayakkabı konulan yer; pabuçluk
- "Hemen içerideki ayakkabılığa baktım, orada da yok, delirdim sandım."
-
[sıfat]
Ayakkabı yapmaya elverişli olan (deri, kösele vb.)
-
[isim]
Ayakkabı konulan yer; pabuçluk
- AYAKSIZLAR
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Omurgalı hayvanlarda amfibyumlar sınıfının en ilkel yapılı türlerini içine alan bir takım
-
[isim, hayvan bilimi]
Omurgalı hayvanlarda amfibyumlar sınıfının en ilkel yapılı türlerini içine alan bir takım
- AYAKSIZLIK
-
-
[isim]
Ayaksız olma durumu
-
[isim]
Ayaksız olma durumu
- AYAKTAKIMI
-
-
[isim]
Görgüsüzlükleri veya bilgisizlikleri dolayısıyla toplum içinde hor görülen kişiler; lümpen, parya
- "Dükkânlar karmakarışık, mallar bayat, kibar müşteriler birer birer çekiliyor, ayaktakımı her gün artıyor."
-
[isim]
Görgüsüzlükleri veya bilgisizlikleri dolayısıyla toplum içinde hor görülen kişiler; lümpen, parya
- DAYAKLAMAK
-
-
[-i]
Yıkılmaması için bir şeye destek koymak
-
Kapıyı bir destekle arkasından kapamak, sürgülemek
-
[-i]
Yıkılmaması için bir şeye destek koymak
- AYAKLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Çocuk yürümeye başlamak
-
Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek
-
Ayağa kalkıp gitmeye davranmak
-
[mecaz]
Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek
-
[mecaz]
Uyanmak, uyanıp kalkmak
- "Sazlı köyü ayaklandığı zaman gökyüzü daha esmerdi ve ayaz insanın yüzünü ısırıyordu."
-
[nesnesiz]
Çocuk yürümeye başlamak
- AYAKTAŞLIK
-
-
[isim]
Bakınız omuzdaşlık
-
[isim]
Bakınız omuzdaşlık
- AYAKKABICI
-
-
[isim]
Ayakkabı yapan veya satan kimse; başmakçı, pabuççu
- "Ayakkabıcı neyin polis tarafından suç sayılabileceğini bilmediği için raftaki kitapların hepsini indirdi."
-
Ayakkabı satılan yer
- "Birlikte bir ayakkabıcıya gittik."
-
[isim]
Ayakkabı yapan veya satan kimse; başmakçı, pabuççu
- DAYAKLANMA
-
-
[isim]
Dayaklanmak işi
-
[isim]
Dayaklanmak işi
- KAYAKÇILIK
-
-
[isim]
Kayakçının yaptığı iş
-
[isim]
Kayakçının yaptığı iş