İçinde ay olan 5 harfli 152 kelime var. İçerisinde AY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ay olan kelimeler listesine ya da Sonu ay ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HANAY
-
-
[isim]
İki ve daha çok katlı ev
-
Sofa, hol
-
Avlu
-
[isim]
İki ve daha çok katlı ev
- HAYDİ
-
-
[ünlem]
İsteklendirmek, çabukluk belirtmek için kullanılan bir söz, hadi
- "Haydi! Sen git, beni yalnız bırak, bu akşam iyi değilim." (Atilla İlhan)
-
Kabul ve onama bildiren bir söz
-
Hafifseme, alay etme belirten bir söz
- "Haydi oradan be maskara. Bunları başkasına anlat!" (Necati Cumalı)
-
"Hoş görme" anlamında kullanılan bir söz
- "Haydi gelmedi, bari bir haber göndereydi!"
-
[zarf]
Haydi haydi
- "Ne kadar yaşayabilirdim? Altmış, yetmiş, doksan, haydi yüz sene." (Ömer Seyfettin)
-
[ünlem]
İsteklendirmek, çabukluk belirtmek için kullanılan bir söz, hadi
- YAYIK
-
-
[isim]
Tereyağı çıkarmak için sütün, yoğurdun içinde çalkalandığı kap veya makine
- "Nina'nın bildiği alet değirmen ve yayıktır; buğday öğüten ve tereyağı çıkaran yararlı iki basit makine." (Refik Halit Karay)
- "Yayık dövmek, yağ çıkartmak yeni gelinlerin görevi." (Nezihe Araz)
-
[isim]
Tereyağı çıkarmak için sütün, yoğurdun içinde çalkalandığı kap veya makine
- KAYIP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kaybolma, yitme, yitim
- "Bizim yokuş son iki yılda çok kayıp vermişti. Cemal Nadir bu kayıpların en büyüğüydü." (Yusuf Ziya Ortaç)
- "Şu yeşil bu mor derken bizim futbol sevgisi gene kayıplara karıştı." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
[sıfat]
Kaybolmuş olan, yitik, zayi
- "Kayıp eşya."
-
[isim]
Kaybolma, yitme, yitim
- ÇAYLI
-
-
[sıfat]
İçinde çay bulunan
-
[sıfat]
İçinde çay bulunan
- TAYCA
- ...
- KARAY
- ...
- KAYAR
-
-
[isim]
Hayvanların eskiyen nallarının çivilerini değiştirme işlemi
-
Pay
- "Bir temiz ağzının kayarını verdim."
-
[isim]
Hayvanların eskiyen nallarının çivilerini değiştirme işlemi
- SLAYT
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Saydam bir yüzey üzerine alınmış, projeksiyonda kullanılmaya özgü pozitif görüntü, saydam, diyapozitif
-
[isim]
Saydam bir yüzey üzerine alınmış, projeksiyonda kullanılmaya özgü pozitif görüntü, saydam, diyapozitif
- YAYIŞ
-
-
[isim]
Yayma işi veya biçimi
- "Gazete ve kitabın az okunması yayış ve satış işinin bozuk olmasından ileri geliyor." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Yayma işi veya biçimi
- YAYMA
-
-
[isim]
Yaymak işi
-
Yaymacının sattığı şeylerden oluşan sergi
- "Hırdavat yayması."
-
[isim]
Yaymak işi
- AYGIT
-
-
[isim]
Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz
- "Telefon bir konuşma aygıtıdır."
-
Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu
- "Sindirim aygıtı. Solunum aygıtı."
-
Birkaç aletin uygun biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım
-
[isim]
Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz
- TAYİN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ne olduğunu anlama, gösterme, belirtme, kararlaştırma
- "Yola devam edilmesini tayin için sordu." (Refik Halit Karay)
- "Necmi Efendi palas pandıras Çorlu'ya tayin edildi." (Haldun Taner)
-
Atama
-
[isim]
Ne olduğunu anlama, gösterme, belirtme, kararlaştırma
- GAYRI
-
-
[sıfat]
Başka, diğer
-
[zarf]
Artık, bundan böyle
-
[sıfat]
Başka, diğer
- DETAY
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ayrıntı
-
[isim]
Ayrıntı
- AYYAŞ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
İçkiye düşkün, içkici, içici, bekri
- "Ayyaşlar, bol bol buzlu, buzsuz rakı içtiler." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
İçkiye düşkün, içkici, içici, bekri
- ALTAY
- ...
- HAYLİ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Epey, oldukça çok
- "Akşamları Zeyno, çeşme başında hayli zor bir duruma düşüyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
[zarf]
Oldukça
- "Hayli yoruldum."
-
[sıfat]
Epey, oldukça çok
- NANAY
-
-
[isim]
Yok
- "Bende para nanay."
-
[isim]
Yok
- SAYGI
-
-
[isim]
Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram
- "İnsanlara saygıyı yitirdin mi yandın bittin, on paralık oldun demektir." (Yahya Kemal)
- "Oğlunun hocası olduğu için Mesut Çağlayan'a hususi bir saygı besliyordu." (Haldun Taner)
- "Hiç olmazsa yaşına saygı göstermeliydi." (Memduh Şevket Esendal)
-
Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu
-
[isim]
Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram