İçinde as olan 7 harfli 301 kelime var. İçerisinde AS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında as olan kelimeler listesine ya da sonu as ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ASRİLİK
-
-
[isim]
Bakınız çağdaşlık
- "Bir kısmı da dansı, asrilik gereği kabul ediyor, ileriye geriye yürüyorlardı."
-
[isim]
Bakınız çağdaşlık
- KASETÇİ
-
-
[isim]
Kaset satan kimse
- "Allah kahretsin, semtte bir tek kitapçı vardı, o da kasetçi olmuş!.."
-
[isim]
Kaset satan kimse
- MASTİKA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Bakınız sakız rakısı
- "Elinde kesme kristal bir sürahi, kadeh boşaldıkça koşup mastika dolduruyor."
-
Sakız ağacından çıkarılan reçine
-
[isim]
Bakınız sakız rakısı
- OLASIYA
-
-
[zarf]
Olabileceği ölçüde, olabileceği kadar
- "Uzakta ufacık, bambaşka, olasıya beyaz ve sevimli bir ışık belirdi."
-
[zarf]
Olabileceği ölçüde, olabileceği kadar
- FASİKÜL
-
Kelime Kökeni: Fransızca fascicule
-
[isim]
Büyük eserlerin ayrı ayrı bölümler hâlinde yayımlanan parçalarından her biri; cüz
-
[isim]
Büyük eserlerin ayrı ayrı bölümler hâlinde yayımlanan parçalarından her biri; cüz
- ZEKASIZ
-
-
[sıfat]
Zeki olmayan
- "Belli ki her şey, hem de en acemi tarafından, işlerin nihayetinde uydurulmuş, zekâsız mizansenlerden ibaret."
-
[sıfat]
Zeki olmayan
- MİYASMA
-
Kelime Kökeni: Fransızca miyasme
-
[isim, eskimiş]
Salgın hastalıklara yol açtığına inanılan etken
-
[isim, eskimiş]
Salgın hastalıklara yol açtığına inanılan etken
- PASTANE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca pasta + Farsça ḫāne
-
[isim]
Pasta vb. yapılan, yenilen ve satılan yer; pastacı
-
[isim]
Pasta vb. yapılan, yenilen ve satılan yer; pastacı
- ASİLLİK
-
-
[isim]
Bakınız soyluluk
- "Etrafında sade çirkinlik, fakirlik, sefalet gören bir adam iken birdenbire insana layık birtakım asil zevk ve saadetlerin bulunduğunu duydun ve insan ruhunun asilliğini anladın."
-
[isim]
Bakınız soyluluk
- BASILIŞ
-
-
[isim]
Basılmak işi
-
[isim]
Basılmak işi
- BASKICI
-
-
[isim]
Kumaş üzerine resim veya desen basan kimse
-
Matbaacılıkta baskı işlerini yapan kimse
-
Baskı aletini kullanan veya yöneten kimse
-
[sıfat]
İnsanlara baskı yapan, özgürlükleri kısıtlayan
-
[isim]
Kumaş üzerine resim veya desen basan kimse
- CASTİNG
-
Kelime Kökeni: İngilizce casting
-
[isim]
Bakınız oyuncu kadrosu
-
[isim]
Bakınız oyuncu kadrosu
- BASMACI
-
-
[isim]
Basma yapan veya satan kimse
-
Pamuklu, tülbent vb. üzerine kalıpla desen basan kimse
-
Bakınız bohçacı
-
[isim]
Basma yapan veya satan kimse
- ALBASTI
-
-
[isim, tıp]
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık; lohusa humması, albasma
- "Ferit kederinden bir lohusanın albastı olamayacağını söyleyemedi."
-
[isim, tıp]
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık; lohusa humması, albasma
- BASURLU
-
-
[sıfat]
Basuru olan; hemoroitli
-
[sıfat]
Basuru olan; hemoroitli
- BAZASIZ
-
-
[sıfat]
Bazası olmayan
-
[sıfat]
Bazası olmayan
- MASALCI
-
-
[isim]
Masal anlatan, yazan veya okuyan kimse
-
[mecaz]
Yalan uyduran, hayalî şeyler anlatan kimse
-
[isim]
Masal anlatan, yazan veya okuyan kimse
- FERDASI
-
-
[sıfat]
Bakınız ertesi
- "Bir gün evvel canciğer kuzu sarması, ferdası günü sen kimsin efendi ben seni tanımıyorum."
-
[sıfat]
Bakınız ertesi
- KASKATI
-
-
[sıfat]
Çok sert, çok katı
- "Gün ışıyana kadar sular buz keser, insanlar da kaskatı olur."
-
[zarf]
Kıpırdamaksızın, hareketsiz veya donmuş olarak
-
[mecaz]
Acımasız, hoşgörüsüz olan
- "Tabiata, hayatın kaskatı gerçeklerine bakmaya yürek isterdi."
-
[sıfat]
Çok sert, çok katı
- SIRASIZ
-
-
[sıfat]
Sırada olmayan, sırası olmayan, sıralanmamış olan, düzenlenmemiş olan; düzensiz
-
Yere, zamana, konuya, yönteme uygun olmayan
-
[zarf]
Belli bir sıra gözetmeksizin
- "Eline, bakanın üzerinde ‘sırasız, ücretsiz yatırılması ricası ile’ yazılı kartını alan kapımıza dayanıyordu."
-
[sıfat]
Sırada olmayan, sırası olmayan, sıralanmamış olan, düzenlenmemiş olan; düzensiz