İçinde as olan 7 harfli 301 kelime var. İçerisinde AS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında as olan kelimeler listesine ya da Sonu as ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- LEASİNG
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Bakınız kiralama
-
[isim]
Bakınız kiralama
- İMTİSAS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Emme, emerek çekme, soğurma
-
[isim]
Emme, emerek çekme, soğurma
- KASECİK
- ...
- ALBASTI
-
-
[isim]
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma
- "Ferit kederinden bir lohusanın albastı olamayacağını söyleyemedi." (Peyami Safa)
-
[isim]
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma
- ASİSTAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yardımcı
- "Doktorun asistanı. Teknisyenin asistanı."
-
Araştırma görevlisi
-
[isim]
Yardımcı
- KAFASIZ
-
-
[sıfat]
Kafası olmayan
-
Düşünüşü, anlayışı ve kavrayışı kıt olan, anlayışsız, kavrayışsız
-
[sıfat]
Kafası olmayan
- MASTURİ
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Geminin en geniş yeri
-
[isim]
Geminin en geniş yeri
- RİYASIZ
-
-
[sıfat]
Olduğu gibi görünen, ikiyüzlü davranmayan
- "Riyasız Evliya Çelebi Beşiktaş'taki seyir yerinin de bülbüllerle kaynaştığını söyler." (Salâh Birsel)
-
[zarf]
İki yüzlü davranmadan
- "Dünyayı ve şehri riyasız kucaklamak istiyordum." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Olduğu gibi görünen, ikiyüzlü davranmayan
- OLASILI
-
-
[sıfat]
Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel
- "Olasılı hesaplarla böyle önemli işlere girişilemez."
-
Belkili
-
[sıfat]
Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel
- SPASTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Beyin zedelenmesi yüzünden kasları kasılmış kimse
-
[isim]
Beyin zedelenmesi yüzünden kasları kasılmış kimse
- BASAKLI
-
-
[sıfat]
Merdiveni olan
-
[sıfat]
Merdiveni olan
- PARASAL
-
-
[sıfat]
Para ile ilgili, para bakımından, mali, nakdî, akçasal
- "Parasal kuvvete sahip kimselerin kitaplarıma gösterdikleri ilgi bana güç veriyor." (Cahit Uçuk)
-
[sıfat]
Para ile ilgili, para bakımından, mali, nakdî, akçasal
- SIRASIZ
-
-
[sıfat]
Sırada olmayan, sırası olmayan, düzensiz
-
Yere, zamana, konuya, yönteme uygun olmayan
- "O hep sırasız arzularla, varlıklar içinde, yoksulluklar çekerdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Sırada olmayan, sırası olmayan, düzensiz
- ÇABASIZ
-
-
[sıfat]
Çaba göstermeyen, çabalamayan (kimse)
-
[zarf]
Çaba göstermeden, çabalamadan
-
[sıfat]
Çaba göstermeyen, çabalamayan (kimse)
- İSTİNAS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yadırgamaz olma, alışma, ısınma
-
[isim]
Yadırgamaz olma, alışma, ısınma
- BASARNA
-
-
[isim]
Bir cismin bir yanını kaldıraçla yükseltme işi
-
Dalyanın kapak yeri
-
[isim]
Bir cismin bir yanını kaldıraçla yükseltme işi
- İLTİMAS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Haksız yere, yasa ve kurallara uymaksızın kayırma, arka çıkma
- "Onun için buraya kabul edilişimde bir iltimas seziyordum, buysa beni yerin dibine geçiriyordu." (Orhan Kemal)
- "Sanırım ki öğretmenler bana iltimas geçiyorlardı." (Azra Erhat)
-
Birine herhangi bir konuda öncelik ve ayrıcalık tanıma
- "İltiması geçmişe hasretmeyelim. Daha doğrusu iltiması büsbütün kaldıralım." (Haldun Taner)
-
[isim]
Haksız yere, yasa ve kurallara uymaksızın kayırma, arka çıkma
- MİRASÇI
-
-
[isim]
Kalıtçı
- "Aradım buldum tarlanın mirasçısını, adamı Ödemiş'ten aldım geldim." (Necati Cumalı)
-
Başkasının iyi veya kötü yönlerini aynı biçimde ortaya koyan
- "Anasının kıskançlığına mirasçı olan çelimsiz solgun çocuk da yaşamayacağa benziyordu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Kalıtçı
- VERASET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kalıtım
-
Mirasta hak sahibi olma
- "Hatta türedi ortaklar da çıkacak, veraset bile düzülecek, soy sop iddialarına girilecekti." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Kalıtım
- MİYASMA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Salgın hastalıklara yol açtığına inanılan etken
-
[isim]
Salgın hastalıklara yol açtığına inanılan etken