İçinde as olan 7 harfli 301 kelime var. İçerisinde AS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında as olan kelimeler listesine ya da sonu as ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ASRİLİK

  1. [isim] Bakınız çağdaşlık
    • "Bir kısmı da dansı, asrilik gereği kabul ediyor, ileriye geriye yürüyorlardı." (Halide Edip Adıvar)
KASETÇİ

  1. [isim] Kaset satan kimse
    • "Allah kahretsin, semtte bir tek kitapçı vardı, o da kasetçi olmuş!.." (Adalet Ağaoğlu)
MASTİKA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Bakınız sakız rakısı
    • "Elinde kesme kristal bir sürahi, kadeh boşaldıkça koşup mastika dolduruyor." (Attilâ İlhan)
  2. Sakız ağacından çıkarılan reçine
OLASIYA

  1. [zarf] Olabileceği ölçüde, olabileceği kadar
    • "Uzakta ufacık, bambaşka, olasıya beyaz ve sevimli bir ışık belirdi." (Refik Halit Karay)
FASİKÜL

Kelime Kökeni: Fransızca fascicule

  1. [isim] Büyük eserlerin ayrı ayrı bölümler hâlinde yayımlanan parçalarından her biri; cüz
ZEKASIZ

  1. [sıfat] Zeki olmayan
    • "Belli ki her şey, hem de en acemi tarafından, işlerin nihayetinde uydurulmuş, zekâsız mizansenlerden ibaret." (Necip Fazıl Kısakürek)
MİYASMA

Kelime Kökeni: Fransızca miyasme

  1. [isim, eskimiş] Salgın hastalıklara yol açtığına inanılan etken
PASTANE

Kelime Kökeni: İtalyanca pasta + Farsça ḫāne

  1. [isim] Pasta vb. yapılan, yenilen ve satılan yer; pastacı
ASİLLİK

  1. [isim] Bakınız soyluluk
    • "Etrafında sade çirkinlik, fakirlik, sefalet gören bir adam iken birdenbire insana layık birtakım asil zevk ve saadetlerin bulunduğunu duydun ve insan ruhunun asilliğini anladın." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
BASILIŞ

  1. [isim] Basılmak işi
BASKICI

  1. [isim] Kumaş üzerine resim veya desen basan kimse
  2. Matbaacılıkta baskı işlerini yapan kimse
  3. Baskı aletini kullanan veya yöneten kimse
  4. [sıfat] İnsanlara baskı yapan, özgürlükleri kısıtlayan
CASTİNG

Kelime Kökeni: İngilizce casting

  1. [isim] Bakınız oyuncu kadrosu
BASMACI

  1. [isim] Basma yapan veya satan kimse
  2. Pamuklu, tülbent vb. üzerine kalıpla desen basan kimse
  3. Bakınız bohçacı
ALBASTI

  1. [isim, tıp] Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık; lohusa humması, albasma
    • "Ferit kederinden bir lohusanın albastı olamayacağını söyleyemedi." (Peyami Safa)
BASURLU

  1. [sıfat] Basuru olan; hemoroitli
BAZASIZ

  1. [sıfat] Bazası olmayan
MASALCI

  1. [isim] Masal anlatan, yazan veya okuyan kimse
  2. [mecaz] Yalan uyduran, hayalî şeyler anlatan kimse
FERDASI

  1. [sıfat] Bakınız ertesi
    • "Bir gün evvel canciğer kuzu sarması, ferdası günü sen kimsin efendi ben seni tanımıyorum." (Haldun Taner)
KASKATI

  1. [sıfat] Çok sert, çok katı
    • "Gün ışıyana kadar sular buz keser, insanlar da kaskatı olur." (Atahan Başaran)
  2. [zarf] Kıpırdamaksızın, hareketsiz veya donmuş olarak
  3. [mecaz] Acımasız, hoşgörüsüz olan
    • "Tabiata, hayatın kaskatı gerçeklerine bakmaya yürek isterdi." (Mehmet Kaplan)
SIRASIZ

  1. [sıfat] Sırada olmayan, sırası olmayan, sıralanmamış olan, düzenlenmemiş olan; düzensiz
  2. Yere, zamana, konuya, yönteme uygun olmayan
  3. [zarf] Belli bir sıra gözetmeksizin
    • "Eline, bakanın üzerinde ‘sırasız, ücretsiz yatırılması ricası ile’ yazılı kartını alan kapımıza dayanıyordu." (Lütfü Köselioğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü