İçinde as olan 6 harfli 190 kelime var. İçerisinde AS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında as olan kelimeler listesine ya da sonu as ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YASMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Yayın kirişini gevşetmek
- "Felek benim kurulu yayım yastı / Her köşebaşında yolumu kesti"
-
Düz duruma getirmek
-
[-i, ağızlardan]
Yayın kirişini gevşetmek
- TASLAK
-
-
[isim]
Bir şeyi, bir sanat veya edebiyat eserini ana çizgileriyle, türlü bölümleriyle belirten ön çalışma
- "Evet, diye devam ettim, hikâyen henüz taslak hâlinde."
-
Bakınız eskiz
-
[mecaz]
Bazı isim tamlamalarında isim tamlamasının ikinci ögesi olarak “usta olmadığı hâlde kendini ustaymış gibi göstermeye çalışan kimse” anlamında kullanılır: şair taslağı, yazar taslağı vb
-
[isim]
Bir şeyi, bir sanat veya edebiyat eserini ana çizgileriyle, türlü bölümleriyle belirten ön çalışma
- ASGARİ
-
Kelime Kökeni: Arapça aṣġar + Farsça -į
-
[sıfat]
En az, en aşağı, en düşük, en alt; minimal, minimum
- "Koridorda, kapımın asgari yüz metre yakınlarına kimsenin yaklaştırılmamasını emrettim."
-
[sıfat]
En az, en aşağı, en düşük, en alt; minimal, minimum
- DESSAS
-
Kelime Kökeni: Arapça dessās
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız düzenbaz
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız düzenbaz
- ASKIDA
-
-
[sıfat]
İhtiyaç sahiplerinin alabilmeleri amacıyla fırın, kahvehane vb. yerlerde bırakılan ve ücreti başkaları tarafından önceden ödenen (ekmek, çay vb.)
- "Durumu iyi olan hemen hemen herkes ekmek almaya geldiğinde fazla para bırakıyor bana. Çaktırmadan, ‘İsmet Usta, bu da senin askıda ekmek için...’ diyorlar."
-
[sıfat]
İhtiyaç sahiplerinin alabilmeleri amacıyla fırın, kahvehane vb. yerlerde bırakılan ve ücreti başkaları tarafından önceden ödenen (ekmek, çay vb.)
- TASVİP
-
Kelime Kökeni: Arapça taṣvīb
-
[isim]
Bir düşünce veya davranışın doğru ve isabetli olduğunu belirtme, uygun bulma; onama
- "Herkes memnun, gülümseyerek birtakım belirtilerden yaklaştığı duyulan sevinçli bir olayı tasvibe hazırlanmış bir hâl alır..."
-
[isim]
Bir düşünce veya davranışın doğru ve isabetli olduğunu belirtme, uygun bulma; onama
- MASTER
-
Kelime Kökeni: İngilizce master
-
[isim]
Bakınız yüksek lisans
-
[isim]
Bakınız yüksek lisans
- MASTUR
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[sıfat, argo]
Bakınız mastor
-
[sıfat, argo]
Bakınız mastor
- TASVİR
-
Kelime Kökeni: Arapça taṣvīr
- ONCASI
-
-
[zamir]
O kadarı
- "Oncası geldi geçti, hiçbiri senin gibi çalışkan değildi."
-
[zamir]
O kadarı
- PIRASA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, bitki bilimi]
Zambakgillerden, sapından ve yapraklarından yararlanılan, çok yıllık bir kış sebzesi (Allium porrum)
-
[isim, bitki bilimi]
Zambakgillerden, sapından ve yapraklarından yararlanılan, çok yıllık bir kış sebzesi (Allium porrum)
- ARASTA
-
Kelime Kökeni: Farsça rāste
-
[isim]
Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm
- "Belediye çavuşu yanında jandarma onbaşısı, çarşıyı ve arastaları dolaşmış, esnafa kepenk kapattırmıştır."
-
[isim]
Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm
- ARASAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaraṣāt
-
[isim]
Bakınız mahşer yeri
-
[isim]
Bakınız mahşer yeri
- MASTAR
-
Kelime Kökeni: Arapça maṣdar
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız ad-fiil
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız ad-fiil
- FASSAL
-
Kelime Kökeni: Arapça faṣṣāl
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız karalamacı
- "Gayet fassal, dedikoducuydu da."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız karalamacı
- FASILA
-
Kelime Kökeni: Arapça fāṣila
- BASILA
-
-
[isim]
Basım işlerinde provalar için “basınız, basılsın” anlamında kullanılan bir söz
-
[isim]
Basım işlerinde provalar için “basınız, basılsın” anlamında kullanılan bir söz
- TASRİH
-
Kelime Kökeni: Arapça taṣrīḥ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız belirtme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız belirtme
- MASKAT
-
-
[isim]
Umman'ın başkenti
-
[isim]
Umman'ın başkenti
- GASSAL
-
Kelime Kökeni: Arapça ġassāl
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Bakınız ölü yıkayıcı
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Bakınız ölü yıkayıcı