İçinde as olan 5 harfli 165 kelime var. İçerisinde AS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında as olan kelimeler listesine ya da sonu as ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HASSE

Kelime Kökeni: Arapça ḫāṣṣa

  1. [isim] Patiska cinsinden, patiskaya göre daha sık dokunmuş, kalın beyaz bez
    • "Zevki olmalı aslında. Sandığında yeterli hasse var mı? Çünkü hasse yok. Amerikan bezi yok..." (Ayla Kutlu)
ASENA

Kelime Kökeni: Soğdca

  1. [isim, tarih] Göktürk hükümdarlarının hanedan adı
  2. Türk mitolojisinde bir dişi kurdun adı
  3. Bu kurdun doğurduğu on erkek çocuktan birinin adı
DASİT

Kelime Kökeni: Fransızca dacite

  1. [isim, jeoloji] Kuvarslı diyorit birleşiminde olan bir sızıntı kütlesi
ATLAS

Kelime Kökeni: Arapça aṭlas

  1. [isim] Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü; saten
    • "Adamcağız üşenmeden çarşı pazar dolaşıyor, kızına üşenmeden çerçeveletmek ve işletmek için ucuz atlaslar, kadifeler, ipekler satın alıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
KISAS

Kelime Kökeni: Arapça ḳiṣāṣ

  1. [isim, hukuk] Bir suçluyu, başkasına yaptığı kötülüğü kendisine aynı biçimde uygulayarak cezalandırma
    • "Orada âdeta kısas kaidesi hükümfermadır, öldüren ölüme yollanır." (Refik Halit Karay)
ASLIK

  1. [sıfat, ağızlardan] Kısır olan (kadın veya dişi hayvan)
MOLAS

Kelime Kökeni: Fransızca mollasse

  1. [isim, jeoloji] Karbonatlı kum taşı
SASON

  1. [isim] Batman iline bağlı ilçelerden biri
NADAS

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Tarlayı sürüp herhangi bir şey ekmeden dinlenmeye bırakma
    • "Uçsuz bucaksız uzayan kır / Kimi yerde nadas, kimi anız" (Ahmet Kutsi Tecer)
İHLAS

Kelime Kökeni: Arapça iḫlāṣ

  1. [isim] Temiz sevgi ve yürekten bağlılık
  2. Katışıksız, tam doğruluk
  3. [din bilimi] Kulun ibadet ve davranışlarının içten ve samimi olması
KASMA

  1. [isim] Kasmak işi
KASIR

Kelime Kökeni: Arapça ḳaṣr

  1. [isim, eskimiş] Bakınız köşk
    • "Padişah bu kasırdan donanmanın sefere çıkışını izlermiş." (Ahmet Ümit)
ESPAS

Kelime Kökeni: Fransızca espace

  1. [isim] Basımcılıkta bir kelimenin harflerini ayırmak için kullanılan harflerden daha kısa ve küçük metal çubuk
  2. Bakınız aralık
HALAS

Kelime Kökeni: Arapça ḫalāṣ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kurtuluş
    • "... acaba böyle bir halas noktasına erişilebiliyor muydu?" (Abdülhak Şinasi Hisar)
VASIF

Kelime Kökeni: Arapça vaṣf

  1. [isim] Bakınız nitelik
    • "Demek ki güzele olan eğilim insanın özgül bir vasfı değil." (İsmet Özel)
KASIT

Kelime Kökeni: Arapça ḳaṣd

  1. [isim] Bakınız amaç
  2. Bakınız istek
  3. Öldürmeyi, yaralamayı veya zarar vermeyi isteme, kötü niyet
    • "149. maddenin, milleti bölerek kıtale sevk etme kastı var mıdır?" (Nevzat Kösoğlu)
YASSI

  1. [sıfat] Yayvan ve düz; piyata
    • "Yassı bir kalpak altında uzun ve sarışın bir yüz, o gün tarihin hatırasına müebbeden aksedip kaldı." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
HAKAS

  1. [isim] Rusya Federasyonu’na bağlı Hakas Özerk Cumhuriyeti’nde yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
FASLI

  1. [isim] Fas’ta yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
VASIL

Kelime Kökeni: Arapça vāṣil

  1. [sıfat] Ulaşan, varan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü