İçinde ün olan 8 harfli 136 kelime var. İçerisinde ÜN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ün olan kelimeler listesine ya da sonu ün ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ün Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
N Ü
2 Harfli Kelimeler
NÜ, ÜN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÜLÜNMEK
-
-
[-e, nesnesiz]
Gülme işi yapılmak
-
[mecaz]
Alay edilmek
- "Varsın gülsünler hem neden gülünecekmiş?"
-
[-e, nesnesiz]
Gülme işi yapılmak
- BÜSBÜTÜN
-
- MÜNDEMİÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça mundemic
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız içkin
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız içkin
- ÖYKÜNMEK
-
-
[-e]
Taklit etmek
- "Ölçümüz ve ölçütümüz, varsa yoksa Batı. Batı'ya öykünüyoruz."
-
[-e]
Taklit etmek
- MÜNECCİM
-
Kelime Kökeni: Arapça muneccim
-
[isim]
Bakınız yıldız falcısı
-
[isim]
Bakınız yıldız falcısı
- ÜZGÜNLÜK
-
-
[isim]
Üzgün olma durumu
- "Emeğinin ve cesaretinin gözümden kaçmış bulunmasından hâlâ üzgünlük duyuyorum."
-
[isim]
Üzgün olma durumu
- GÖRÜNMEK
-
-
[nesnesiz]
Görülür duruma gelmek, görülür olmak; gözükmek
- "Bakarım bakarım sılam görünmez / Ara yerde yıkılası dağlar var"
-
İzlenim uyandırmak
- "Bu, biraz daha inandırıcı görünüyor."
-
Benzemek, görünüşünde olmak
-
[mecaz]
Bakınız azarlamak
- "Çocuk pek azdı, biraz görünüver."
-
[mecaz]
Gözdağı vermek
-
[nesnesiz]
Görülür duruma gelmek, görülür olmak; gözükmek
- HÜZÜNSÜZ
-
-
[sıfat]
Hüznü olmayan, şen (kimse)
-
[sıfat]
Hüznü olmayan, şen (kimse)
- DÜŞÜNÜCÜ
-
-
[isim]
Bakınız düşünür
- "Ben ne serbest düşünücüler bilirim ki destur demeden süprüntülüğe tükürmezler."
-
[isim]
Bakınız düşünür
- ÜSTÜNLÜK
-
-
[isim]
Üstün olma durumu; faiklik, faikiyet, galebe, rüçhan, avantaj
- "Bunlar kendilerini kıskançlık gibi, üstünlük gibi gençlik hislerine kaptıran hanımlardı."
-
[isim]
Üstün olma durumu; faiklik, faikiyet, galebe, rüçhan, avantaj
- GÜNDÜZCÜ
-
-
[isim]
Gündüz çalışan görevli
-
Gündüz öğrenim gören öğrenci
-
Gündüzleri içki içen kimse
-
[isim]
Gündüz çalışan görevli
- YÜLÜNMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Tıraş olmak
-
Tüyü dökülmüş olmak
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Tıraş olmak
- ÇÖĞÜNMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bir yanı inerken öbür yanı kalkmak
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bir yanı inerken öbür yanı kalkmak
- CÜNÜPLÜK
-
-
[isim, din bilimi]
Cünüp olma durumu; cenabet
- "Kur'an'a ancak cünüplükten temizlenmiş olanlar el sürebilir."
-
[isim, din bilimi]
Cünüp olma durumu; cenabet
- YÜKSÜNME
-
-
[isim]
Yüksünmek işi
-
[isim]
Yüksünmek işi
- BÜTÜNSEL
-
-
[sıfat]
Bütün niteliğinde olan, bütünle ilgili; total
- "Okuyucu, metaforun kendisini nihai olarak ulaştıracağı bütünsel anlama ulaşmaya gayret eder."
-
[sıfat]
Bütün niteliğinde olan, bütünle ilgili; total
- GÜNGÖREN
-
-
[isim]
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
- MÜNHEZİM
-
Kelime Kökeni: Arapça munhezim
-
[sıfat, eskimiş]
Bozguna uğramış, bozulmuş, yenilmiş
-
[sıfat, eskimiş]
Bozguna uğramış, bozulmuş, yenilmiş
- MÜNAZARA
-
Kelime Kökeni: Arapça munāẓara
-
[isim]
Bir konu üzerinde, belli kural ve yöntemlere uyularak yapılan tartışma
- "Bir fikrin münazarasıyla kütüphanesinin önünde sabahladığımız geceler olurdu."
-
[edebiyat]
Divan edebiyatında zıt varlıklar ve kavramlar arasındaki karşıtlığı anlatan yazı türü
-
[isim]
Bir konu üzerinde, belli kural ve yöntemlere uyularak yapılan tartışma
- MÜNHASIR
-
Kelime Kökeni: Arapça munḥaṣir
-
[sıfat]
Bakınız mahsus (I)
- "Onu yalnız ince hastalığa münhasır zanneder, başka hastalıklara aldırmadığı hâlde, veremliden son derece çekinirdi."
-
Bakınız sınırlı
- "Harp yalnız Avrupa'ya münhasır kalmadı."
-
[sıfat]
Bakınız mahsus (I)