Sonunda uncu olan 22 kelime var. UNCU ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde uncu olan kelimeler listesine ya da başında uncu olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
LAHMACUNCU
BAŞOYUNCU, DOKUZUNCU
BOZGUNCU, KURŞUNCU, OTUZUNCU, SOYGUNCU, VURGUNCU
AFSUNCU, EFSUNCU, KANUNCU, KAVUNCU, KOYUNCU, MACUNCU, ONGUNCU, SABUNCU, SONUNCU, TURUNCU
ODUNCU, ONUNCU, OYUNCU
UNCU
Uncu Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
UNCU
2 Harfli Kelimeler
UN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- LAHMACUNCU
-
-
[isim]
Lahmacun yapan ve satan kimse
-
[isim]
Lahmacun yapan ve satan kimse
- DOKUZUNCU
-
-
[sıfat]
Dokuz sayısının sıra sıfatı, sırada sekizinciden sonra gelen
-
[sıfat]
Dokuz sayısının sıra sıfatı, sırada sekizinciden sonra gelen
- BAŞOYUNCU
-
-
[isim, sinema, tiyatro]
Bir filmde veya tiyatro eserinde başrolü canlandıran erkek oyuncu; başaktör
-
Bir filmde veya tiyatro eserinde başrolü canlandıran kadın oyuncu; başaktris, primadonna
-
[isim, sinema, tiyatro]
Bir filmde veya tiyatro eserinde başrolü canlandıran erkek oyuncu; başaktör
- KURŞUNCU
-
-
[isim]
Kurşun satan veya işleyen kimse
-
Kurşun döken kimse
-
[isim]
Kurşun satan veya işleyen kimse
- VURGUNCU
-
-
[sıfat, ticaret]
Para dalgalanmalarından yararlanarak kolay yoldan kazanç elde eden; muhtekir, ihtikârcı, spekülatör
- "Yukarıdaki hikâyemin kahramanlarıyla dolu binbir çarşıda, binbir vurguncuyu yakalamak imkânsızdır."
-
Yolsuz bir biçimde kazanç elde eden
- "Halkın vurguncuya, karaborsacıya hıncı vardır."
-
[sıfat, ticaret]
Para dalgalanmalarından yararlanarak kolay yoldan kazanç elde eden; muhtekir, ihtikârcı, spekülatör
- SOYGUNCU
-
-
[isim]
Soygun yapan kimse
- "Ülke, soyguncusuz olmaz ve de olmamıştır ama sultanı güçlüyse soyguncuyu bulur, tutar, keser başını, yağmaladığı malı tüccara geri verir."
-
[isim]
Soygun yapan kimse
- BOZGUNCU
-
-
[sıfat]
Bozgunluk yaratan (kimse, güç vb.)
- "Adamların kendilerini birer hafiye, birer bozguncu ve baltalayıcı gibi yetiştirmekten başka dertleri yok."
-
[sıfat]
Bozgunluk yaratan (kimse, güç vb.)
- OTUZUNCU
-
-
[sıfat]
Otuz sayısının sıra sıfatı, sırada yirmi dokuzuncudan sonra gelen
-
[sıfat]
Otuz sayısının sıra sıfatı, sırada yirmi dokuzuncudan sonra gelen
- KOYUNCU
-
-
[isim]
Koyun besleyen veya alıp satan kimse
-
[isim]
Koyun besleyen veya alıp satan kimse
- AFSUNCU
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız büyücü
- "Bugün de Anadolu’nun birçok yerleşim biriminde afsuncular, ocaklar ve muskacılar işlerine aynı sözlerle başlarlar."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız büyücü
- KANUNCU
-
-
[isim, müzik]
Kanun çalan kimse; kanuni (II)
-
Kanun yapan veya satan kimse
-
[isim, müzik]
Kanun çalan kimse; kanuni (II)
- EFSUNCU
-
-
[isim]
Bakınız büyücü
- "Sonunda, kumarbazların çoğu açlıktan ve talihsizlikten ölünce, sağ kalanlar, kasabaya sayısız efsuncu ve sihirbazı buyur ettiler."
-
[isim]
Bakınız büyücü
- KAVUNCU
-
-
[isim]
Kavun satan kimse
-
[isim]
Kavun satan kimse
- SABUNCU
-
-
[isim]
Sabun yapan veya satan kimse
-
[isim]
Sabun yapan veya satan kimse
- SONUNCU
-
-
[isim]
Zaman, yer, sıra bakımından başkalarına göre sonda olan kimse, şey
-
Sırada, önem sırasında sonda olan kimse
-
[isim]
Zaman, yer, sıra bakımından başkalarına göre sonda olan kimse, şey
- ONGUNCU
-
-
[sıfat, toplum bilimi]
Bakınız totemci
-
[sıfat, toplum bilimi]
Bakınız totemci
- TURUNCU
-
Kelime Kökeni: Farsça turunc + Arapça -ī
-
[isim]
Sarı ve kırmızının karışımından ortaya çıkan renk, turunç meyvesinin rengi
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
[isim]
Sarı ve kırmızının karışımından ortaya çıkan renk, turunç meyvesinin rengi
- MACUNCU
-
-
[isim]
Macun yapan veya satan kimse
- "Birçok macuncuyla tartışır, en güzel kuvvet macununun hangisi olduğunu büyük bir sabırla araştırır idi."
-
[isim]
Macun yapan veya satan kimse
- ODUNCU
-
-
[isim]
Odun kesen veya satan kimse
-
[isim]
Odun kesen veya satan kimse
- OYUNCU
-
-
[isim, spor]
Herhangi bir takımda oynayan sporcu
- "Oyuncuları meydana çağırıyor ve düdüğümü çalıyorum."
-
Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı; aktör, aktris
- "Hiç kibar sınıfından, asilzade bir gencin oyuncu olduğunu gördünüz mü?"
-
[sıfat]
Oyunu seven
- "Oyuncu kedi."
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız hileci
-
[sıfat, spor]
Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse)
- "Oyuncu bir pehlivan."
-
[isim, spor]
Herhangi bir takımda oynayan sporcu