Boş

  1. [sıfat] İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan; hali, tehi, tıngır, dolu (II) karşıtı
    • "Komşular bir şey anlamasın diye ateşte boş tencere kaynattığım zamanları bilirim, yine de babamın koskoca konağını terk etmemiştim." (Peride Celal)
  2. [isim] Kullanıldıktan sonra içinde bir şey kalmayan, kirli bardak, çanak vb. kap
    • "Tam bu sırada yanlarından elindeki tepside boşlarla ortalıkçı bir çocuk geçmektedir." (Tarık Buğra)
  3. Sürülüp ekilmemiş toprak
  4. [zarf] Herhangi bir iş yapmadan, çalışmadan
    • "Ben hiç hayatımda böyle yarım saat boş oturmadım…" (Atilla Dorsay)
  5. [mecaz] Görevlisi olmayan (iş, görev); münhal
    • "Boş kadro."
  6. [isim, mecaz] Yapılacak iş olmama durumu
    • "Bugün sabah boşum, gelebilirsin."
  7. [mecaz] Gerçeğe dayanmayan
    • "Bütün bunlar güneşli ve rüzgârlı bir günün boş vaatleri miydi?" (Nâzım Hikmet)
  8. [mecaz] Herhangi bir bilgisi olmayan
    • "Daha meselesiz, daha cahil, daha boş, daha yakışıklıydılar." (Sait Faik Abasıyanık)
  9. [mecaz] Bir işe yaramayan, yararı olmayan
    • "Yaşlı başlı insanlarız, dedi. Birbirimizi boş tesellilerle aldatacak değiliz." (Reşat Nuri Güntekin)
  10. [zarf, mecaz] Habersiz, hazırlıksız bir biçimde
    • "Tatar dilencinin küfürlerine işte böyle boş yakalandım."

Kelime Anlamı Kaynağı: Türk Dil Kurumu (TDK) Güncel Türkçe Sözlüğü

Şunlara da göz atmak isteyebilirsiniz:

Boş kelimesi baş harfi b son harfi ş olan bir kelime. Başında b sonunda ş olan kelimenin birinci harfi b, ikinci harfi o, üçüncü harfi ş. Başı b sonu ş olan 3 harfli kelime.

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.