Başında bin olan 51 kelime var. Bin ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bin olan kelimeler listesine ya da sonu bin ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında bin bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BİNDİRİLEBİLMEK
BİNDİRİLEBİLME
BİNDİREBİLMEK
BİNDİREBİLME
BİNAENALEYH, BİNDİRİLMEK, BİNDİRİMSİZ, BİNGÖLLÜLÜK
BİNBAŞILIK, BİNDİRİLİŞ, BİNDİRİLME, BİNDİRİMLİ, BİNEBİLMEK, BİNİVERMEK
BİNDİRMEK, BİNEBİLME, BİNİCİLİK, BİNİVERME, BİNNETİCE
BİNDALLI, BİNDİRİM, BİNDİRİŞ, BİNDİRME, BİNGÖLLÜ, BİNİLMEK, BİNİŞMEK, BİNLERCE
BİNBAŞI, BİNERLİ, BİNİLME, BİNİNCİ, BİNİŞME
BİNAEN, BİNBİR, BİNGÖL, BİNİCİ, BİNKAT, BİNLİK, BİNMEK, BİNYIL
BİNDİ, BİNEK, BİNER, BİNGİ, BİNİŞ, BİNİT, BİNLİ, BİNME
BİNA, BİNİ
BİN
Bin Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
BİN
2 Harfli Kelimeler
İN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BİNDİRİLEBİLMEK
-
-
[-e]
Bindirilme ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Zavallı ihtiyar, baygın bir hâlde tiyatrodan çıktığı zaman ... karısının, kızının, oğlunun yardımlarıyla güç bela arabaya bindirilebilmiş, çalakamçı sakin olduğu villaya kadar gelmişti."
-
[-e]
Bindirilme ihtimali veya imkânı bulunmak
- BİNDİRİLEBİLME
-
-
[isim]
Bindirilebilmek işi
-
[isim]
Bindirilebilmek işi
- BİNDİREBİLMEK
-
-
[-e, -i]
Bindirme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Bindirme gücü bulunmak
-
[-e, -i]
Bindirme ihtimali veya imkânı bulunmak
- BİNDİREBİLME
-
-
[isim]
Bindirebilmek işi
-
[isim]
Bindirebilmek işi
- BİNDİRİLMEK
-
-
[-e]
Bindirme işi yapılmak
- "İkindiye yakın bir zamanda gelin evden alınıp kağnı veya ata bindirilir."
-
[-e]
Bindirme işi yapılmak
- BİNAENALEYH
-
Kelime Kökeni: Arapça bināʾen + ʿaleyh
-
[zarf]
Bakınız bundan dolayı
- "Binaenaleyh, bu koruma tedbiri pazarda değil kesiş mahallinde yapılır."
-
[zarf]
Bakınız bundan dolayı
- BİNGÖLLÜLÜK
-
-
[isim]
Bingöllü olma durumu
-
[isim]
Bingöllü olma durumu
- BİNDİRİMSİZ
-
-
[sıfat]
Bakınız zamsız
-
[sıfat]
Bakınız zamsız
- BİNDİRİMLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız zamlı
-
[sıfat]
Bakınız zamlı
- BİNBAŞILIK
-
-
[isim]
Binbaşı olma durumu
-
Binbaşının rütbesi
- "Binbaşılık nişanını bize verir de yüzbaşılık nişanını siz alırsanız, sizin için bir kayıp olmaz."
-
Binbaşının görevi
-
[isim]
Binbaşı olma durumu
- BİNEBİLMEK
-
-
[-e]
Binme ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Dört beş kişi birleşip bir taksiye binebilirler, buna kim karışır?"
-
Binme gücü bulunmak
-
[-e]
Binme ihtimali veya imkânı bulunmak
- BİNDİRİLME
-
-
[isim]
Bindirilmek işi
-
[isim]
Bindirilmek işi
- BİNİVERMEK
-
-
[-e]
Ansızın veya çabucak binmek
- "Tatili falan bekleme, iki günlüğüne de olsa atla gel, yarın cumartesi, sabah biniver bir otobüse, akşamüzeri buradasın."
-
[-e]
Ansızın veya çabucak binmek
- BİNDİRİLİŞ
-
-
[isim]
Bindirilmek işi
-
[isim]
Bindirilmek işi
- BİNİVERME
-
-
[isim]
Binivermek işi
-
[isim]
Binivermek işi
- BİNNETİCE
-
Kelime Kökeni: Arapça bi'n-netīce
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız sonuçta
- "Binnetice hiçbir iş yapamadan dönerdi."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız sonuçta
- BİNEBİLME
-
-
[isim]
Binebilmek işi
-
[isim]
Binebilmek işi
- BİNİCİLİK
-
-
[isim]
Binici olma durumu
- "Artık köy ağaları, çocuğun biniciliğini kahve tartışmalarının başlıca konuları arasına koydular."
-
Ata binilerek yapılan spor
-
[isim]
Binici olma durumu
- BİNDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak
- "Kadınlar çocuklarını bayram yerinde bir salıncağa, bir atlıkarıncaya bindirmişlerdi."
-
[-e]
Taşıt, ön tarafından başka bir taşıta çarpmak veya bir yere vurmak
- "Kutay Yabgu onun frene basmasına aldırmadan tam gaz üzerine geldi ve Hakan’ın aracına arkadan bindirdi."
-
[-e, -i]
Üzerine koymak
- "Sahipsiz iyice ... Vergi üstüne vergi bindirmekte Moğol... Say ki kalıcı değil gidici..."
-
Birden bastırmak
- "Hava gide gide karardı, sulu mulu kar bindirdi… Ardından bir rüzgâr."
-
[-e, -i]
Bir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak
- BİNİLMEK
-
-
[-e]
Binme işi yapılmak
- "Uzun, tenteli, tek atlı muhacir arabalarına binilir."
-
[-e]
Binme işi yapılmak