Başında ay olan 8 harfli 46 kelime var. Ay ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ay olan kelimeler listesine ya da sonu ay ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ay bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AYRIMCIK
-
-
[isim]
Küçük ayrım
- "Bu arada silinen ayrımlar ve ayrımcıklar, bulanıklığı iyiden iyiye artırıyor." (Tomris Uyar)
-
[isim]
Küçük ayrım
- AYDINLIK
-
-
[isim]
Bir yeri aydınlatan güç, ışık
- "Bir elektrik görmediğimizden titrek fener aydınlığına doyamazdık." (Falih Rıfkı Atay)
-
Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk
-
[sıfat]
Işık alan
- "Aydınlık bir oda."
-
[sıfat]
Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh
- "Aydınlık bir söz."
-
[sıfat]
Kötülükten uzak, temiz, saf
- "Aydınlık bir yüz."
-
[isim]
Bir yeri aydınlatan güç, ışık
- AYAKKABI
-
-
[isim]
Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılan giyecek, başmak, pabuç
-
[isim]
Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılan giyecek, başmak, pabuç
- AYRIKSIZ
-
-
[zarf]
İstisnasız, bilaistisna
-
Hiçbir ayrığı olmadan, hiçbirini ayrık tutmaksızın
-
[zarf]
İstisnasız, bilaistisna
- AYAKALTI
-
-
[isim]
Gelip geçenlerin çok olduğu yer
- "Burası o kadar ayakaltı idi ki değme polis hafiyesinin aklına gelmezdi." (Aka Gündüz)
- "Bunlar kolay kolay ayakaltına alınamaz, değil mi?" (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Gelip geçenlerin çok olduğu yer
- AYIRTMAN
-
-
[isim]
Sınavlarda, soruların hazırlanmasından notların verilmesine kadar bütün değerlendirme çalışmalarına katılan görevli, mümeyyiz
-
[isim]
Sınavlarda, soruların hazırlanmasından notların verilmesine kadar bütün değerlendirme çalışmalarına katılan görevli, mümeyyiz
- AYLAKLIK
-
-
[isim]
Aylak olma durumu, işsizlik, avarelik
- "Çalışmaktan yorulunca böyle geçici aylaklıklarla dinleniyorum." (Haldun Taner)
-
[isim]
Aylak olma durumu, işsizlik, avarelik
- AYLANDIZ
-
-
[isim]
Kokar ağaç
-
[isim]
Kokar ağaç
- AYTIŞMAK
-
-
[nsz]
Atışmak, tartışmak, münakaşa etmek
-
Halk şairleri belli bir ayak çerçevesinde karşılıklı atışmak
-
[nsz]
Atışmak, tartışmak, münakaşa etmek
- AYIKLAMA
-
-
[isim]
Ayıklamak işi
- "Tepsiye üç ölçü pirinç koydu, pencere ışığında ayıklamaya başladı." (Oktay Rifat)
-
[isim]
Ayıklamak işi
- AYRIKLIK
-
-
[isim]
Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma, istisna
-
Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı
-
Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı
- "Kedi, köpek: Memeliler."
-
Genel kuraldan ayrılma, derogasyon
-
Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya ... ya ... ve ya da ile gösterilen ilişki
- "Şimdi ya gündüzdür ya gece."
-
[isim]
Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma, istisna
- AYILTMAK
-
-
[-i]
Ayılmasını sağlamak
- "Hekim getirmişler, iğne yapmışlar, beni ayıltmışlar." (Memduh Şevket Esendal)
-
[-i]
Ayılmasını sağlamak
- AYLIĞINA
- ...
- AYVAZLIK
-
-
[isim]
Ayvazın görevi
- "Uşaklık, ayvazlık istihkakın yokken bu rütbeye gelmişsin." (Namık Kemal)
-
[isim]
Ayvazın görevi
- AYLIKSIZ
- ...
- AYSARLIK
-
-
[isim]
Aysar olma durumu
-
[isim]
Aysar olma durumu
- AYARTICI
-
-
[isim]
Baştan çıkaran, doğru yoldan saptıran, ayartan kimse
- "O hep eski oynak, gönül ayartıcı ve neşeli Samiye idi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Baştan çıkaran, doğru yoldan saptıran, ayartan kimse
- AYRILMAK
-
-
[-e]
Ayırma işine konu olmak
- "Geçen hafta, Akşehir'de Nasrettin Hoca törenine ayrılmıştı." (Falih Rıfkı Atay)
-
[-den]
Bir yerden, bir kimseden, bir şeyden uzaklaşmak
- "... rahat bir tavırla yanındaki adamdan ayrıldı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Boşanmak
- "Artık senden saklamaya sebep kalmıyor. Ben, Remzi Bey'den ayrılıyorum." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-e]
Ayırma işine konu olmak
- AYAZLAMA
-
-
[isim]
Ayazlamak işi
-
[isim]
Ayazlamak işi
- AYIBOĞAN
-
-
[sıfat]
İri yarı, kaba ve anlayışsız (kimse)
-
[sıfat]
İri yarı, kaba ve anlayışsız (kimse)