Başında as olan 8 harfli 40 kelime var. As ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde as olan kelimeler listesine ya da sonu as ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında as bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ASETATLI

  1. [sıfat] Birleşimine asetat karıştırılmış
    • "Asetatlı kâğıt."
ASAYİŞLİ

  1. [sıfat] Asayişi olan
ASİMPTOT

Kelime Kökeni: Fransızca asymptote

  1. [isim, matematik] Bakınız sonuşmaz
ASBESTLİ

  1. [sıfat] İçinde asbest bulunan
ASTIRMAK

  1. [-e, -i] Asma işini yaptırmak
    • "Yıkanan çamaşırları evin arkasında, uzak bir yere astırıyorum." (Aka Gündüz)
ASALETEN

Kelime Kökeni: Arapça aṣāleten

  1. [zarf] Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı
    • "Yeğeninin asaleten aşiret reisliğine seçilmesi münasebetiyle tebrik etti." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
  2. Kendi adına hareket ederek
ASİLEŞME

  1. [isim] Asileşmek işi
ASIVERME

  1. [isim] Asıvermek işi
ASSOLİST

  1. [isim, müzik] Bir müzik programında genellikle en son sahneye çıkan, alanında çok ünlü olan sanatçı
    • "Yalnızca iyi kuaförlerden geçip bilgili terzilerden giyinmekle assolist olunmaz." (Ergun Hiçyılmaz)
ASFALTİT

Kelime Kökeni: Fransızca asphaltite

  1. [isim] Petrolün ayrışması ile oluşan ve çoklukta tortul kayaçların gözeneklerinde bulunan doğal bitüm
ASENKRON

Kelime Kökeni: Fransızca asynchrone

  1. [sıfat] Bakınız uyumsuz, senkron, eş zaman karşıtı
  2. [fizik] Aynı zamanda veya birlikte meydana gelmeyen, aynı periyoda sahip olmayan
ASTEĞMEN

  1. [isim, askerlik] Orduda en küçük rütbeli subay
    • "Biraz sonra bir araçla, silahlanmış dört asteğmen geldi." (Nejat Bölügiray)
ASTARLIK

  1. [sıfat] Astar olmaya elverişli (kumaş vb.)
ASESBAŞI

  1. [isim, tarih] Yeniçeri Ocağı'ndaki askerî görevinin yanı sıra, başkentin düzenini korumakla da yükümlü olan teşkilatın başı
    • "Şimdi asesbaşına haber salacağız. Çünkü senin gibi bir günahkârla kadının önünde hesaplaşmamız gerekiyor!" (İhsan Oktay Anar)
ASABİYET

Kelime Kökeni: Arapça ʿaṣabiyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sinirlilik
    • "Bu cemiyetin mevcudiyeti ve faaliyeti ordu mensuplarının asabiyetini tahrik ediyordu." (Atatürk)
  2. Aynı soydan gelenlerin dayanışma ve aidiyet duygusu
  3. Bakınız akrabalık
ASEKSÜEL

Kelime Kökeni: Fransızca asexuel

  1. [sıfat] Sekse karşı ilgisiz veya isteksiz olan (kimse)
ASABİLME

  1. [isim] Asabilmek işi
ASTARSIZ

  1. [sıfat] Astarı olmayan
ASLANLIK

  1. [isim, mecaz] Aslan gibi güçlü ve korkusuz olma durumu
    • "Gerçekten de iyi aslanlık ediyorlardı çünkü insan olduklarından aslandan daha aslan oluyorlardı." (Aziz Nesin)
ASTROLOG

Kelime Kökeni: Fransızca astrologue

  1. [isim] Bakınız yıldız falcısı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü