Başında as olan 6 harfli 31 kelime var. As ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde as olan kelimeler listesine ya da sonu as ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında as bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ASGARİ
-
Kelime Kökeni: Arapça aṣġar + Farsça -į
-
[sıfat]
En az, en aşağı, en düşük, en alt; minimal, minimum
- "Koridorda, kapımın asgari yüz metre yakınlarına kimsenin yaklaştırılmamasını emrettim."
-
[sıfat]
En az, en aşağı, en düşük, en alt; minimal, minimum
- ASKIDA
-
-
[sıfat]
İhtiyaç sahiplerinin alabilmeleri amacıyla fırın, kahvehane vb. yerlerde bırakılan ve ücreti başkaları tarafından önceden ödenen (ekmek, çay vb.)
- "Durumu iyi olan hemen hemen herkes ekmek almaya geldiğinde fazla para bırakıyor bana. Çaktırmadan, ‘İsmet Usta, bu da senin askıda ekmek için...’ diyorlar."
-
[sıfat]
İhtiyaç sahiplerinin alabilmeleri amacıyla fırın, kahvehane vb. yerlerde bırakılan ve ücreti başkaları tarafından önceden ödenen (ekmek, çay vb.)
- ASUMAN
-
Kelime Kökeni: Farsça āsmān
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gök
- "Düşsün olur mu toprağa göçmüş cihan gibi / Sönsün o mavi gözleri bir asuman gibi"
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gök
- ASBEST
-
Kelime Kökeni: Fransızca asbeste
-
[isim, mineraloji]
Isıya, kimyasal maddelere, korozyona ve elektriğe dayanıklı olması nedeniyle yanmaz kumaşların dokunmasında, yangın, ısı, elektrik yalıtımında, balata vb.nde kullanılan, yapısal özellikleri açısından esnek, fazla solunduğunda kanser ve kronik solunum yolu hastalıklarına yol açan, ipek görünümünde lifli yapıda olan, kalsiyum ve magnezyum silikat karışımı bir mineral; taş pamuğu, kaya lifi, beyaz toprak, amyant
-
[isim, mineraloji]
Isıya, kimyasal maddelere, korozyona ve elektriğe dayanıklı olması nedeniyle yanmaz kumaşların dokunmasında, yangın, ısı, elektrik yalıtımında, balata vb.nde kullanılan, yapısal özellikleri açısından esnek, fazla solunduğunda kanser ve kronik solunum yolu hastalıklarına yol açan, ipek görünümünde lifli yapıda olan, kalsiyum ve magnezyum silikat karışımı bir mineral; taş pamuğu, kaya lifi, beyaz toprak, amyant
- ASLİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça aṣliyye
-
[isim, eskimiş]
Bakınız esas
-
[isim, eskimiş]
Bakınız esas
- ASTANA
-
-
[isim]
Kazakistan'ın başkenti
-
[isim]
Kazakistan'ın başkenti
- ASETAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca acétate
-
[isim, kimya]
Asetik asidin tuzu
-
Asetik asidin esteri
-
Işığı geçiren ve gösterilmek istenen görüntüyü yansıtan madde
-
[isim, kimya]
Asetik asidin tuzu
- ASAYİŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça āsāyiş
-
[isim]
Bir yerin düzen ve güvenlik içinde bulunması durumu
- "Asayişi sağladığımdan emin olunca, gönül rahatlığı içinde yeniden odama, raporun başına dönüyorum."
-
[isim]
Bir yerin düzen ve güvenlik içinde bulunması durumu
- ASALAK
-
-
[isim, biyoloji]
Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı; parazit
-
[sıfat, mecaz]
Başkalarının sırtından geçinen (kimse); abacı, ekti, otlakçı, parazit, tufeyli
- "... türlü sosyal projeye bir şekilde dâhil olmayı başararak yaşayan bu ikiyüzlü asalağın adını duymaya bile tahammülü yoktu."
-
[isim, biyoloji]
Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı; parazit
- ASACAK
-
-
[isim]
Bakınız askı
- "Odada palto asacağı olmadığı için paltolarımızı gelişigüzel minderin üstüne atmıştık."
-
[isim]
Bakınız askı
- ASMARA
-
-
[isim]
Eritre'nin başkenti
-
[isim]
Eritre'nin başkenti
- ASALET
-
Kelime Kökeni: Arapça aṣālet
-
[isim]
Bakınız soyluluk
- "Fakat çilekeş kadının asaletini biliyorum."
-
Saygı uyandıracak biçimde davranma
-
Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı
-
[edebiyat]
Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu
-
[isim]
Bakınız soyluluk
- ASORTİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca assorti
-
[sıfat]
Birbirine uygun, birbirini tutar renk ve biçimde olan (giysi)
- "Altın çizgili, yemyeşil ipek kravatı ne olursa olsun almalıydı. Ceketiyle asorti olacaktı."
-
[sıfat]
Birbirine uygun, birbirini tutar renk ve biçimde olan (giysi)
- ASMALI
-
-
[sıfat]
Asması olan
- "Asmalı bahçe."
-
[sıfat]
Asması olan
- ASEPSİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca asepsie
-
[isim, tıp]
Özellikle tıpta kullanılan araç gereçlerdeki hastalık etkeni mini canlıların sayısını kimyasal veya fiziksel yollarla hastalığa sebep olamayacak düzeye düşürme
-
[isim, tıp]
Özellikle tıpta kullanılan araç gereçlerdeki hastalık etkeni mini canlıların sayısını kimyasal veya fiziksel yollarla hastalığa sebep olamayacak düzeye düşürme
- ASINTI
-
-
[isim]
Bir işi hemen yapmayıp bekleterek geri bırakma
-
Birini tedirgin edecek kadar üzerine düşme
-
[argo]
Sırnaşan, tebelleş olan kimse
-
[isim]
Bir işi hemen yapmayıp bekleterek geri bırakma
- ASILLI
-
-
[sıfat]
Bir kökene dayanan; kökenli
- "... kısa bir müddet için İstanbul'a gelmiş olan Ali adında Arap asıllı genç bir avukatla o dükkânda tanışmış..."
-
[sıfat]
Bir kökene dayanan; kökenli
- ASILTI
-
-
[isim, fizik]
Çözünemeyen madde parçacıklarının dibe çökmeden bir sıvı ortamda kalmış durumu; süspansiyon
-
Böyle bir sıvı karışımı; süspansiyon
-
[isim, fizik]
Çözünemeyen madde parçacıklarının dibe çökmeden bir sıvı ortamda kalmış durumu; süspansiyon
- ASILIŞ
-
-
[isim]
Asılmak işi
- "Kocasının koluna asılışı, adım atışı, tökezleyişi, ürkekliği, içki içemeyişi kendisini ele veriyor."
-
[isim]
Asılmak işi
- ASILMA
-
-
[isim]
Asılmak işi; sulantı
- "Yaşı senin gibi küçük olanların asılması kanunda yoktur."
-
[isim]
Asılmak işi; sulantı