Başında şef olan 20 kelime var. Şef ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde şef olan kelimeler listesine ya da sonu şef ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında şef bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ŞEFFAFLAŞTIRMAK
ŞEFFAFLAŞTIRMA
ŞEFFAFLAŞMAK, ŞEFKATSİZLİK
ŞEFAATÇİLİK, ŞEFFAFLAŞMA, ŞEFKATLİLİK
ŞEFTALİMSİ
ŞEFFAFLIK, ŞEFKATSİZ
ŞEFAATÇİ, ŞEFAATLİ, ŞEFKATLİ
ŞEFTALİ
ŞEFAAT, ŞEFFAF, ŞEFKAT, ŞEFLİK
ŞEFİK
ŞEF
Şef Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ŞEF
2 Harfli Kelimeler
EŞ, FE, ŞE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞEFFAFLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bakınız saydamlaştırmak
-
[-i]
Bakınız saydamlaştırmak
- ŞEFFAFLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Bakınız saydamlaştırma
-
[isim]
Bakınız saydamlaştırma
- ŞEFFAFLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız saydamlaşmak
-
[nesnesiz]
Bakınız saydamlaşmak
- ŞEFKATSİZLİK
-
-
[isim]
Şefkatsiz olma durumu
-
[isim]
Şefkatsiz olma durumu
- ŞEFFAFLAŞMA
-
-
[isim]
Bakınız saydamlaşma
-
[isim]
Bakınız saydamlaşma
- ŞEFAATÇİLİK
-
-
[isim]
Şefaatçi olma durumu
-
[isim]
Şefaatçi olma durumu
- ŞEFKATLİLİK
-
-
[isim]
Bakınız sevecenlik
-
[isim]
Bakınız sevecenlik
- ŞEFTALİMSİ
-
-
[sıfat]
Şeftaliyi andıran, şeftaliye benzeyen, şeftali gibi
-
[sıfat]
Şeftaliyi andıran, şeftaliye benzeyen, şeftali gibi
- ŞEFKATSİZ
-
-
[sıfat]
Şefkati olmayan
-
[sıfat]
Şefkati olmayan
- ŞEFFAFLIK
-
-
[isim]
Bakınız saydamlık
- "Zeynep'in beyaz yüzünde tıpkı ay ışığındaki büyülü şeffaflık ve nur vardı."
-
[isim]
Bakınız saydamlık
- ŞEFAATÇİ
-
-
[isim]
Birisi için şefaatte bulunan, şefaat eden kimse
- "Gülsüm'ün şefaatçileri günden güne çoğalıyordu."
-
[isim]
Birisi için şefaatte bulunan, şefaat eden kimse
- ŞEFAATLİ
-
-
[isim]
Yozgat iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Yozgat iline bağlı ilçelerden biri
- ŞEFKATLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız sevecen
- "Fazla şefkatli bir ana baba elinde bin türlü nazla büyüdü."
-
[zarf]
Sevecen bir biçimde
- "Kocasına bir şeyler demek, anlayışlı, şefkatli davranmak istiyor."
-
[sıfat]
Bakınız sevecen
- ŞEFTALİ
-
Kelime Kökeni: Farsça şeft + ālū
-
[isim, bitki bilimi]
Gülgillerden, ılıman bölgelerde yetişen, çiçekleri pembe renkli bir ağaç (Prunus persica)
-
Bu ağacın tatlı ve sulu meyvesi
- "Hemen şeftali, portakal, mevsimlik sulu meyve, ne varsa satmaya başlıyorum."
-
[isim, bitki bilimi]
Gülgillerden, ılıman bölgelerde yetişen, çiçekleri pembe renkli bir ağaç (Prunus persica)
- ŞEFKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça şefḳat
-
[isim]
Bakınız sevecenlik
- "Hâlbuki Türk mazisi, o devirlerin idrakine göre şefkatin, merhametin yüzlerce abidesini vücuda getirmiştir."
-
[isim]
Bakınız sevecenlik
- ŞEFLİK
-
-
[isim]
Şef olma durumu
- "Onun şefliğindeki zaferler hepimizin yaralarına merhem gibi gelmektedir."
-
Şefin yaptığı iş
- "İstasyon şefliği ağır iş."
-
[isim]
Şef olma durumu
- ŞEFAAT
-
Kelime Kökeni: Arapça şefāʿat
-
[isim]
Birinin suçunun bağışlanması veya dileğinin yerine getirilmesi için o kimseyle Tanrı arasında peygamberin yaptığı aracılık
-
[isim]
Birinin suçunun bağışlanması veya dileğinin yerine getirilmesi için o kimseyle Tanrı arasında peygamberin yaptığı aracılık
- ŞEFFAF
-
Kelime Kökeni: Arapça şeffāf
-
[sıfat]
İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim); saydam, transparan
-
[mecaz]
Açıkça görünen, belirgin olan
- "Acaba Saffet’in vaktiyle nişanlısı olduğunu söylese Mazlume ile başlayan bu billur gibi şeffaf sevgi bulutlanır mıydı?"
-
[sıfat]
İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim); saydam, transparan
- ŞEFİK
-
Kelime Kökeni: Arapça şefīḳ
-
[sıfat, eskimiş]
Sevecen, şefkatli, müşfik olan (kimse)
-
[sıfat, eskimiş]
Sevecen, şefkatli, müşfik olan (kimse)
- ŞEF
-
Kelime Kökeni: Fransızca chef
-
[isim]
Yetki ve sorumluluğu olan, yöneten kimse
- "İstasyon şefi. Büro şefi. Orkestra şefi"
-
Bakınız önder
- "Bu son sözleri söyleyen Sakarya ekibinin şefiydi."
-
[isim]
Yetki ve sorumluluğu olan, yöneten kimse