Sonunda şe olan 34 kelime var. ŞE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde şe olan kelimeler listesine ya da başında şe olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ALACAMENEKŞE
MORMENEKŞE
NÖBETLEŞE, PAPYEKUŞE
BONMARŞE, DÖRTKÖŞE
BAŞKÖŞE, MENEKŞE, MENTEŞE, PÜRNEŞE
BELEŞE, ENDİŞE, FAHİŞE, KÖREŞE, TELAŞE
AFİŞE, ATAŞE, KLİŞE, KROŞE, MENŞE, TİRŞE
ARŞE, FİŞE, GİŞE, İAŞE, KAŞE, KÖŞE, KUŞE, LAŞE, MEŞE, NEŞE, RAŞE, ŞİŞE
ŞE
Şe Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EŞ, ŞE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALACAMENEKŞE
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız hercai menekşe
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız hercai menekşe
- MORMENEKŞE
-
-
[isim, bitki bilimi]
Rengi mora çalan bir tür menekşe
- "Bence mormenekşe çiçeklerin en hüzünlüsüdür. Belki de kısacık ömürlü olduğunu bildiğindendir bu."
-
[isim, bitki bilimi]
Rengi mora çalan bir tür menekşe
- PAPYEKUŞE
-
Kelime Kökeni: Fransızca papier couché
-
[isim]
Bakınız kuşe
- "Hayat önümüzde hiç yazılmamış bomboş papyekuşe bir sayfa gibidir."
-
[isim]
Bakınız kuşe
- NÖBETLEŞE
-
-
[zarf]
Sırayla, dönüşümlü olarak; dönenceli, münavebeli
- "Bu yağlı müşterinin yanına nöbetleşe ve ikişer ikişer gönderiyordu."
-
[zarf]
Sırayla, dönüşümlü olarak; dönenceli, münavebeli
- BONMARŞE
-
Kelime Kökeni: Fransızca bon marché
-
[isim]
İçinde her türlü giyim, süs eşyası, oyuncak vb. satılan büyük mağaza
-
[isim]
İçinde her türlü giyim, süs eşyası, oyuncak vb. satılan büyük mağaza
- DÖRTKÖŞE
-
-
[sıfat, mecaz]
Keyifli, sevinçli olan
-
[sıfat, mecaz]
Keyifli, sevinçli olan
- BAŞKÖŞE
-
-
[isim]
Bir yerde en saygın kişinin veya büyüklerin oturması için ayrılan yer; tör
- "Suya en başköşeyi ayırmalarının nedeni de iyi suyun, hemen hemen memleketimizin dört bucağından fışkırmasıdır."
-
[isim]
Bir yerde en saygın kişinin veya büyüklerin oturması için ayrılan yer; tör
- MENEKŞE
-
Kelime Kökeni: Farsça benefşe
-
[isim, bitki bilimi]
Menekşegillerden, bir veya çok yıllık otsu bir bitki (Viola tricolor)
-
Bu bitkinin mor renkli, güzel kokulu çiçeği
-
[isim, bitki bilimi]
Menekşegillerden, bir veya çok yıllık otsu bir bitki (Viola tricolor)
- MENTEŞE
-
Kelime Kökeni: Farsça bendkeşe
-
[isim]
Kapı, pencere, mobilya kapakları vb. açılır kapanır şeylerde kullanılan, bir mille birbirine tutturulmuş, biri sabit, öbürü hareketli iki parçadan oluşmuş metal parça; reze
-
[isim]
Kapı, pencere, mobilya kapakları vb. açılır kapanır şeylerde kullanılan, bir mille birbirine tutturulmuş, biri sabit, öbürü hareketli iki parçadan oluşmuş metal parça; reze
- PÜRNEŞE
-
Kelime Kökeni: Farsça pur + Arapça neşʾe
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız neşeli
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız neşeli
- ENDİŞE
-
Kelime Kökeni: Farsça endīşe
- TELAŞE
-
Kelime Kökeni: Arapça telāşī
-
[isim]
Bakınız telaş
- "Şimdi telaşem biraz azalsın da getireceğim zaten."
-
[isim]
Bakınız telaş
- KÖREŞE
-
-
[isim]
Yerdeki karın yüzünde buz tutmuş olan tabaka
-
[isim]
Yerdeki karın yüzünde buz tutmuş olan tabaka
- BELEŞE
-
-
[zarf]
Bakınız bedava
-
[zarf]
Bakınız bedava
- FAHİŞE
-
Kelime Kökeni: Arapça fāḥişe
-
[isim]
Toplumda cinsel ilişki açısından geçerli olan ahlak kurallarına uymayan kadın; orospu, kötü kadın, mal, paçoz
-
[isim]
Toplumda cinsel ilişki açısından geçerli olan ahlak kurallarına uymayan kadın; orospu, kötü kadın, mal, paçoz
- MENŞE
-
Kelime Kökeni: Arapça menşeʾ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız köken
- "Yeter ki marazın menşesi anlaşılmış olsun."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız köken
- TİRŞE
-
Kelime Kökeni: Farsça terāşe
-
[isim]
Yeşil ile mavi arası renk
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "Rıhtım kenarlarında en taze yosunların tirşe çizgisi var."
-
[isim]
Yeşil ile mavi arası renk
- AFİŞE
-
Kelime Kökeni: Fransızca afficher
-
[sıfat]
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
-
[ekonomi]
Açıklanmış olan
-
[sıfat]
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
- KROŞE
-
Kelime Kökeni: Fransızca crochet
-
[isim, spor]
Boksta kolun bükülmesiyle, çok yakın mesafeden yapılan bir yumruk vuruş biçimi
-
[isim, spor]
Boksta kolun bükülmesiyle, çok yakın mesafeden yapılan bir yumruk vuruş biçimi
- ATAŞE
-
Kelime Kökeni: Fransızca attaché
-
[isim]
Bakınız elçilik uzmanı
- "Elçilik ataşelerinde yüzde otuz azaltılmaya gidilmelidir."
-
[isim]
Bakınız elçilik uzmanı