Sonunda şe olan 4 harfli 12 kelime var. ŞE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde şe olan kelimeler listesine ya da başında şe olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Şe Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E Ş

2 Harfli Kelimeler

EŞ, ŞE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FİŞE

Kelime Kökeni: Fransızca fiche

  1. [isim] Bazı mobilya kilitlerinin içinde bulunan, birbirinin benzeri fakat farklı ölçüdeki uçları yaylı kilit elemanı
GİŞE

Kelime Kökeni: Fransızca guichet

  1. [isim] İstasyon, sinema, banka, mağaza ve bazı giriş kapılarında bilet veya para alıp verilen, çoğu küçük pencere biçiminde olan yer; şalter
    • "Gişeden biletlerimizi alarak büyükşehrin bahçesini geziyoruz." (Ahmet Haşim)
KÖŞE

Kelime Kökeni: Farsça gūşe

  1. [isim] Birbirini kesen iki çizginin, iki düzlemin oluşturduğu açı; zaviye
    • "Kutunun sivri köşesi."
  2. İki duvarın birleştiği girintili veya çıkıntılı yer
    • "Seniha Hanım parmağını odanın köşesine uzattı." (Peyami Safa)
  3. İki sokağın veya caddenin kesiştiği yer; büküç
    • "Türk kadınları alacalı bir ipek kumaş gibi köşeye birikmişlerdi." (Ömer Seyfettin)
  4. Bölüm, yer veya yan
    • "Burgaz'ın sokaklarında her köşeden Türkçe işitiliyor." (Yahya Kemal Beyatlı)
  5. [mecaz] Kuytu, tenha veya ücra yer
  6. [mecaz] Kimsenin kolay kolay uğramadığı yer
    • "İlk adımda otel, han, kahve köşeleri bulmak ihtiyacı baş gösterecek." (Refik Halit Karay)
  7. [spor] Futbol, hentbol ve su topunda kale çizgilerinin kesişme noktalarından her biri; korner
NEŞE

Kelime Kökeni: Arapça neşʾe

  1. [isim] Mutlu olmaktan doğan ve dışa vurulan sevinç; şetaret
    • "Zaferin bütün neşesi bu ihtiyarda idi." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Hafif sarhoşluk, çakırkeyif olma
MEŞE

Kelime Kökeni: Farsça bīşe

  1. [isim, bitki bilimi] Kayıngillerden, yaz kış yapraklarını dökmeyen türleri de bulunan, kerestesi dayanıklı bir orman ağacı (Quercus)
  2. [sıfat] Bu ağaçtan yapılan
İAŞE

Kelime Kökeni: Arapça iʿāşe

  1. [isim] Yedirip içirme, besleme, bakma
    • "İaşe son derece fena idi, açıkçası kıtlık vardı." (Refik Halit Karay)
ARŞE

Kelime Kökeni: Fransızca archet

  1. [isim] Tren, troleybüs, tramvay vb. elektrikle işleyen taşıtlarda telden elektrik akımı almaya yarayan, yukarıya doğru uzanmış demir yay
    • "Tramvay, otomobil, kamyon, her vasıta donar... Tramvayın arşesi düşer." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. [müzik] Keman yayı
    • "Sahnede orkestranın önünde yer alan ufak tefek adamın arşesi, kemanın telleriyle buluştuğunda bir sanatçının nasıl da devleştiğinin tanığı oldu tüm izleyenler." (Nur İçözü)
KUŞE

Kelime Kökeni: Fransızca couché

  1. [isim] Kalın, ağır gramajlı parlak, düzgün, pürüzsüz, kaygan bir tür kâğıt; kaymak kâğıdı, kuşe kâğıdı, papyekuşe
LAŞE

Kelime Kökeni: Farsça lāşe

  1. [isim, eskimiş] Bakınız leş
ŞİŞE

Kelime Kökeni: Farsça şīşe

  1. [isim] İçerisine sıvı konulan, cam veya plastikten yapılmış, dar ağızlı uzun kap
    • "Geç saatlere kadar çöpten toplayacakları demirleri, şişeleri, naylonları nasıl satacaklarını konuştular." (Lâtife Tekin)
  2. [sıfat] Bu kabın aldığı miktarda olan
  3. Gaz lambasında fitil çevresine konulan cam koruyucu
KAŞE

Kelime Kökeni: Fransızca cachet

  1. [isim] İçine toz hâlindeki ilaçlar konulup yutulan nişastadan yapılmış küçük kap
    • "Cebinden bir hap kutusu çıkarıp iki kaşeyi bir arada yuttu." (Haldun Taner)
RAŞE

Kelime Kökeni: Arapça raʿşe

  1. [isim, eskimiş] Titreyiş, ürkme
    • "Doktor Hikmet, ilk defa olarak ölüm korkusunun raşesini ta yüreğinin içinde hissetti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü