Başında ş olan 9 harfli 123 kelime var. Ş harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ş harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ş harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ş bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞARJÖRSÜZ
-
-
[sıfat]
Şarjörü olmayan
-
[sıfat]
Şarjörü olmayan
- ŞİKAYETÇİ
- ...
- ŞİŞLETMEK
-
-
[-i]
Şişleme işini yaptırmak
-
[-i]
Şişleme işini yaptırmak
- ŞAKIRTILI
-
-
[sıfat]
Şakırtısı olan
- "Sırtına, kaba etlerine yumruklar, şakırtılı silleler atmaya başladı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Şakırtısı olan
- ŞİNİKLEME
-
-
[isim]
Şiniklemek işi
-
[isim]
Şiniklemek işi
- ŞİŞECİLİK
- ...
- ŞÖHRETSİZ
-
-
[sıfat]
Ünü olmayan, ünsüz
-
[sıfat]
Ünü olmayan, ünsüz
- ŞARILTILI
-
-
[sıfat]
Şarıltısı olan
-
[sıfat]
Şarıltısı olan
- ŞEYTANLIK
-
-
[isim]
Şeytan olma durumu
- "Bir şeytanlık etmezse içi rahat etmez." (Memduh Şevket Esendal)
-
Hile, kurnazlık
- "Aklıma bir şeytanlık geldi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Şeytan olma durumu
- ŞAVULLAMA
-
-
[isim]
Şavullamak işi
-
[isim]
Şavullamak işi
- ŞİŞELENME
-
-
[isim]
Şişelenmek işi
-
[isim]
Şişelenmek işi
- ŞAMDANLIK
- ...
- ŞAPADANAK
-
-
[zarf]
Ansızın
- "Şapadanak sorar."
-
"Şap" diye ses çıkarak
- "Şapadanak düşüp bayılacaktım."
-
[zarf]
Ansızın
- ŞARILDAMA
-
-
[isim]
Şarıldamak işi
-
[isim]
Şarıldamak işi
- ŞAŞIRTMAK
-
-
[-i]
Şaşırmasına sebep olmak
- "Aklına geleni yapar, ani, asabi hareketlerle herkesi şaşırtırdı." (Ömer Seyfettin)
-
Yanıltmak
- "İri vücudunu sizi çok ama çok şaşırtan bir yumuşaklıkta kullanabiliyor." (Tarık Dursun K)
-
Daha iyi yetişmelerini sağlamak için ağaç fidanlarının veya çiçek fidelerinin yerlerini değiştirmek
-
[nsz]
Şaşkınlaşmak, şaşmak
-
[-i]
Şaşırmasına sebep olmak
- ŞUURLANIŞ
- ...
- ŞEDDELEME
- ...
- ŞAHLANMAK
-
-
[nsz]
At, ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde durmak, şaha kalkmak
- "Altımdaki beygir acı acı kişneyerek şahlanır gibi oldu." (Osman Cemal Kaygılı)
-
Taşkınlık göstermek, coşmak, kükremek
- "Gösterdiğimiz kahramanlıklar, harp meydanlarında asırlarca şahlanmış Türk yiğitliği kendilerine layık olacağı kadar yazılabilmiş değildir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Parlamak, ışıldamak
- "Zifirî siyah üstüne iki tane açık, iki tane de orta koyulukta dört renk serpildi mi gözlerimiz derhâl şahlanıyor." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
[nsz]
At, ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde durmak, şaha kalkmak
- ŞAPLATMAK
-
-
[-i]
"Şap" diye ses çıkartmak
- "Sonra, bir karış sakallı yüzünden dört beş defa şaplatarak öptü." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Sesli şamar vurmak
- "Beyin bileğini yakalar, sonra da suratına tokadı şaplatır." (Salâh Birsel)
-
[-i]
"Şap" diye ses çıkartmak
- ŞEFFAFLIK
-
-
[isim]
Saydamlık
- "Zeynep'in beyaz yüzünde tıpkı ay ışığındaki büyülü şeffaflık ve nur vardı." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Saydamlık