İçinde hali olan 22 kelime var. İçerisinde HALİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hali olan kelimeler listesine ya da sonu hali ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
HALİHAZIRDA
HALİSÜDDEM, KARAHALİLE, MUHALİFLİK, SARIHALİLE
HALİFELİK, HALİHAZIR
HALİLİYE, HALİMLİK, HALİSANE, HALİSLİK
HALİYLE, MUHALİF
HALİFE, HALİLE, HALİTA
AHALİ, HALİÇ, HALİK, HALİM, HALİS
HALİ
Hali Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
HAİL, HALİ, İLAH
3 Harfli Kelimeler
AHİ, ALİ, HAL, İLA
2 Harfli Kelimeler
AH, AL, HA, İL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HALİHAZIRDA
-
-
[zarf]
Bugünlerde, son zamanlarda
-
Şimdi, şu anda
- "Çünkü ikinciler, hâlihazırda işleyen düzeni bozabilirler, o sevgileri uğruna."
-
[zarf]
Bugünlerde, son zamanlarda
- SARIHALİLE
-
-
[isim, bitki bilimi]
Doğu Hindistan'da yetişen bir tür bitkinin olgunlaşmadan önce toplanıp kurutulan, erik biçiminde, sarımtırak esmer renkli, sert, kokusuz taneleri (Terminalia citrina)
-
[isim, bitki bilimi]
Doğu Hindistan'da yetişen bir tür bitkinin olgunlaşmadan önce toplanıp kurutulan, erik biçiminde, sarımtırak esmer renkli, sert, kokusuz taneleri (Terminalia citrina)
- HALİSÜDDEM
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫāliṣ + dem
-
[sıfat, eskimiş]
Katışıksız, safkan
-
[sıfat, eskimiş]
Katışıksız, safkan
- KARAHALİLE
-
-
[isim, bitki bilimi]
Doğu Hindistan'da yetişen bir bitkinin olgunlaşmadan önce toplanan ve kurutulan 1-3 santimetre uzunluğunda, iğ biçiminde siyah renkli, sert, kokusuz taneleri (Terminalia chebula)
-
[isim, bitki bilimi]
Doğu Hindistan'da yetişen bir bitkinin olgunlaşmadan önce toplanan ve kurutulan 1-3 santimetre uzunluğunda, iğ biçiminde siyah renkli, sert, kokusuz taneleri (Terminalia chebula)
- MUHALİFLİK
-
-
[isim]
Muhalif olma durumu
-
Bakınız aykırılık
-
[isim]
Muhalif olma durumu
- HALİFELİK
-
-
[isim, tarih]
Halife olma durumu
-
Halifenin görevi; hilafet
-
Halife niteliği ve makamı
- "Müslüman Araplar arasında bir Arap halifeliği hükûmeti peşinde olanlar vardı."
-
Halifenin egemenliği altındaki ülkeler
-
[isim, tarih]
Halife olma durumu
- HALİHAZIR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥāl + ḥāżir
-
[isim]
Şimdiki durum, bugünkü durum
- "Hâlihazırdaki böcek türlerinin toplamının bir milyondan fazla olduğu varsayılmaktadır."
-
[isim]
Şimdiki durum, bugünkü durum
- HALİMLİK
-
-
[isim]
Halim olma durumu
- "O zaman ortada ne halimlik ne selimlik kalacak, bunların yerini tam bir gaddarlı, gaddar bir azamet alacaktır."
-
[isim]
Halim olma durumu
- HALİSANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫāliṣ + Farsça -āne
-
[zarf]
Bakınız içtenlikle
- "Derhâl anladım ki bu işte bana halisane tarafgirlik edecektir."
-
[zarf]
Bakınız içtenlikle
- HALİLİYE
-
-
[isim]
Şanlıurfa iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Şanlıurfa iline bağlı ilçelerden biri
- HALİSLİK
-
-
[isim]
Halis olma durumu
-
[isim]
Halis olma durumu
- MUHALİF
-
Kelime Kökeni: Arapça muḫālif
-
[isim]
Bir görüşe, tutuma veya harekete karşı olan kimse
- "Muhaliflerin, Mecliste ordu aleyhine açtıkları cereyan devam ediyordu."
-
[sıfat]
Bakınız aykırı
- "Fikrine, ümidine, arzusuna muhalif bir şeye rast gelince hemen bozulur."
-
[isim]
Bir görüşe, tutuma veya harekete karşı olan kimse
- HALİYLE
-
-
[zarf]
Olduğu gibi
- "Hâliyle bırakmak."
-
Olağan bir sonuç olarak, ister istemez
- "Hâliyle, apartmanların en malumatfuruş röntgencilerinin ekseriya giriş katlarından çıkması tesadüf sayılmayabilir."
-
[zarf]
Olduğu gibi
- HALİLE
-
Kelime Kökeni: Farsça helīle
-
[isim, bitki bilimi]
Sıcak iklimlerde yetişen, tohumları iç sürdürücü olarak kullanılan bir bitki
-
[isim, bitki bilimi]
Sıcak iklimlerde yetişen, tohumları iç sürdürücü olarak kullanılan bir bitki
- HALİFE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalīfe
-
[isim, din bilimi]
Hz. Muhammed'in vekili olarak Müslümanların imamlığını ve din koruyuculuğunu yapmakla görevli kimse
-
[tarih]
Osmanlı padişahlarının kullandıkları ünvanlardan biri
-
Babıali kalemlerinde kâtip
-
Bir mürşidin, dervişleri arasından mürşit olmaya ve derviş yetiştirmeye manen ehliyet kazanmış olduğu için seçip belli bir usul içinde irşada memur ettiği müridi
-
[mecaz]
Çok iyi yetişmiş, eğitilmiş kimse
- "O, ustalarının postunda oturan bir sanat halifesiydi."
-
[isim, din bilimi]
Hz. Muhammed'in vekili olarak Müslümanların imamlığını ve din koruyuculuğunu yapmakla görevli kimse
- HALİTA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalīṭa
-
[isim, eskimiş, kimya]
Bakınız alaşım
-
[mecaz]
Birden çok ögeden oluşmuş karmaşık bir bütün
- "Dede tecrübe neticesiyle her insanın zıt şeylerden yoğrulmuş bir halita olduğunu biliyordu."
-
[isim, eskimiş, kimya]
Bakınız alaşım
- AHALİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ahālī
-
[isim]
Bir memleket, şehir veya semtte oturanların, yaşayanların hepsi; el (III), halk (I)
- "Mevsim daha Boğaz'ın bütün ahalisini toplayamamıştır."
-
Bir yerde toplanan kalabalık; umum
- "O, ahalinin ikide birde başlarını çevirip kendine baktıklarını zannediyordu, avuçları soğuyor, şakakları terliyordu."
-
[isim]
Bir memleket, şehir veya semtte oturanların, yaşayanların hepsi; el (III), halk (I)
- HALİÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalīc
-
[isim, coğrafya]
Bakınız körfez
-
Gelgit akıntılarının etkisiyle akarsu ağzının huni biçiminde genişleyen kısmı
-
[isim, coğrafya]
Bakınız körfez
- HALİK
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫāliḳ
-
[isim, din bilimi]
Bakınız Allah
-
[isim, din bilimi]
Bakınız Allah
- HALİM
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥalīm
-
[sıfat]
Yumuşak huylu (kimse)
-
[sıfat]
Yumuşak huylu (kimse)