Sonunda ışık olan 7 harfli 22 kelime var. IŞIK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ışık olan kelimeler listesine ya da başında ışık olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Işık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

I I K Ş

4 Harfli Kelimeler

IŞIK, IŞKI

3 Harfli Kelimeler

KIŞ, ŞIK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇAKIŞIK

  1. [sıfat, matematik] Çakışmış olan
    • "Çakışık üçgenler."
AYRIŞIK

  1. [sıfat] Ayrışmış olan
  2. Ayrı türden; heterojen
  3. [kimya] Birbirlerine çok fazla benzer özellikler taşımayan parça veya birimlerden oluşan bütün veya topluluk; ayrı cinsten, heterojen
TANIŞIK

  1. [isim] Birbirini tanıyanlardan her biri
    • "Tanışıklar birbirlerine iftira ederlerdi." (Falih Rıfkı Atay)
TIKIŞIK

  1. [sıfat] Tıkışmış olan
MAYIŞIK

  1. [sıfat, argo] Çok yemekten, sıcaktan veya zevkten gevşemiş olan, üzerine rehavet çökmüş olan (kimse)
KARIŞIK

  1. [sıfat] Farklı nitelikteki şeylerden oluşmuş; gayrisafi
    • "Karışık salata."
  2. Düzeni bozulmuş; intizamsız
  3. Karışmış olan
    • "Ağzından kanla karışık diş parçalarını, onu yumruklayanların suratlarına tükürdü." (Halikarnas Balıkçısı)
  4. Saf olmayan, içine niteliğini değiştirecek başka bir şey katılmış olan; mağşuş
    • "Karışık süt."
  5. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan
    • "Bana ne, bu bir yığın ne olduğunu anlamadığım, karışık, dolambaçlı işten!" (Necati Cumalı)
  6. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan; karanlık
    • "Tuhaf şey! Hakikaten karışık bir kadın." (Peyami Safa)
  7. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan
BAĞIŞIK

  1. [sıfat] Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan
    • "Görev yaptıkları sıradaki sözlü açıklama ve davranışlar bakımından yargısal kovuşturmalardan bağışık olacaklardır." (İsmail Soysal)
  2. [tıp] Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla direnç kazanmış olan; immün
    • "Çiçek aşısı, çiçek hastalığına karşı insanı bağışık kılar."
YAPIŞIK

  1. [sıfat] Bir yere yapışmış olan
    • "Zarfa yapışık pullar."
  2. Fizyolojik yönden birbirlerine bağlı olarak doğan
  3. [mecaz] Sürekli bir arada bulunan
  4. Dokunan, değen
    • "Lavabonun duvara yapışık kıyısının üstüne konmuş bir diş fırçası gösteriyordu." (Çetin Altan)
KATIŞIK

  1. [sıfat] İçine başka şeyler karışmış olan; mahlut
YILIŞIK

  1. [sıfat] Yapmacık davranışlarla hoş görünmeye çalışan; yıvışık
    • "O hanende denilen yılışık boşboğaza ne diyeyim?" (Sermet Muhtar Alus)
KIZIŞIK

  1. [sıfat] Kızışmış olan
ARDIŞIK

  1. [sıfat] Birbiri ardından gelen, üst üste olan; mütevali
YIVIŞIK

  1. [sıfat, ağızlardan] Islak, kaygan, yapışkan olan
    • "Bu gecenin hiç silinmeyen hatırasını yıvışık bir leke hâlinde hâlâ taşıyorum." (Orhan Seyfi Orhon)
  2. [mecaz] Bakınız yılışık
KIRIŞIK

  1. [sıfat] Kırışmış olan
    • "Söz tiyatroya gelince bu yaşlı sanatkârın kırışık yüzü birdenbire canlandı." (Peyami Safa)
  2. [isim] Kırışmış yer; büzüşük, kırışıklık
  3. [isim] Deride esnekliğin kaybolmasından oluşan kıvrım
    • "Ve aynaya akseden alın kırışığında / Ölümü hatırlarız solgun mum ışığında" (Halit Fahri Ozansoy)
SIVIŞIK

  1. [sıfat] Yapışıp bulaşan
    • "Üç çocuk, üzerlerine sıvışık bir madde sürülmüş birer dilim ekmeği geveleyip duruyorlar." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [mecaz] Bir kimsenin yanından ayrılmayarak insanı tedirgin eden (kimse)
YIĞIŞIK

  1. [sıfat] Üst üste birikmiş
YAKIŞIK

  1. [isim] Bakınız uygunluk
  2. Yakışıklı delikanlı
SIKIŞIK

  1. [sıfat] Sıkışmış bir durumda olan
    • "Size bu kadar ücreti niye ödemekteyiz, böyle sıkışık anlarımızda?" (Attilâ İlhan)
DANIŞIK

  1. [isim] Olmayan bir durumu varmış gibi göstermek veya olduğundan başka anlatmak için önceden yapılan anlaşma; muvazaa
KIPIŞIK

  1. [sıfat] Yarı kapalı (göz)
    • "Gülmesine gülmez ya, küçük, kıpışık, mavi gözlerinden çelik ışıltısı gibi bir şey geçer." (Nezihe Meriç)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü