Sonunda üst olan 5 kelime var. ÜST ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde üst olan kelimeler listesine ya da başında üst olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
TENDÜRÜST
ALTÜST, DÜRÜST
BÜST
ÜST
Üst Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
SÜT, ÜST
2 Harfli Kelimeler
SÜ, ÜS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TENDÜRÜST
-
Kelime Kökeni: Farsça ten + durust
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız dinç
- "Er ve subay o kadar güzel giyinmiş, o kadar tendürüst idi ki parmağımız ağzımızda kaldı."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız dinç
- DÜRÜST
-
Kelime Kökeni: Farsça durust
-
[sıfat]
Sözünde ve davranışlarında doğruluktan ayrılmayan, doğru (kimse)
- "Dürüst bir insan, inansa da inanmasa da mefhumları yerli yerinde kullanmak borcundadır."
-
[mecaz]
Kurallara uygun, yanlışsız olan
- "İyi giyinmek her zaman dürüst bir zevk ifade etmez."
-
[sıfat]
Sözünde ve davranışlarında doğruluktan ayrılmayan, doğru (kimse)
- ALTÜST
-
-
[sıfat]
Çok karışık ve dağınık
-
[sıfat]
Çok karışık ve dağınık
- BÜST
-
Kelime Kökeni: Fransızca buste
-
[isim]
Vücudun, omuzlarla birlikte göğüsten yukarı bölümü
- "Vücudundaki oransızlık nereden geliyor, büstü bacaklarından daha mı uzun?"
-
Heykelcilikte başı, göğsü, bazen de omuzları içine alan sanat ürünü
- "İlçeye dönüp okulun önündeki Atatürk büstüne uzun uzun baktı sonra."
-
[isim]
Vücudun, omuzlarla birlikte göğüsten yukarı bölümü
- ÜST
-
-
[isim]
Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı; üzeri, fevk, alt karşıtı
- "Köyün üst tarafında, saman, taş ve yangın arasında, üstü sazlarla örtülmüş bir kulübenin önünde ateş yanıyor."
-
Bir şeyin görülen yanı, yüzü
- "Bu sefer taşın üstünden inip yere oturdu."
-
Bir şeyin dış yüzü; üzeri
-
Bakınız giysi
- "O günden sonra kapıya diktiği bir bekçiye iş çıkışları işçilerin üstlerini arattı."
-
Birine göre yüksek aşamada olan kimse; mafevk
- "Sonunda, üstlerinin de onayıyla bir sınav yapmaya karar verdi."
-
Vücudun beden bölümü
- "Üstüne şal al, öyle git."
-
Artan, geriye kalan bölüm
- "Bir liranın üstü olarak uşağın getirdiği yetmiş beş kuruşu masanın üstünden kaldırmaz."
-
[sıfat]
Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan
- "Kadınların beni böyle göz hapsine almaları yüzünden üst düğmelerimi gevşetemiyordum."
-
[sıfat]
Sınıflamalarda temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan
- "Üst makam. Üst rütbedekiler."
-
[isim]
Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı; üzeri, fevk, alt karşıtı