Başında üs olan 7 harfli 11 kelime var. Üs ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde üs olan kelimeler listesine ya da sonu üs ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında üs bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Üs Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
S Ü
2 Harfli Kelimeler
SÜ, ÜS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÜSLENME
-
-
[isim]
Üslenmek işi
-
[isim]
Üslenmek işi
- ÜSLENİŞ
-
-
[isim]
Üslenmek işi
-
[isim]
Üslenmek işi
- ÜSLUPLU
-
-
[sıfat]
Üslubu olan
- "On dokuzuncu asırda aşk, ömrünü üsluplu salonlarda geçirir oldu."
-
[sıfat]
Üslubu olan
- ÜSLUPÇU
-
-
[isim]
Üslubu beğenilen yazar
-
[isim]
Üslubu beğenilen yazar
- ÜSTÜBEÇ
-
Kelime Kökeni: Farsça isfįdāc’dan
-
[isim]
Boyacılıkta kullanılan zehirli, bazik kurşun karbonat
-
Kadınların yüzlerine sürdükleri düzgün
- "Gündüz yüzünün kızıllığını örtmek için sürdüğü kalın pudra tabakası âdeta bir üstübeç maskesini hatırlatıyordu."
-
[isim]
Boyacılıkta kullanılan zehirli, bazik kurşun karbonat
- ÜSTYAPI
-
-
[isim, mimarlık]
Altyapı üzerine kurulan, oturmaya veya üretime yarayan yapıların tümü
-
[toplum bilimi]
Altyapı üzerinde oluşan kültür, din, sanat, felsefe, bilim, ülkü, siyasal kurumlar gibi toplumsal değerleri içeren genel kavram, altyapı karşıtı
- "Ahlakla her şeyin çözümlenemeyeceğini, ahlakın bir üstyapı olduğunu bilenlerdenim."
-
Demir yolculukta toprak düzleme hattının ve köprü, kemer vb. sanat eserlerinin üstünde yapılan ve demir yolu hattının döşenmesini amaçlayan etkinliklerin tümü
-
[fizik]
Bir alaşımın mikroskop kullanmadan çıplak gözle incelenen yüzeysel tabakalarından anlaşılabilen genel yapısı
-
[isim, mimarlık]
Altyapı üzerine kurulan, oturmaya veya üretime yarayan yapıların tümü
- ÜSTENME
-
-
[isim]
Üstenmek işi; taahhüt
- "Kimsenin üstenmesi, girdisi çıktısı, alacağı, borcu ile uğraşmak istemiyordum."
-
[isim]
Üstenmek işi; taahhüt
- ÜSTENCİ
-
-
[isim]
Bakınız yüklenici
-
[isim]
Bakınız yüklenici
- ÜSTELİK
-
-
[isim]
Üste verilen şey, fazladan verilen şey; fark
- "Saatimi bu kalemle değiştirdim, bin lira da üstelik aldım."
-
[zarf]
Ayrıca, bir de, bundan başka; bile
- "Üstelik bu sene dimağımda büyük bir yorgunluk duyuyorum."
-
[isim]
Üste verilen şey, fazladan verilen şey; fark
- ÜSKÜDAR
-
-
[isim]
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
- ÜSTATÇA
-
-
[zarf]
Üstat gibi, üstadın yaptığına benzer bir biçimde üstada yakışır tarzda; üstadane
-
[zarf]
Üstat gibi, üstadın yaptığına benzer bir biçimde üstada yakışır tarzda; üstadane