Başında üs olan 5 harfli 8 kelime var. Üs ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde üs olan kelimeler listesine ya da sonu üs ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında üs bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Üs Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
S Ü
2 Harfli Kelimeler
SÜ, ÜS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÜSTÜN
-
-
[sıfat]
Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan
- "Bu nazire gazeller muhakkak ki onlardan çok üstündü."
-
Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan; yeğin, faik
-
[sıfat]
Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan
- ÜSKÜF
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, tarih]
Yüksek aşamadaki yeniçeri subaylarının giydikleri, yarısı arkaya sarkan uzun bir börk
-
[isim, tarih]
Yüksek aşamadaki yeniçeri subaylarının giydikleri, yarısı arkaya sarkan uzun bir börk
- ÜSKÜP
-
-
[isim]
Kuzey Makedonya'nın başkenti
-
[isim]
Kuzey Makedonya'nın başkenti
- ÜSTAT
-
Kelime Kökeni: Farsça ustād
-
[isim]
Bilim veya sanat alanlarından herhangi birinde üstün bilgisi ve yeteneği olan kimse
- "Bir de baktık üstat muzip muzip o beyti ezberden okuyor."
-
[ünlem, teklifsiz konuşmada]
Genellikle erkekler arasında senli benli konuşmada kullanılan bir seslenme sözü
- "Üstat! Nasılsınız?"
-
[isim]
Bilim veya sanat alanlarından herhangi birinde üstün bilgisi ve yeteneği olan kimse
- ÜSTEL
-
-
[sıfat, matematik]
Üstü olan
-
[sıfat, matematik]
Üstü olan
- ÜSERA
-
Kelime Kökeni: Arapça userā
-
[isim, eskimiş]
Esirler, köleler
- "Bulgarlara esir düşüp fedakâr emirberi Hasan Çavuşun marifetiyle üsera karargâhından firar edişi."
-
[isim, eskimiş]
Esirler, köleler
- ÜSTLÜ
-
-
[sıfat]
Belden üst kısmında giysi olan
-
Üstü olan
-
[sıfat]
Belden üst kısmında giysi olan
- ÜSLUP
-
Kelime Kökeni: Arapça uslūb
-
[isim]
Bakınız tarz
- "Akşam içinde en büyük üstatların eserleri kadar mükemmel ve muhteşem olan tabiat bize bir eda ve üslup dersi verir."
-
[edebiyat]
Sanatçının görüş, duyuş ve anlayışındaki kendine özgü anlatış biçimi; biçem, hava, stil
- "Bu üslup, ruhumun yazıma akseden hâletini gösteriyor."
-
[edebiyat]
Bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi; biçem, tarz, stil
- "Dili, üslubu, istiareleri, hayalleri herkesinkinden ayrı olan bu eserin mevzusunu bile başkalarınınkine benzetmedi."
-
[isim]
Bakınız tarz