Sonunda ülü olan 6 harfli 13 kelime var. ÜLÜ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ülü olan kelimeler listesine ya da başında ülü olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖRGÜLÜ
-
-
[sıfat]
Örgüsü olan, örgü biçiminde bulunan
- "Külahının altındaki örgülü beyaz saçlarını tutup koparmak ... ihtiyacını duydu."
-
Örülmüş
-
[sıfat]
Örgüsü olan, örgü biçiminde bulunan
- GÖMÜLÜ
-
-
[sıfat]
Gömülmüş olan, toprak altında saklanmış olan; metfun
-
Batmış, kaybolmuş
- "Denizin derinliklerine gömülü gemi."
-
[sıfat]
Gömülmüş olan, toprak altında saklanmış olan; metfun
- ÜRKÜLÜ
-
-
[sıfat]
Ürkü veren
-
[sıfat]
Ürkü veren
- DÖKÜLÜ
-
-
[sıfat]
Dökülmüş
-
[sıfat]
Dökülmüş
- BÜRÜLÜ
-
-
[sıfat]
Bürünmüş
- "... yazın tüllere, kışın kürklere bürülü o muhayyel maşuka ki tebessümleri kadar bakışları da tatlı idi."
-
[sıfat]
Bürünmüş
- BÜKÜLÜ
-
-
[sıfat]
Bükülmüş olan
- "Bir süre tortop, dizleri karnına bükülü, kaldı orada."
-
[sıfat]
Bükülmüş olan
- ÖRTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Örtüsü olan
- "Ampir koltuklu, keten masa örtülü bir lokantaydı."
-
Örtülmüş, bir şey ile kaplanmış
- "Yerler yemyeşil ve ıslak bir çimenle örtülü."
-
[mecaz]
Gizli, saklı olan
-
[zarf, mecaz]
Açıklama yapmadan, belli belirsiz bir biçimde; müphem
- "Gerçi biraz karışık bir yazı, konusunun gerektirdiği açıklığa ulaşamamış, yazılma nedenleri de örtülü geçiliyor ama önemli sorunlara dokunmakta."
-
[sıfat]
Örtüsü olan
- ÖLÇÜLÜ
-
-
[sıfat]
Ölçüsü alınmış, ölçülmüş
- "Ölçülü faiz."
-
Belirli bir ölçüde olan; endazeli
- "Şair heceleri saymaz, söylediği mısra vezne uyuyor mu, uymuyor mu diye araştırmaz, söyler, söylediği söz kendiliğinden ölçülü olur, aksamaz."
-
Bakınız dar (I)
- "Böyle ölçülü bir açıdan bakınca mahpushanede gidişat iyi sayılır."
-
Tutum ve davranışları uyumlu, dengeli olan; muvazeneli
-
[zarf]
Dikkatli, düşünerek
- "Çok ölçülü konuşur ve onun etrafındaki lakırtıları muayyen bir dozu geçmezdi."
-
[mecaz]
Bakınız ılımlı
- "Rabia ile iki dansımda da gayet ölçülü, vakarlı hareket etmiştim."
-
[edebiyat]
Belli bir ölçüye göre düzenlenmiş olan (manzume, düzyazı); vezinli, mevzun
- "Şiirleri, ölçülü, uyaklı sağlam şiirler."
-
[sıfat]
Ölçüsü alınmış, ölçülmüş
- KÜSÜLÜ
-
-
[sıfat]
Aralarında dargınlık, küskünlük bulunan
-
[sıfat]
Aralarında dargınlık, küskünlük bulunan
- DÜRÜLÜ
-
-
[sıfat]
Dürülmüş, kıvrılmış
-
[sıfat]
Dürülmüş, kıvrılmış
- ÜZGÜLÜ
-
-
[sıfat]
Bakınız eziyetli
-
[sıfat]
Bakınız eziyetli
- ÜNLÜLÜ
-
-
[sıfat]
İçinde ünlü harf bulunan (söz)
-
[sıfat]
İçinde ünlü harf bulunan (söz)
- BÜYÜLÜ
-
-
[sıfat]
Kendisine büyü yapılmış (kimse)
-
Büyü gücü olan; afsunlu, efsunlu, füsunlu, sihirli, efsunkâr, füsunkâr, sihirkâr
-
[mecaz]
Bir şeyin insan üzerinde bıraktığı, onu şiddetle hükmü altına alacak kadar kuvvetli, karşı konulamaz derecede etkileyici; sihirli, efsunkâr
- "Sen akşamlar kadar büyülü, sıcak / Rüyalarım kadar sade, güzeldin"
-
[sıfat]
Kendisine büyü yapılmış (kimse)