Sonunda ülü olan 46 kelime var. ÜLÜ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ülü olan kelimeler listesine ya da başında ülü olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

ÇOBANPÜSKÜLÜ

10 Harfli Kelimeler

GÜMBÜRTÜLÜ, RÜZGARGÜLÜ

9 Harfli Kelimeler

BAŞÖRTÜLÜ, BÖLÜNTÜLÜ, DENİZGÜLÜ, DÖKÜNTÜLÜ, DÜŞÜNTÜLÜ, GÖRÜNTÜLÜ, GÜRÜLTÜLÜ, HORGÖRÜLÜ, HOŞGÖRÜLÜ, PARDÖSÜLÜ, SAĞGÖRÜLÜ, ÜRKÜNTÜLÜ

8 Harfli Kelimeler

İÇGÜDÜLÜ, ÖNGÖRÜLÜ, ÜZÜNTÜLÜ

7 Harfli Kelimeler

BÜRGÜLÜ, BÜZGÜLÜ, ÇÜNKÜLÜ, DÜZGÜLÜ, GÖRGÜLÜ, KÖPRÜLÜ, KÖSNÜLÜ, SÜNGÜLÜ, SÜRGÜLÜ, TÖRPÜLÜ, TÜRKÜLÜ, TÜTSÜLÜ

6 Harfli Kelimeler

BÜKÜLÜ, BÜRÜLÜ, BÜYÜLÜ, DÖKÜLÜ, DÜRÜLÜ, GÖMÜLÜ, KÜSÜLÜ, ÖLÇÜLÜ, ÖRGÜLÜ, ÖRTÜLÜ, ÜNLÜLÜ, ÜRKÜLÜ, ÜZGÜLÜ

5 Harfli Kelimeler

ÖRÜLÜ, ÜTÜLÜ

4 Harfli Kelimeler

TÜLÜ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇOBANPÜSKÜLÜ

  1. [isim, bitki bilimi] Çobanpüskülügillerden, bir süs bitkisi (llex aquifolium)
    • "Çevremizi ak gövdeli çınarlar, kara sivri köşeli taşların yığılmasıyla kurulmuş duvarlar, çobanpüskülü, böğürtlen, çobançantası çalıları alıyordu." (Güven Turan)
RÜZGARGÜLÜ

  1. [isim] Rüzgârların yönünü ve adını gösteren levha
  2. Kâğıdın özel bir biçimde katlanmasıyla yapılan ve rüzgârın etkisiyle dönen bir oyuncak
GÜMBÜRTÜLÜ

  1. [sıfat] "Gümbürtü" sesi çıkaran
    • "Gerilimli, gümbürtülü bir dönem yaşıyordum." (Çetin Altan)
BAŞÖRTÜLÜ

  1. [sıfat] Başörtüsü olan
    • "Beyaz başörtülü hanımlar, hep büyük iyilik yükü taşıyorlar gibi ağır ve yavaştılar." (Abdülhak Şinasi Hisar)
BÖLÜNTÜLÜ

  1. [sıfat] Bölüntüsü olan
    • "Arnavutlar kendi aralarında daima bölüntülü ve mücadeleli kaldılar." (Şevket Süreyya Aydemir)
GÜRÜLTÜLÜ

  1. [sıfat] Gürültüsü olan; tangırtılı
    • "Dışarıdaki sofadan kalınlı inceli, gürültülü sesler işitildi." (Peyami Safa)
  2. Karışık olaylarla dolu
    • "Biz söz gelişi, ülkemizin özellikle kentlerinde çok gürültülü bir yaşam sürdürüyoruz, insancıllığımız ise kimi zaman laubalilik durumuna bile gelmektedir." (Melih Cevdet Anday)
ÜRKÜNTÜLÜ

  1. [sıfat] Ürküntü veren
DÜŞÜNTÜLÜ

  1. [sıfat, felsefe] Bakınız kurgusal
PARDÖSÜLÜ

  1. [sıfat] Pardösüsü olan
    • "Bir ara pardösülü, süklüm püklüm bir adam kapıdan girecek oldu." (Cahit Külebi)
DÖKÜNTÜLÜ

  1. [sıfat] Döküntüsü olan
    • "Ortalıkta yorgan, döşek, sandık, sepet tıpkı yangından kaçmış ailelerin döküntülü, bıkkın tablosu..." (Çetin Altan)
  2. [tıp] Deride döküntü ile görülen, döküntü ile beliren (hastalık)
DENİZGÜLÜ

  1. [isim, hayvan bilimi] Sölenterlerden, deniz altındaki kayaçlara vantuzuyla tutunarak veya kendini akıntıya bırakıp yüzerek yaşayan, gövdesi silindir biçiminde olup güle benzeyen, ağız çevresinde çok sayıda kısa dokunacı bulunan, yanından geçen canlıları ince kıllı, zehirli kapsülleriyle veya dokunaçlarıyla felç ederek avlayan bir tür deniz hayvanı; deniz şakayığı (Actinia equina)
    • "Okyanusta denizşakayığı (denizgülü) isimli bir canlı türü var." (Mehtap Kabataş)
SAĞGÖRÜLÜ

  1. [sıfat] Bakınız basiretli
HORGÖRÜLÜ

  1. [sıfat] Horgörüsü olan, horgörüyle davranan, horgörü sahibi; horgörücü
    • "Bir yandan babasının baskıcı, horgörülü tutumu, öbür yandan annenin Kafka’ya işleyen sorunlu, içedönük, tedirgin kişiliği." (Semih Gümüş)
GÖRÜNTÜLÜ

  1. [sıfat] Görüntüsü olan
HOŞGÖRÜLÜ

  1. [sıfat] Hoşgörüsü olan, hoşgörüyle davranan, hoşgörü sahibi; hoşgörücü, anlayışlı, müsamahalı, müsamahakâr, toleranslı
    • "Neyse ki Salâh Birsel dünyanın en hoşgörülü, en alçak gönüllü sanatçısı..." (Selim İleri)
ÜZÜNTÜLÜ

  1. [sıfat] Üzüntüsü olan; acılı, üzünçlü, müteessir
  2. Üzüntü veren; üzünçlü
    • "Onu güldüren ve bizi ağlatan bu uzun ve üzüntülü oyun feleğin sabrını tüketti." (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. [zarf] Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak; üzünçlü
    • "Ara sıra saate üzüntülü bir göz atıyordu." (Peyami Safa)
ÖNGÖRÜLÜ

  1. [sıfat] Bir işin ileride nasıl olacağını kestirerek ona göre davranan, öngörüsü olan
İÇGÜDÜLÜ

  1. [sıfat] Bakınız içgüdüsel
DÜZGÜLÜ

  1. [sıfat] Düzgüye uygun
BÜZGÜLÜ

  1. [sıfat] Büzgüsü olan, büzülerek dikilmiş olan
    • "Çiçekli kumaştan, büzgülü, yakası kayık bir elbise dikti." (Lâtife Tekin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü