Sonunda örmek olan 3 kelime var. ÖRMEK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde örmek olan kelimeler listesine ya da başında örmek olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

ÖNGÖRMEK

6 Harfli Kelimeler

GÖRMEK

5 Harfli Kelimeler

ÖRMEK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Örmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K M R Ö

5 Harfli Kelimeler

ÖRMEK

4 Harfli Kelimeler

KÖRE, KREM, ÖREK, ÖRME

3 Harfli Kelimeler

ERK, KEM, KER, KÖR, ÖKE, ÖRK

2 Harfli Kelimeler

EK, EM, ER, KE, ME, MÖ, ÖK, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖNGÖRMEK

  1. [-i] Bir işin ilerisini kestirmek veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilmek ve ona göre davranmak
    • "Bilindiği üzere bu antlaşmalar, Osmanlı Devleti'nin taksimini öngörüyordu." (Attilâ İlhan)
GÖRMEK

  1. [-i] Gözle algılamak, seçmek
  2. Anlamak, kavramak, sezmek
    • "Türk iradesinin ne demek olduğunu da sen göreceksin." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  3. Yanına gidip konuşmak
    • "Bugün müdürü göreceğim."
  4. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek
  5. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak
    • "Hangi memlekete gitsek resmî makamlar kadar halkın da rağbetini görürdük." (Falih Rıfkı Atay)
  6. Yapmak, etmek
    • "İş görmek. Masraf görmek."
  7. [-i, -den] Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak
  8. [nesnesiz] Bir şeye erişmek
    • "Cebi para görmek."
  9. Çok değer vermek
    • "Gözü yalnız parayı görüyor."
  10. [nesnesiz] Bir işleme uğramak
    • "Teftiş görmek."
  11. [nesnesiz] Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak
    • "Ev güneş görüyor."
  12. Ziyaret etmek
  13. Karşılaşmak, rastlaşmak
  14. [-le] Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak
    • "Körler parmaklarıyla görürler."
  15. [nesnesiz] Sahne olmak, geçirmek
    • "Bu ova çok savaş gördü."
  16. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek
  17. Gezmek
    • "Ankara'yı gördün mü?"
  18. [teklifsiz konuşmada] Para vermek
    • "Baba hiç param yok, biraz görsen beni, dediği sabahı minnetle anımsar Ali Bey."
  19. [spor] Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak
ÖRMEK

  1. [-i] İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak veya geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak
    • "Balık ağı örerken, ağları tamir ederken okur o!" (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak
    • "Paltonun sırtını güve yemişti de ben örmüştüm." (Burhan Felek)
  3. Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak
    • "Kız saçlarını örmüş."
  4. Duvar yapmak veya onarmak
    • "Bu duvarı iki günde ördüler."
  5. Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak
    • "Bu yeni zevke göre şiir ve nesir örenler yok." (Yahya Kemal Beyatlı)
  6. [mecaz] Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak
    • "Yaşadıkça kendi kabuğunu yetiştiren sümüklü böcek gibi talihimizi biz kendimiz öreriz." (Abdülhak Şinasi Hisar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü