İçinde örmek olan 3 kelime var. İçerisinde ÖRMEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında örmek olan kelimeler listesine ya da sonu örmek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÖNGÖRMEK
GÖRMEK
ÖRMEK
Örmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E K M R Ö
5 Harfli Kelimeler
ÖRMEK
4 Harfli Kelimeler
KÖRE, KREM, ÖREK, ÖRME
3 Harfli Kelimeler
ERK, KEM, KER, KÖR, ÖKE, ÖRK
2 Harfli Kelimeler
EK, EM, ER, KE, ME, MÖ, ÖK, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖNGÖRMEK
-
-
[-i]
Bir işin ilerisini kestirmek veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilmek ve ona göre davranmak
- "Bilindiği üzere bu antlaşmalar, Osmanlı Devleti'nin taksimini öngörüyordu."
-
[-i]
Bir işin ilerisini kestirmek veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilmek ve ona göre davranmak
- GÖRMEK
-
-
[-i]
Gözle algılamak, seçmek
-
Anlamak, kavramak, sezmek
- "Türk iradesinin ne demek olduğunu da sen göreceksin."
-
Yanına gidip konuşmak
- "Bugün müdürü göreceğim."
-
Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek
-
Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak
- "Hangi memlekete gitsek resmî makamlar kadar halkın da rağbetini görürdük."
-
Yapmak, etmek
- "İş görmek. Masraf görmek."
-
[-i, -den]
Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak
-
[nesnesiz]
Bir şeye erişmek
- "Cebi para görmek."
-
Çok değer vermek
- "Gözü yalnız parayı görüyor."
-
[nesnesiz]
Bir işleme uğramak
- "Teftiş görmek."
-
[nesnesiz]
Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak
- "Ev güneş görüyor."
-
Ziyaret etmek
-
Karşılaşmak, rastlaşmak
-
[-le]
Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak
- "Körler parmaklarıyla görürler."
-
[nesnesiz]
Sahne olmak, geçirmek
- "Bu ova çok savaş gördü."
-
Saymak, herhangi bir şey gibi görmek
-
Gezmek
- "Ankara'yı gördün mü?"
-
[teklifsiz konuşmada]
Para vermek
- "Baba hiç param yok, biraz görsen beni, dediği sabahı minnetle anımsar Ali Bey."
-
[spor]
Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak
-
[-i]
Gözle algılamak, seçmek
- ÖRMEK
-
-
[-i]
İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak veya geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak
- "Balık ağı örerken, ağları tamir ederken okur o!"
-
Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak
- "Paltonun sırtını güve yemişti de ben örmüştüm."
-
Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak
- "Kız saçlarını örmüş."
-
Duvar yapmak veya onarmak
- "Bu duvarı iki günde ördüler."
-
Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak
- "Bu yeni zevke göre şiir ve nesir örenler yok."
-
[mecaz]
Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak
- "Yaşadıkça kendi kabuğunu yetiştiren sümüklü böcek gibi talihimizi biz kendimiz öreriz."
-
[-i]
İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak veya geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak