Başında çor olan 21 kelime var. Çor ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde çor olan kelimeler listesine ya da sonu çor ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında çor bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÇORAKLAŞABİLMEK, ÇORAKLAŞTIRILMA
ÇORAKLAŞABİLME, ÇORAKLAŞTIRMAK
ÇORAKLAŞTIRMA
ÇORAKLAŞMAK
ÇORAKLAŞMA, ÇORAPÇILIK, ÇORBACILIK, ÇORUMLULUK
ÇORAKLIK, ÇORBALIK
ÇORAPÇI, ÇORBACI, ÇORUMLU
ÇORAK, ÇORAP, ÇORBA, ÇORLU, ÇORUM
ÇOR
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇORAKLAŞTIRILMA
-
-
[isim]
Çoraklaştırılmak işi
-
[isim]
Çoraklaştırılmak işi
- ÇORAKLAŞABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Çoraklaşma ihtimali bulunmak
-
[nesnesiz]
Çoraklaşma ihtimali bulunmak
- ÇORAKLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Çorak duruma getirmek
- "Yağmur, tuzlu toprakları daha da çoraklaştırır."
-
[-i]
Çorak duruma getirmek
- ÇORAKLAŞABİLME
-
-
[isim]
Çoraklaşabilmek işi
-
[isim]
Çoraklaşabilmek işi
- ÇORAKLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Çoraklaştırmak işi
-
[isim]
Çoraklaştırmak işi
- ÇORAKLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Çorak duruma gelmek
- "Toprak çoraklaştı artık, yağmur doğurmuyor bulut ana / Takvimler ipotek altında, hasatsız yazlar kışlar adına"
-
[nesnesiz]
Çorak duruma gelmek
- ÇORUMLULUK
-
-
[isim]
Çorumlu olma durumu
-
[isim]
Çorumlu olma durumu
- ÇORBACILIK
-
-
[isim]
Çorbacının yaptığı iş
-
[isim]
Çorbacının yaptığı iş
- ÇORAPÇILIK
-
-
[isim]
Çorapçının yaptığı iş
- "Kasabadan İstanbul’a gitmiş çok sayıda insan çorapçılık üzerine iş kurmuşlardır."
-
[isim]
Çorapçının yaptığı iş
- ÇORAKLAŞMA
-
-
[isim]
Çoraklaşmak işi
- "Orman ve bitki örtüsünün tahribi, erozyon, çoraklaşma çevre ve besin kirlenmesini önler."
-
[isim]
Çoraklaşmak işi
- ÇORAKLIK
-
-
[isim]
Toprağın verimli olmama durumu
- "Çoraklık, toprağın koşullarını değiştirmekle, zenginleştirmekle giderilebilir."
-
Suyun acı olma durumu
-
[mecaz]
Yetersiz duyuş ve düşünüş
- "Gönüllerindeki çoraklık içler acısıdır."
-
[isim]
Toprağın verimli olmama durumu
- ÇORBALIK
-
-
[sıfat]
Çorba pişirmeye yarar
- "Sen de git, ama gelirken şöyle bir çorbalık çal. Sıcacık bir çorba pişirirsin."
-
Çorba konmak için yapılan özel kap
- "Bir servis arabasının üstüne gümüş bir çorbalık koyup içine çorbayı doldurduktan sonra yanlarına da sirkeli sarımsak sosluklarını diziyorduk."
-
Bir öğünlük çorba pişirecek kadar
- "Bir çorbalık kadar balık çıktı."
-
[sıfat]
Çorba pişirmeye yarar
- ÇORAPÇI
-
-
[isim]
Çorap ören veya satan kimse
- "Çorapçı kızlar gibi haftada elli lira alırım. O da patronun suyuna gittiğim müddetçe."
-
[isim]
Çorap ören veya satan kimse
- ÇORUMLU
-
-
[isim]
Çorum ilinden olan kimse
-
[isim]
Çorum ilinden olan kimse
- ÇORBACI
-
-
[isim]
Çorba pişirip satan kimse
- "Farz edelim ki onların zannettiği gibi hasbelkader çorbacı oldum."
-
[denizcilik]
Tayfaların gemi sahibine verdikleri ad
-
[tarih]
Taşrada halkın Hristiyan ileri gelenlerine verdiği ünvan
- "İstasyonda bir çorbacı ve köylü kalabalığı kaynaşıyor."
-
[tarih]
Yeniçerilerde bir birlik komutanı
- "Çorbacı bugünkü yüzbaşı rütbesini taşıyan bir bölükbaşı olup yeniçeriler arasında çorbacı adıyla çağrılırdı."
-
[isim]
Çorba pişirip satan kimse
- ÇORAK
-
-
[sıfat]
Verimli olmayan (toprak); çöllük, hamhalat
- "Biz geçtiğimiz zamanlar Sina Çölü, Peygamber Musa'nın geçtiği zaman kadar ıssız, boş, kuru ve çoraktı."
-
Acı olan (su)
-
[mecaz]
Verimsiz, kısır olan
- "Hayatımın en acı, en yaslı ve çorak zamanları başlamış oldu."
-
[isim]
Toprak damlara çekilen, su geçirmeyen killi toprak
-
[isim]
Bazı toprakların yüzünde beyaz bir katman durumunda toplanan ve eskiden barut yapmakta kullanılan potaslı, sutlu tuz
-
[sıfat]
Verimli olmayan (toprak); çöllük, hamhalat
- ÇORUM
-
-
[isim]
Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
-
[isim]
Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
- ÇORAP
-
Kelime Kökeni: Farsça cūrāb
-
[isim]
Pamuk, yün vb.nden örülen, ayağa giyilen giyecek
- "Varlıklı kadın ve erkekler naylon çorap giyiyorlardı."
-
[isim]
Pamuk, yün vb.nden örülen, ayağa giyilen giyecek
- ÇORLU
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız hastalıklı
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız hastalıklı
- ÇORBA
-
Kelime Kökeni: Farsça şūrbā
-
[isim]
Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sulu bir yemek türü
- "Hele soğuk günlerde sıcak bir çorba ne kadar makbule geçer."
-
[mecaz]
İçinden çıkılmaz durum
-
[isim]
Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sulu bir yemek türü