Başında çok olan 21 kelime var. Çok ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde çok olan kelimeler listesine ya da sonu çok ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında çok bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÇOKBİLMİŞLİK, ÇOKLAŞTIRMAK
ÇOKLAŞTIRMA
ÇOKLARINCA
ÇOKBİLMİŞ, ÇOKTANDIR
ÇOKÇULUK, ÇOKLUKLA, ÇOKRAĞAN, ÇOKSAMAK, ÇOKSATAR
ÇOKLARI, ÇOKSAMA
ÇOKGEN, ÇOKLUK, ÇOKTAN
ÇOKAL, ÇOKÇA, ÇOKÇU, ÇOKLU
ÇOK
Çok Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ÇOK, KOÇ
2 Harfli Kelimeler
OK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇOKBİLMİŞLİK
-
-
[isim]
Çokbilmiş olma durumu
-
[isim]
Çokbilmiş olma durumu
- ÇOKLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bakınız çoğaltmak
- "“… başına felaket geleceğini ve gazeteci arkadaşlarının bu felaketi çabuklaştırmak ve çoklaştırmak maksadıyla neler yapacaklarını bilmiyor değildi…"
-
[-i]
Bakınız çoğaltmak
- ÇOKLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Bakınız çoğaltma
- "Süreç içinde giderek inkılabın boyutlarını çoklaştırma, kapsamını genişletme, hızını, yoğunluğunu artırma…"
-
[isim]
Bakınız çoğaltma
- ÇOKLARINCA
-
-
[zarf]
Birçok kimse tarafından
- "Bizim kuşak, çoklarınca bilinmeyen çok destanları toprağa gömdü."
-
[zarf]
Birçok kimse tarafından
- ÇOKBİLMİŞ
-
-
[sıfat]
Her şeye aklı eren, zeki, akıllı
-
[zarf]
Her şeye aklı eren, zeki, akıllı bir biçimde
- "Ama bunun lafını bile etmiyor, çokbilmiş görünmek istemez."
-
[sıfat]
Her şeye aklı eren, zeki, akıllı
- ÇOKTANDIR
-
-
[zarf]
Bakınız çoktan
- "Ayşe çoktandır için için yanıyordu ama artık acısını gönlünde saklayamaz olmuştu."
-
[zarf]
Bakınız çoktan
- ÇOKSATAR
-
-
[isim]
En çok satılan yayın
- "Bu kitapla çoksatar yazarlardan biri olduğunuzda bundan sonraki kitaplarınızda adınızı kocaman yazacaklarını biliyorsunuz."
-
[isim]
En çok satılan yayın
- ÇOKÇULUK
-
-
[isim, felsefe]
Gerçekçiliğin açıklanmasında birden çok ilkenin temelde bulunduğunu kabul eden öğreti; plüralizm, tekçilik karşıtı
-
[isim, felsefe]
Gerçekçiliğin açıklanmasında birden çok ilkenin temelde bulunduğunu kabul eden öğreti; plüralizm, tekçilik karşıtı
- ÇOKSAMAK
-
-
[-i]
Çok görmüş olmak
- "Avrupa içinden çıkamadığı sorunlarıyla krize ilişkin önlemleri çoksuyor."
-
[-i]
Çok görmüş olmak
- ÇOKRAĞAN
-
-
[isim]
Gür kaynak
-
[isim]
Gür kaynak
- ÇOKLUKLA
-
-
[zarf]
Bakınız genellikle
- "Bazen yumurta pişiriyor, çoklukla yoğurt, peynir, salata, meyve, soğuk etler gibi şeylerle karın doyuruyordu."
-
[zarf]
Bakınız genellikle
- ÇOKSAMA
-
-
[isim]
Çoksamak işi
-
[isim]
Çoksamak işi
- ÇOKLARI
-
-
[zamir]
Bakınız birçoğu
- "Çokları bunu, burnumun büyüklüğüne verir."
-
[zamir]
Bakınız birçoğu
- ÇOKLUK
-
-
[isim]
Sayı veya ölçü yönünden çok olma durumu; çoğul, ekseriyet, kesafet, kesret, teklik karşıtı
- "Güzel seslere fazla kapılma, onun çokluğu gönül öldürür."
-
Bakınız çoğunluk
- "O akşam kibarların geleceğini, smokin hatta frakların çoklukta olacağını söyledi."
-
[dil bilgisi]
İsimlerin, zamirlerin, iyelik eklerinin ve fiil çekimlerinin belirli dil bilgisel yollarla birden çok varlığı veya kişiyi bildirme biçimi; çoğul, cem: ağaçlar, biz, evimiz, beş elma, göreceksiniz vb
-
[zarf]
Sık sık, çokça, çok kez
- "Ben çokluk ata binmediğim için birkaç ay içinde at toplandı, semirdi ve güzelleşti."
-
[isim]
Sayı veya ölçü yönünden çok olma durumu; çoğul, ekseriyet, kesafet, kesret, teklik karşıtı
- ÇOKGEN
-
-
[isim, matematik]
Açı oluşturacak biçimde üç ve üçten çok kenardan oluşan kapalı şekil; poligon
- "Gövdesi yirmi iki kenarlı çokgen olup uzaktan daire izlenimi verir."
-
[isim, matematik]
Açı oluşturacak biçimde üç ve üçten çok kenardan oluşan kapalı şekil; poligon
- ÇOKTAN
-
-
[zarf]
Çok zaman önce, çok zamandan beri, öteden beri, uzun süreden beri; çoktandır
- "Dışarıda şimşekler çakıp gök gürülderken koyunlar kızarmaya başlamış, kazanlar dolusu hoşaf çoktan kıvama gelmişti."
-
[zarf]
Çok zaman önce, çok zamandan beri, öteden beri, uzun süreden beri; çoktandır
- ÇOKÇA
-
-
[zarf]
Oldukça fazla, aşırı miktarda; fazlaca
- "Benden utanırlar, odada çokça koca lakırtısı olsa kalkar kaçarlar."
-
[zarf]
Oldukça fazla, aşırı miktarda; fazlaca
- ÇOKÇU
-
-
[sıfat, felsefe]
Çokçuluk öğretisini benimseyen; plüralist
- "Çokçu izlenime karşın epeyce yalınlaştırılmış bir sayım bu gene de."
-
[sıfat, felsefe]
Çokçuluk öğretisini benimseyen; plüralist
- ÇOKLU
-
-
[sıfat]
İçinde birden çok işlev barındıran
- "Bu karikatürde, bugün toplumun bu toplu yapısına paralel biçimde çoklu anlayışlar, çoklu üsluplar, çoklu sitiller ve bazen karşılıklı geçişler oldu."
-
[sıfat]
İçinde birden çok işlev barındıran
- ÇOKAL
-
-
[isim, askerlik]
Savaşlarda giyilen zırh
-
[isim, askerlik]
Savaşlarda giyilen zırh