Başında çit olan 21 kelime var. Çit ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde çit olan kelimeler listesine ya da sonu çit ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında çit bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÇİTİLENMEK
ÇİTİLEMEK, ÇİTİLENME, ÇİTLEMBİK
ÇİTİLEME, ÇİTİLMEK, ÇİTLEMEK
ÇİTİLME, ÇİTİMEK, ÇİTLEME
ÇİTARİ, ÇİTİLİ, ÇİTİME, ÇİTMEK, ÇİTMİK
ÇİTEN, ÇİTİL, ÇİTME
ÇİTA, ÇİTİ
ÇİT
Çit Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ÇİT
2 Harfli Kelimeler
İÇ, İT, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇİTİLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Çitileme işine konu olmak
- "Suyu az, sabunu çok, kötü çitilenmiş, çok yıpranmış, sodası yok, rengi kaçmış diyerek daima bir kusur buluyordu."
-
[nesnesiz]
Çitileme işine konu olmak
- ÇİTİLENME
-
-
[isim]
Çitilenmek işi
-
[mecaz]
Ruh temizliği yapma, ruhu temizleme
- "… haftada bir kere de baştan başa ve umumi bir çitilenme humması çekmedikçe muaşeret edebine muhatap bile olunmaz."
-
[isim]
Çitilenmek işi
- ÇİTİLEMEK
-
-
[-i]
Kirini çıkarmak için çamaşırın iki yanını birbirine sürtmek
- "Gel beni çitile, bana vur tokaç."
-
[-i]
Kirini çıkarmak için çamaşırın iki yanını birbirine sürtmek
- ÇİTLEMBİK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Kara ağaçgillerden, düz kabuklu, kerestesi sert ve dayanıklı bir ağaç; çıtlık, menengiç, bıttım (Celtis australis)
- "Yamaca doğru başımı çevirdiğimde, rüzgârla tepeleri savrulan çitlembik ağacını gördüm."
-
Bu ağacın mercimekten büyük, yuvarlak, buruk lezzette meyvesi
- "… çitlembik yerleştirdikten sonra pistonla sert bir şekilde itince hafif bir pof sesi ile çitlembik fırlayıp giderdi."
-
[isim, bitki bilimi]
Kara ağaçgillerden, düz kabuklu, kerestesi sert ve dayanıklı bir ağaç; çıtlık, menengiç, bıttım (Celtis australis)
- ÇİTİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Çitme işine konu olmak
- "En başta Demircioğlu, arkasından Darı Değmez, velhasıl birbirine zincirle çitilmiş."
-
[nesnesiz]
Çitme işine konu olmak
- ÇİTİLEME
-
-
[isim]
Çitilemek işi
-
[isim]
Çitilemek işi
- ÇİTLEMEK
-
-
[-i]
Kabak çekirdeği, ayçiçeği, fıstık vb.nin kabuklarını çıkararak yemek
- "Bir yandan ay çekirdeği çitler, bir yandan gözlük değiştire değiştire okurdu."
-
Çitle çevirmek
- "Bahçenin kenarlarını güzelce sınırladılar; çitlediler, suladılar, taşını, otunu ayıkladılar."
-
[-i]
Kabak çekirdeği, ayçiçeği, fıstık vb.nin kabuklarını çıkararak yemek
- ÇİTİMEK
-
-
[-i]
Bakınız çitmek
- "Delikleri çitimiş amma üç tanesinden üç çivi ile eşiğe raptedilmişti."
-
[-i]
Bakınız çitmek
- ÇİTİLME
-
-
[isim]
Çitilmek işi
-
[isim]
Çitilmek işi
- ÇİTLEME
-
-
[isim]
Çitlemek işi
- "Daha sonra işletme planı ile ilgili tarlaların tanzim şekli, büyüklükleri, çitleme durumu, ikametgâh olarak kullanılacak binanın yeri ve durumu gibi hususlar incelenmelidir."
-
[isim]
Çitlemek işi
- ÇİTMEK
-
-
[-i]
Bir araya getirmek; çitilemek (II), çitimek
-
Deri, örgü veya kumaştaki deliği örerek yamamak; çitilemek, çitimek
-
Tarağın dişlerini iplikle bağlayıp sıkıştırmak
-
[-i]
Bir araya getirmek; çitilemek (II), çitimek
- ÇİTMİK
-
-
[isim, ağızlardan]
Üzüm salkımının küçük dalı
-
[mecaz]
Çok az, azıcık
- "… ortaya konan bu meseleler için kendi açısından ve kendi köşesinden bir çitmik olsun fikir vermeli…"
-
[isim, ağızlardan]
Üzüm salkımının küçük dalı
- ÇİTARİ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
İzmaritgillerden, üzerinde sarı çizgiler bulunan, en büyüğü yarım kiloyu aşmayan, kılçıklı bir balık (Boxsalpa)
-
İpek ve pamukla dokunan bir tür çizgili kumaş
- "Pencerelerdeki çitari perdelerden, köşedeki aynalı konsola kadar her şey, Hikmet'i çocukluğunun en samimi aşinaları gibi karşıladı."
-
[isim, hayvan bilimi]
İzmaritgillerden, üzerinde sarı çizgiler bulunan, en büyüğü yarım kiloyu aşmayan, kılçıklı bir balık (Boxsalpa)
- ÇİTİME
-
-
[isim]
Bakınız çitme
-
[isim]
Bakınız çitme
- ÇİTİLİ
-
-
[sıfat]
Çitilenmiş olan
- "Çarığı çitili olanlar yeni çarıklarla değiştirdi."
-
[sıfat]
Çitilenmiş olan
- ÇİTİL
-
-
[isim]
Bakınız sitil (I)
- "Elinde yemek çitili, düğün evinin kapısında dururken tüfeğin patlaması ile Mümine’nin yere düşmesi bir olur."
-
[isim]
Bakınız sitil (I)
- ÇİTME
-
-
[isim]
Çitmek işi; çitime
-
[isim]
Çitmek işi; çitime
- ÇİTEN
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çeten
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çeten
- ÇİTİ
-
-
[isim]
Çitmek işi
-
[isim]
Çitmek işi
- ÇİTA
-
Kelime Kökeni: İngilizce cheetah
-
[isim, hayvan bilimi]
Etçil memeliler sınıfının etçiller takımının kedigiller familyasından bir hayvan
- "… yavrularına avlanmayı öğretmeye çalışan bir çitanın avı yakalarken onunla âdeta oynadığını pek çok kere izlemişizdir."
-
[isim, hayvan bilimi]
Etçil memeliler sınıfının etçiller takımının kedigiller familyasından bir hayvan