İçinde çit olan 27 kelime var. İçerisinde ÇİT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında çit olan kelimeler listesine ya da sonu çit ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

KEÇİTIRNAĞI

10 Harfli Kelimeler

ÇİTİLENMEK, RESMİGEÇİT

9 Harfli Kelimeler

ÇİTİLEMEK, ÇİTİLENME, ÇİTLEMBİK, KIRKGEÇİT

8 Harfli Kelimeler

ÇİTİLEME, ÇİTİLMEK, ÇİTLEMEK, DARGEÇİT

7 Harfli Kelimeler

ÇİTİLME, ÇİTİMEK, ÇİTLEME

6 Harfli Kelimeler

ÇİTARİ, ÇİTİLİ, ÇİTİME, ÇİTMEK, ÇİTMİK

5 Harfli Kelimeler

ÇİTEN, ÇİTİL, ÇİTME, GEÇİT

4 Harfli Kelimeler

ÇİTA, ÇİTİ, İÇİT

3 Harfli Kelimeler

ÇİT

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çit Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

T Ç İ

3 Harfli Kelimeler

ÇİT

2 Harfli Kelimeler

İÇ, İT, Tİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KEÇİTIRNAĞI

  1. [isim] Üçgen biçiminde kesici ağzı olan oyma kalemi
ÇİTİLENMEK

  1. [nesnesiz] Çitileme işine konu olmak
    • "Suyu az, sabunu çok, kötü çitilenmiş, çok yıpranmış, sodası yok, rengi kaçmış diyerek daima bir kusur buluyordu." (Oktay Akbal)
RESMİGEÇİT

Kelime Kökeni: Arapça resm + Türkçe geçit

  1. [isim] Bakınız geçit töreni
    • "Eğri kılıcının kabzasına dayanmış, süvarilerin resmigeçidine bakıyor." (Falih Rıfkı Atay)
ÇİTİLENME

  1. [isim] Çitilenmek işi
  2. [mecaz] Ruh temizliği yapma, ruhu temizleme
    • "… haftada bir kere de baştan başa ve umumi bir çitilenme humması çekmedikçe muaşeret edebine muhatap bile olunmaz." (Necip Fazıl Kısakürek)
KIRKGEÇİT

  1. [isim] Üzerinden birçok kez geçilmesi gereken veya birçok geçidi bulunan ırmak
ÇİTİLEMEK

  1. [-i] Kirini çıkarmak için çamaşırın iki yanını birbirine sürtmek
    • "Gel beni çitile, bana vur tokaç." (Behçet Kemal Çağlar)
ÇİTLEMBİK

  1. [isim, bitki bilimi] Kara ağaçgillerden, düz kabuklu, kerestesi sert ve dayanıklı bir ağaç; çıtlık, menengiç, bıttım (Celtis australis)
    • "Yamaca doğru başımı çevirdiğimde, rüzgârla tepeleri savrulan çitlembik ağacını gördüm." (Özgür Akışoğlu)
  2. Bu ağacın mercimekten büyük, yuvarlak, buruk lezzette meyvesi
    • "… çitlembik yerleştirdikten sonra pistonla sert bir şekilde itince hafif bir pof sesi ile çitlembik fırlayıp giderdi." (Dündar Aytar)
ÇİTİLMEK

  1. [nesnesiz] Çitme işine konu olmak
    • "En başta Demircioğlu, arkasından Darı Değmez, velhasıl birbirine zincirle çitilmiş." (Hüseyin Bayaz)
ÇİTİLEME

  1. [isim] Çitilemek işi
ÇİTLEMEK

  1. [-i] Kabak çekirdeği, ayçiçeği, fıstık vb.nin kabuklarını çıkararak yemek
    • "Bir yandan ay çekirdeği çitler, bir yandan gözlük değiştire değiştire okurdu." (Lâtife Tekin)
  2. Çitle çevirmek
    • "Bahçenin kenarlarını güzelce sınırladılar; çitlediler, suladılar, taşını, otunu ayıkladılar." (Osman Yalçın)
DARGEÇİT

  1. [isim] Mardin iline bağlı ilçelerden biri
ÇİTİMEK

  1. [-i] Bakınız çitmek
    • "Delikleri çitimiş amma üç tanesinden üç çivi ile eşiğe raptedilmişti." (Kemal Bilbaşar)
ÇİTİLME

  1. [isim] Çitilmek işi
ÇİTLEME

  1. [isim] Çitlemek işi
    • "Daha sonra işletme planı ile ilgili tarlaların tanzim şekli, büyüklükleri, çitleme durumu, ikametgâh olarak kullanılacak binanın yeri ve durumu gibi hususlar incelenmelidir." (Ali Kurt)
ÇİTMEK

  1. [-i] Bir araya getirmek; çitilemek (II), çitimek
  2. Deri, örgü veya kumaştaki deliği örerek yamamak; çitilemek, çitimek
  3. Tarağın dişlerini iplikle bağlayıp sıkıştırmak
ÇİTMİK

  1. [isim, ağızlardan] Üzüm salkımının küçük dalı
  2. [mecaz] Çok az, azıcık
    • "… ortaya konan bu meseleler için kendi açısından ve kendi köşesinden bir çitmik olsun fikir vermeli…" (Hasan Âli Yücel)
ÇİTARİ

  1. [isim, hayvan bilimi] İzmaritgillerden, üzerinde sarı çizgiler bulunan, en büyüğü yarım kiloyu aşmayan, kılçıklı bir balık (Boxsalpa)
  2. İpek ve pamukla dokunan bir tür çizgili kumaş
    • "Pencerelerdeki çitari perdelerden, köşedeki aynalı konsola kadar her şey, Hikmet'i çocukluğunun en samimi aşinaları gibi karşıladı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
ÇİTİME

  1. [isim] Bakınız çitme
ÇİTİLİ

  1. [sıfat] Çitilenmiş olan
    • "Çarığı çitili olanlar yeni çarıklarla değiştirdi." (Mahmut Makal)
GEÇİT

  1. [isim] Geçmeye yarayan yer, geçecek yer
    • "Başka türlü düşünmek, köprüyü bırakıp çayda geçit aramaya benzer." (Tarık Buğra)
  2. [coğrafya] İki dağ arasında dar ve uzun yol; argıt, derbent
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü