Başında zor olan 33 kelime var. Zor ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde zor olan kelimeler listesine ya da sonu zor ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında zor bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ZORLAYABİLMEK
ZORLAŞTIRMAK, ZORLAYABİLME, ZORLAYICILIK
ZORLAŞTIRMA
ZORLAMASIZ, ZORUNLULUK
ZORLANMAK, ZORLAŞMAK, ZORLAYICI, ZORSUNMAK
ZORBALIK, ZORLAMAK, ZORLANIŞ, ZORLANMA, ZORLAŞMA, ZORLAYIŞ, ZORLUKLA, ZORSUNMA, ZORUNLUK
ZORBACA, ZORGULU, ZORLAMA, ZORUNLU
ZORAKİ, ZORLUK
ZORBA, ZORCA, ZORGU, ZORLA, ZORLU, ZORUN
ZOR
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ZORLAYABİLMEK
-
-
[-e, -i]
Zorlama ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Zorlamaya gücü yetmek
- "Konferansların parasını önceden vermeye beni kim zorlayabilir."
-
[-e, -i]
Zorlama ihtimali veya imkânı bulunmak
- ZORLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Zor duruma getirmek
- "Daha önce eve arabayla gelip, geceleyin -üstelik yaralı- dönmüş olması, işini daha da zorlaştırdı."
-
[-i]
Zor duruma getirmek
- ZORLAYABİLME
-
-
[isim]
Zorlayabilmek işi
-
[isim]
Zorlayabilmek işi
- ZORLAYICILIK
-
-
[isim]
Zorlayıcı olma durumu
- "Yukarıda belirttiğimiz değişme biçiminde zorlayıcılık bazen çok kapsamlı, bütünsel bir değişme şeklinde olabilir."
-
[isim]
Zorlayıcı olma durumu
- ZORLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Zorlaştırmak işi
- "Bu yaşamı zorlaştırmaya kalkışması daha da haksız olur."
-
[isim]
Zorlaştırmak işi
- ZORLAMASIZ
-
-
[sıfat]
Zorlaması olmayan, zorlamayan
- "Akıcı, zorlamasız, açık anlatımlı bir üslubu vardı."
-
[sıfat]
Zorlaması olmayan, zorlamayan
- ZORUNLULUK
-
-
[isim]
Yapmak zorunda kalma durumu; gereklilik, mecburluk, mecburiyet, mecburilik, zaruret, ıztırar, zor, zorun, zorunluk, zarurilik
- "Bu zorunluluk, başkalarınca savsaklanmış görevi yerine getirmekten doğuyor."
-
[isim]
Yapmak zorunda kalma durumu; gereklilik, mecburluk, mecburiyet, mecburilik, zaruret, ıztırar, zor, zorun, zorunluk, zarurilik
- ZORLAYICI
-
-
[sıfat]
Zorlayan; mücbir
- "Oyalanmak, avunmak ihtiyacından gelen zorlayıcı bir ruh hâletinin icabı."
-
[sıfat]
Zorlayan; mücbir
- ZORLANMAK
-
-
[-e]
Zorlama işi yapılmak
- "Oturduğu yerde uzun uzun düşünmesine rağmen karar vermekte zorlanıyordu."
-
[-e]
Zorlama işi yapılmak
- ZORLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Zor duruma gelmek; müşkülleşmek
- "Buna rağmen kendi ülkelerinde çeşitli yollardan büyük destek alan yabancı firmalarla rekabet etmek giderek zorlaştı."
-
[nesnesiz]
Zor duruma gelmek; müşkülleşmek
- ZORSUNMAK
-
-
[-i]
Yüksünmek, yapacağı işi ağır bir yük veya angarya olarak kabul etmek
- "Ben zaten zayıfım. Beybabam dedi ki zorsunuyorsan çalışma oğlum, dedi."
-
[-i]
Yüksünmek, yapacağı işi ağır bir yük veya angarya olarak kabul etmek
- ZORLANIŞ
-
-
[isim]
Zorlanmak işi
-
[isim]
Zorlanmak işi
- ZORLAŞMA
-
-
[isim]
Zorlaşmak durumu; müşkülleşme
-
[isim]
Zorlaşmak durumu; müşkülleşme
- ZORLANMA
-
-
[isim]
Zorlanmak işi
-
[isim]
Zorlanmak işi
- ZORLAYIŞ
-
-
[isim]
Zorlamak işi; cebir (I)
- "... bu zorlayış olmayınca bir yabancı kültüre emperyalist demenin bir gereği yok."
-
[isim]
Zorlamak işi; cebir (I)
- ZORLUKLA
-
-
[zarf]
Bakınız güçlükle
- "Kalabalık içinde zorlukla boş bir masa bularak oturdum."
-
[zarf]
Bakınız güçlükle
- ZORSUNMA
-
-
[isim]
Zorsunmak durumu
-
[isim]
Zorsunmak durumu
- ZORLAMAK
-
-
[-i]
Birine bir şey yaptırmak amacıyla güç kullanmak, boyun eğdirmeye çalışmak; zor kullanmak, mecbur etmek, cebretmek
- "Bir realite hissi ile değil, bir tarih hissi ile kendimizi zorluyorduk."
-
Açılması, kırılması, sökülmesi gereken şeyler için güç kullanmak
- "Gece kapıyı zorlamışlar."
-
[nesnesiz]
Üstelemek, ısrar etmek
- "Bütün köylü zorladı da bu sefer izin alabildi."
-
[mecaz]
Bakınız yüklenmek
-
[-i]
Birine bir şey yaptırmak amacıyla güç kullanmak, boyun eğdirmeye çalışmak; zor kullanmak, mecbur etmek, cebretmek
- ZORBALIK
-
-
[isim]
Zorbaca davranışta bulunma; mütegallibelik, müstebitlik, tagallüp
- "Her davranışının, her sözünün altında bir zorbalık yattığı görülür."
-
[isim]
Zorbaca davranışta bulunma; mütegallibelik, müstebitlik, tagallüp
- ZORUNLUK
-
-
[isim]
Bakınız zorunluluk
-
[toplum bilimi]
Olayların iç ve özlerindeki düzenlilik, yasaya bağlılık ve yapı gereği, belli şartlar altında ortaya çıkması kaçınılmaz olan şey
-
[toplum bilimi]
İnsanın, doğanın ve toplumun nesnel yasalarına bağımlı olması durumu
-
[isim]
Bakınız zorunluluk