Başında yakın olan 24 kelime var. Yakın ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde yakın olan kelimeler listesine ya da sonu yakın ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında yakın bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

YAKINLAŞABİLMEK

14 Harfli Kelimeler

YAKINLAŞABİLME, YAKINLAŞTIRMAK

13 Harfli Kelimeler

YAKINLAŞTIRMA

12 Harfli Kelimeler

YAKINABİLMEK

11 Harfli Kelimeler

YAKINABİLME, YAKINLAŞMAK, YAKINSAKLIK

10 Harfli Kelimeler

YAKINLAMAK, YAKINLARDA, YAKINLAŞMA, YAKINMASIZ, YAKINSAMAK

9 Harfli Kelimeler

YAKINLAMA, YAKINSAMA

8 Harfli Kelimeler

YAKINDAN, YAKINLIK, YAKINMAK, YAKINSAK

7 Harfli Kelimeler

YAKINDA, YAKINIŞ, YAKINMA, YAKINTI

5 Harfli Kelimeler

YAKIN

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Yakın Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I K N Y

5 Harfli Kelimeler

KAYIN, YAKIN, YANIK, YANKI

4 Harfli Kelimeler

AKIN, ANIK, AYIK, AYIN, AYNI, KANI, KAYI, KINA, KIYA, YAKI

3 Harfli Kelimeler

AKI, ANI, AYI, AYN, KAN, KAY, KIN, YAK, YAN

2 Harfli Kelimeler

AK, AN, AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YAKINLAŞABİLMEK

  1. [-e, nesnesiz] Yakınlaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
YAKINLAŞABİLME

  1. [isim] Yakınlaşabilmek işi
YAKINLAŞTIRMAK

  1. [-e, -i] Yakın bir duruma getirmek, yaklaştırmak
  2. [mecaz] Aralarında sıkı ilgi veya duygusal bağ oluşturmak
    • "Kadının hastalığı esnasındaki hizmetlerim bizi birbirimize yakınlaştırmıştı." (Reşat Nuri Güntekin)
YAKINLAŞTIRMA

  1. [isim] Yakınlaştırmak işi
    • "Oysa başka şartlar altında bizi birbirimize yakınlaştırması beklenen bu davranış benzerliği, sonunda yollarımızı kesinkes ayıracaktı." (Elif Şafak)
YAKINABİLMEK

  1. [nesnesiz, -den] Yakınma ihtimali veya imkânı bulunmak
YAKINLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Yakın bir duruma gelmek; yaklaşmak, yakınlamak
    • "Yer çok aşağılarda kalmış, gök yakınlaşmış gibime gelirdi." (Necati Cumalı)
  2. [-e, mecaz] Aralarındaki ilgi, sevgi daha güçlü bir duruma gelmek
    • "Doktor Hikmet'i, onlara büsbütün yakınlaşmaktan, onlarla dilediği gibi haşır neşir olmaktan menediyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
YAKINSAKLIK

  1. [isim] Yakınsak olma durumu
YAKINABİLME

  1. [isim] Yakınabilmek işi
YAKINMASIZ

  1. [zarf] Yakınmadan
    • "Tek başına, yakınmasız ayakta kalabilmiş tüm kişiler gibi örtük bir bilgelik geliştirmişti." (Erendiz Atasü)
YAKINLAŞMA

  1. [isim] Yakınlaşmak işi; yakınlama
    • "Zenginliğe doğru kendimde bir yakınlaşma duyar, elmaslı, kürklü kadınlara sokulmak isterdim." (Refik Halit Karay)
YAKINSAMAK

  1. [-i] Bir şeyin yakın zamanda olacağını düşünmek, olmasını yakın görmek
YAKINLAMAK

  1. [nesnesiz] Bakınız yakınlaşmak
    • "Bizden önce Siirt’e varacak yolcularla ve çerçilerle bizimkilere, gelmem yakınladı, diye haber yollamıştım." (Sevinç Çokum)
  2. Bakınız yaklaşmak
    • "Akşam yakınlayınca bu tarafın aydınlık sularında köprünün kimsesiz çocukları yüzerler." (Fahri Erdinç)
YAKINLARDA

  1. [zarf] Yakın yerlerde, çevrede
    • "Yakınlarda lokanta var mı?"
  2. Son zamanlarda
    • "Yakınlarda bir kitabım çıkacak; Yaşar Yaşa Gör Temaşa koydum adını." (Feridun Andaç)
YAKINSAMA

  1. [isim] Yakınsamak işi
  2. [matematik, fizik] Aradaki açıklık sonsuz küçülerek fakat kesişmeden bir noktaya, bir sınıra doğru yaklaşma
YAKINLAMA

  1. [isim] Bakınız yakınlaşma
  2. Bakınız yaklaşma
YAKINDAN

  1. [zarf] Yakın bir yerden, yakın olarak
    • "Ben Atatürk’ü yakından görmüş, sesini duymuş bir kuşaktanım." (Feridun Andaç)
  2. [mecaz] Çok dikkatli, titiz bir biçimde
    • "Atatürk, bu girişimleri yakından izliyor ve onları belli bir çerçevede toparlamayı düşünüyordu." (Emre Kongar)
YAKINSAK

  1. [sıfat, fizik] Tek bir noktaya doğru yönelen (ışın)
  2. Işıkları aynı noktaya doğru yöneltme özelliği taşıyan (mercek vb.)
  3. [matematik] Değerleri birbirine gittikçe yaklaşarak bir noktaya doğru yönelen (fonksiyon veya nicelik)
YAKINMAK

  1. [nesnesiz] Kına, yakı vb.ni vücudun bir yerine sürmek, koymak
    • "Kına yakınmak."
YAKINLIK

  1. [isim] Yakın olma durumu; mukarenet
    • "Ayrı ayrı anlıyorum da aralarında ne yakınlık var, çıkaramadım." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [mecaz] Duygusal bağ veya akrabalık ilişkisi; ahbaplık, karabet, ünsiyet
YAKINTI

  1. [isim] Yakılan bir şeyin kalıntısı
    • "Düşmanın yakıp yıktığı köylerin yakıntı ve yıkıntıları..." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. Bakınız şikâyet
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü