Sonunda unlu olan 21 kelime var. UNLU ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde unlu olan kelimeler listesine ya da başında unlu olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KARAKOYUNLU
ENDERUNLU, GİRESUNLU, KAMERUNLU
KURŞUNLU, KUSKUNLU, SAMSUNLU, YOKSUNLU
AFSUNLU, BOYUNLU, BURUNLU, EFSUNLU, FÜSUNLU, SABUNLU, SORUNLU, SÜTUNLU, YOSUNLU, ZORUNLU
ODUNLU
BUNLU
UNLU
Unlu Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
UNLU
3 Harfli Kelimeler
ULU
2 Harfli Kelimeler
UN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KARAKOYUNLU
-
-
[isim]
Iğdır iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Iğdır iline bağlı ilçelerden biri
- ENDERUNLU
-
-
[sıfat, tarih]
Enderunda eğitim görmüş olan
-
[sıfat, tarih]
Enderunda eğitim görmüş olan
- GİRESUNLU
-
-
[isim]
Giresun ilinden olan kimse
-
[isim]
Giresun ilinden olan kimse
- KAMERUNLU
-
-
[isim]
Kamerun’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Kamerun’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
- KUSKUNLU
-
-
[sıfat]
Kuskunu olan
-
[sıfat]
Kuskunu olan
- KURŞUNLU
-
-
[sıfat]
İçinde kurşun elementi bulunan
- "Kurşunlu antimon."
-
Kurşunlanmış olan
-
Kubbesi kurşunla örtülü
- "Kurşunlu cami."
-
[sıfat]
İçinde kurşun elementi bulunan
- YOKSUNLU
-
-
[sıfat]
Yokluk bildiren
-
[sıfat]
Yokluk bildiren
- SAMSUNLU
-
-
[isim]
Samsun ilinden olan kimse
-
[isim]
Samsun ilinden olan kimse
- SORUNLU
-
-
[sıfat]
Sorunu olan; meseleli, problemli
-
[sıfat]
Sorunu olan; meseleli, problemli
- AFSUNLU
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız büyülü
- "Yerli köy bu hastalık için sarı, afsunlu bir boncuk kullanır."
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız büyülü
- SABUNLU
-
-
[sıfat]
İçinde sabun eritilmiş
- "Sabunlu su."
-
Sabun sürülmüş fakat durulanmamış
- "Ruhsar Hanım, biri sabunlu, öbürü sadece ıslak iki el beziyle dönmüştü."
-
[sıfat]
İçinde sabun eritilmiş
- YOSUNLU
-
-
[sıfat]
Yosunu olan, yosunla kaplanmış olan
- "Yosunlu kavuğumla yere yaslanmış bir taş üstüne çöküyorum."
-
[sıfat]
Yosunu olan, yosunla kaplanmış olan
- SÜTUNLU
-
-
[sıfat]
Sütunu olan
- "Fakültemizin sütunlu salonu binlerce gencin yoğun duygularının, önemli anılarının mekânıdır."
-
[sıfat]
Sütunu olan
- EFSUNLU
-
-
[sıfat]
Bakınız büyülü
- "Efsunlu güzelliğiniz bu evi bir güneş gibi ışığa boğuyor."
-
[sıfat]
Bakınız büyülü
- FÜSUNLU
-
-
[sıfat]
Bakınız büyülü
- "Başında ağır ve paha biçilmez emsalsiz ve füsunlu bir taç gibi duruyordu."
-
[sıfat]
Bakınız büyülü
- BURUNLU
-
-
[sıfat]
Herhangi bir biçimde burnu olan
-
Çıkıntısı olan
-
[mecaz]
Kendini beğenmiş
-
[sıfat]
Herhangi bir biçimde burnu olan
- ZORUNLU
-
-
[sıfat]
Kesin olarak gereksinim duyulan; zaruri, mecburi, ıztırari
- "Tanzimat, gecikmiş de olsa zorunlu, kaçınılmaz bir atılımdı."
-
[felsefe]
Doğal olarak kaçınılması imkânsız olan, olumsal karşıtı
-
[sıfat]
Kesin olarak gereksinim duyulan; zaruri, mecburi, ıztırari
- BOYUNLU
-
-
[sıfat]
Boynu olan
- "Ne ince boyunlu ilaç şişesini ne kırmızı kutuyu devirdiniz."
-
[sıfat]
Boynu olan
- ODUNLU
-
-
[sıfat]
Odunu olan
-
[sıfat]
Odunu olan
- BUNLU
-
-
[sıfat]
Bakınız sıkıntılı
- "Erkenden yattığı biraz bunlu, gamlı gecelerde geniş kanepelerin üstünde uykusunu çekiyordu."
-
[sıfat]
Bakınız sıkıntılı