İçinde unluk olan 43 kelime var. İçerisinde UNLUK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında unluk olan kelimeler listesine ya da sonu unluk ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

YOĞUNLUKÖLÇER

12 Harfli Kelimeler

BUKALEMUNLUK

11 Harfli Kelimeler

MEMNUNLUKLA, SAFDERUNLUK

10 Harfli Kelimeler

ÇOĞUNLUKLA, FİRAVUNLUK, YOĞUNLUKLU

9 Harfli Kelimeler

BOZGUNLUK, BUNGUNLUK, COŞKUNLUK, DOLGUNLUK, DOYGUNLUK, DURGUNLUK, DUYGUNLUK, MAHZUNLUK, MAYMUNLUK, MECNUNLUK, MEFTUNLUK, MEMNUNLUK, SOLGUNLUK, SUSKUNLUK, TUTKUNLUK, VURGUNLUK, YOKSUNLUK, YORGUNLUK

8 Harfli Kelimeler

BOYUNLUK, BURUNLUK, ÇOĞUNLUK, KULUNLUK, MACUNLUK, MELUNLUK, OLGUNLUK, ONGUNLUK, SABUNLUK, UYGUNLUK, YOĞUNLUK, ZEBUNLUK, ZORUNLUK

7 Harfli Kelimeler

ODUNLUK, OYUNLUK, UZUNLUK

6 Harfli Kelimeler

BUNLUK

5 Harfli Kelimeler

UNLUK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Unluk Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

K L N U U

5 Harfli Kelimeler

KULUN, UNLUK

4 Harfli Kelimeler

KULU, UNLU

3 Harfli Kelimeler

KUL, ULU

2 Harfli Kelimeler

UN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YOĞUNLUKÖLÇER

  1. [isim, fizik] Sıvıların özgül ağırlığını ölçen araç; dansimetre
BUKALEMUNLUK

  1. [isim] Bukalemun olma durumu
    • "Sesimi ya da kalemimi bir başkasının ileti aktarımının hizmetine sunmak yani hep bir başkasının yerine geçmek, kendimi onun yerine koymak, onun ağzından konuşmak bir tür bukalemunluk." (Yiğit Bener)
MEMNUNLUKLA

  1. [zarf] Bakınız memnuniyetle
    • "... kazandıkları bu mükâfatların şaşaası içinde memnunlukla tebessüm eden ve atilerine emniyetle bakan çocukların bizzat kendilerine benzerdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
SAFDERUNLUK

  1. [isim] Bakınız saflık
    • "Daha ziyade safderunluğuyla şaşırtan ve boşa giden bu açık inkâr, Orhan Veli’nin birbiri ardınca yazdığı birkaç manzumede hayatın bütün şekillerine doğru genişler." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
ÇOĞUNLUKLA

  1. [zarf] Çoğunluğa dayanılarak; ekseriyetle
    • "... cemiyet, bütün ülkeye kök salmış durumundan faydalanarak Meşrutiyet’in ilk genel seçimlerini (1908) ezici bir çoğunlukla kazanmıştır." (Tarık Zafer Tunaya)
  2. Bakınız genellikle
    • "Bize gelecek konuk, çoğunlukla annemle babamın arkadaşlarıydı." (Ayla Kutlu)
YOĞUNLUKLU

  1. [sıfat] Yoğunluğu olan
    • "Bölge, Özbekistan için, Özbek yoğunluklu nüfus nedeniyle diğer Orta Asya ülkelerine bir atlama taşı olabilecek niteliktedir." (Halûk Alkan)
FİRAVUNLUK

  1. [isim] Firavun olma durumu
  2. Firavunun görevi
  3. [mecaz] Kibirli, suratsız ve kötü yürekli kimse olma durumu
DOLGUNLUK

  1. [isim] Dolgun olma durumu
MEMNUNLUK

  1. [isim] Kıvanma, kıvanç
    • "Büyük bir memnunlukla yapıştım kazmanın sapına." (Nâzım Hikmet)
DUYGUNLUK

  1. [isim] Bakınız duyarlılık
VURGUNLUK

  1. [isim] Vurgun olma, gönül kaptırma durumu
BUNGUNLUK

  1. [isim] Bakınız sıkıntı
    • "Büyük bir göç öncesi temizliğinde bulunacakken yüreğime bungunluk veren şey bu düşüncelerden kaynaklanıyor." (Adalet Ağaoğlu)
BOZGUNLUK

  1. [isim] Bakınız bozgun
    • "Bozgunluk muhtelif yerlerde hep aynı şekilde bir buhran gibi görünür." (Mahmut Şevket Paşa)
  2. Bozgun olanın durumu
TUTKUNLUK

  1. [isim] Tutkun olma durumu; meftuniyet, meftunluk
    • "Ama tutkunluklarımız yapraklara benzer, en hafif bir rüzgâr altüst edebilir onları." (Cemil Meriç)
SOLGUNLUK

  1. [isim] Solgun olma durumu
MECNUNLUK

  1. [isim] Mecnun olma durumu
YOKSUNLUK

  1. [isim] Yoksun olma durumu; mahrumluk, mahrumiyet
    • "Türlü yoksunluk içinde küflen küflen ve bir kere olsun ağzını açıp da bir yakınmada, bir sızlanmada bulunmaya cesaret edemez." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
SUSKUNLUK

  1. [isim] Suskun olma durumu; sükûtilik
    • "Neden suskunluğu ağır bir tehditle yüklü, belli değil." (Attilâ İlhan)
YORGUNLUK

  1. [isim] Çalışma vb. sebeplerle bireyin ruh ve beden etkinlikleri açısından verimlilik düzeyinin azalması
    • "Yorgunluktan ikimiz de pelteye döndük." (Sermet Muhtar Alus)
DURGUNLUK

  1. [isim] Durgun olma durumu; duraklık, nekahet
    • "Bana göre ölümün en büyük vasfı durgunluk, hareketsizliktir." (Nâzım Hikmet)
  2. [ekonomi] Alışverişin azlığı vb. nedenlerle piyasanın durgun olması; resesyon
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü