Başında tutuş olan 13 kelime var. Tutuş ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tutuş olan kelimeler listesine ya da sonu tutuş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında tutuş bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
TUTUŞTURABİLMEK, TUTUŞTURUVERMEK
TUTUŞTURABİLME, TUTUŞTURUVERME
TUTUŞABİLMEK, TUTUŞUVERMEK
TUTUŞABİLME, TUTUŞTURMAK, TUTUŞUVERME
TUTUŞTURMA
TUTUŞMAK
TUTUŞMA
TUTUŞ
Tutuş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
TUTUŞ
4 Harfli Kelimeler
TUTU
3 Harfli Kelimeler
ŞUT, TUŞ, TUT
2 Harfli Kelimeler
ŞU, TU, UT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TUTUŞTURABİLMEK
-
-
[-i]
Tutuşturma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "İçindeki aşağılık kompleksinin fitilini tutuşturabilirim tipimle."
-
Tutuşturma gücü bulunmak
- "Üfleyerek demir ocaklarının ateşini tutuşturabilir, sözcükleri birer aleve dönüştürebilir, isterse ve yürekliyse eğer..."
-
[-i]
Tutuşturma ihtimali veya imkânı bulunmak
- TUTUŞTURUVERMEK
-
-
[-i]
Çabucak tutuşturmak
-
[-i]
Çabucak tutuşturmak
- TUTUŞTURUVERME
-
-
[isim]
Tutuşturuvermek işi
-
[isim]
Tutuşturuvermek işi
- TUTUŞTURABİLME
-
-
[isim]
Tutuşturabilmek işi
-
[isim]
Tutuşturabilmek işi
- TUTUŞUVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Çabucak tutuşmak
- "Dertli gönlündeki aşk ateşinden haberdar etmek için bir mektup yazmaya kalksa, ateşe dayanabilen semenderin kanadından ürettiği kâğıt bile hasret sözcüklerine dayanamayıp tutuşuverir."
-
[nesnesiz]
Çabucak tutuşmak
- TUTUŞABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Tutuşma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Büyük anıtlar bakımsızlıktan yıkılabilir, ormanlar tutuşabilir."
-
[nesnesiz]
Tutuşma ihtimali veya imkânı bulunmak
- TUTUŞTURMAK
-
-
[-i]
Tutuşmalarını veya tutuşmasını sağlamak
- "Mutfakta maltız zaten yanmaktadır, anne iki gözlü ocağı da tutuşturuyor."
-
[-e, -i]
Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek; sıkıştırmak
- "Kadın mutfaktan alıp geldiği fileyi erkeğin eline tutuşturdu."
-
[-de, mecaz]
Coşturmak, çok heyecanlandırmak
- "Saz sesleri ... eski hislerimizin küllerini savurur, gizli ateşlerini üfler ve içimizde tekrar tutuştururdu."
-
[-i]
Tutuşmalarını veya tutuşmasını sağlamak
- TUTUŞABİLME
-
-
[isim]
Tutuşabilmek işi
-
[isim]
Tutuşabilmek işi
- TUTUŞUVERME
-
-
[isim]
Tutuşuvermek işi
-
[isim]
Tutuşuvermek işi
- TUTUŞTURMA
-
-
[isim]
Tutuşturmak işi
-
[isim]
Tutuşturmak işi
- TUTUŞMAK
-
-
[-e]
Birbirini tutmak, birbirine ilişip dokunmak
- "İşlerini bitirdikten sonra kerevette oturur, el ele tutuşur, göz göze dalar, Tanrının verdiklerine, kendilerini birleştirmiş olmasına şükrediyorlardı."
-
Bir işe başlamak, girişmek
- "İki ordu bir harbe daha tutuştular."
-
[nesnesiz]
Yanmaya başlamak, ateş almak
- "Bu fenerleri birbirine bağlayan çiçekli askılardaki küçük lambalar tutuştu."
-
[nesnesiz]
Kızarmak, kızıllaşmak
- "Karşı dağlarda tutuşmuş gibi gül bahçeleri / Koyu bir kırmızılık gökten ayırmada yeri"
-
[nesnesiz, mecaz]
Bakınız telaşlanmak
-
[mecaz]
Alev almış olmak, yanmaya başlamak; alışmak
-
[-e]
Birbirini tutmak, birbirine ilişip dokunmak
- TUTUŞMA
-
-
[isim]
Tutuşmak işi
-
[isim]
Tutuşmak işi
- TUTUŞ
-
-
[isim]
Tutmak işi
-
[isim]
Tutmak işi