İçinde tutuş olan 13 kelime var. İçerisinde TUTUŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tutuş olan kelimeler listesine ya da sonu tutuş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

TUTUŞTURABİLMEK, TUTUŞTURUVERMEK

14 Harfli Kelimeler

TUTUŞTURABİLME, TUTUŞTURUVERME

12 Harfli Kelimeler

TUTUŞABİLMEK, TUTUŞUVERMEK

11 Harfli Kelimeler

TUTUŞABİLME, TUTUŞTURMAK, TUTUŞUVERME

10 Harfli Kelimeler

TUTUŞTURMA

8 Harfli Kelimeler

TUTUŞMAK

7 Harfli Kelimeler

TUTUŞMA

5 Harfli Kelimeler

TUTUŞ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tutuş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

T T U U Ş

5 Harfli Kelimeler

TUTUŞ

4 Harfli Kelimeler

TUTU

3 Harfli Kelimeler

ŞUT, TUŞ, TUT

2 Harfli Kelimeler

ŞU, TU, UT

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TUTUŞTURABİLMEK

  1. [-i] Tutuşturma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "İçindeki aşağılık kompleksinin fitilini tutuşturabilirim tipimle." (Elif Şafak)
  2. Tutuşturma gücü bulunmak
    • "Üfleyerek demir ocaklarının ateşini tutuşturabilir, sözcükleri birer aleve dönüştürebilir, isterse ve yürekliyse eğer..." (Osman Şahin)
TUTUŞTURUVERMEK

  1. [-i] Çabucak tutuşturmak
TUTUŞTURUVERME

  1. [isim] Tutuşturuvermek işi
TUTUŞTURABİLME

  1. [isim] Tutuşturabilmek işi
TUTUŞUVERMEK

  1. [nesnesiz] Çabucak tutuşmak
    • "Dertli gönlündeki aşk ateşinden haberdar etmek için bir mektup yazmaya kalksa, ateşe dayanabilen semenderin kanadından ürettiği kâğıt bile hasret sözcüklerine dayanamayıp tutuşuverir." (Ömür Ceylan)
TUTUŞABİLMEK

  1. [nesnesiz] Tutuşma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Büyük anıtlar bakımsızlıktan yıkılabilir, ormanlar tutuşabilir." (Nâzım Hikmet)
TUTUŞTURMAK

  1. [-i] Tutuşmalarını veya tutuşmasını sağlamak
    • "Mutfakta maltız zaten yanmaktadır, anne iki gözlü ocağı da tutuşturuyor." (Tarık Buğra)
  2. [-e, -i] Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek; sıkıştırmak
    • "Kadın mutfaktan alıp geldiği fileyi erkeğin eline tutuşturdu." (Necati Cumalı)
  3. [-de, mecaz] Coşturmak, çok heyecanlandırmak
    • "Saz sesleri ... eski hislerimizin küllerini savurur, gizli ateşlerini üfler ve içimizde tekrar tutuştururdu." (Abdülhak Şinasi Hisar)
TUTUŞABİLME

  1. [isim] Tutuşabilmek işi
TUTUŞUVERME

  1. [isim] Tutuşuvermek işi
TUTUŞTURMA

  1. [isim] Tutuşturmak işi
TUTUŞMAK

  1. [-e] Birbirini tutmak, birbirine ilişip dokunmak
    • "İşlerini bitirdikten sonra kerevette oturur, el ele tutuşur, göz göze dalar, Tanrının verdiklerine, kendilerini birleştirmiş olmasına şükrediyorlardı." (Cengiz Dağcı)
  2. Bir işe başlamak, girişmek
    • "İki ordu bir harbe daha tutuştular." (Falih Rıfkı Atay)
  3. [nesnesiz] Yanmaya başlamak, ateş almak
    • "Bu fenerleri birbirine bağlayan çiçekli askılardaki küçük lambalar tutuştu." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  4. [nesnesiz] Kızarmak, kızıllaşmak
    • "Karşı dağlarda tutuşmuş gibi gül bahçeleri / Koyu bir kırmızılık gökten ayırmada yeri" (Yahya Kemal Beyatlı)
  5. [nesnesiz, mecaz] Bakınız telaşlanmak
  6. [mecaz] Alev almış olmak, yanmaya başlamak; alışmak
TUTUŞMA

  1. [isim] Tutuşmak işi
TUTUŞ

  1. [isim] Tutmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü