Sonunda tu olan 51 kelime var. TU ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde tu olan kelimeler listesine ya da başında tu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

HÜSNÜKURUNTU

8 Harfli Kelimeler

BUYRULTU, CUMBURTU, DOĞRULTU, KARAKUTU, PASPARTU, SAVRUNTU, SEMİZOTU, SIÇANOTU, UÇTUUÇTU

7 Harfli Kelimeler

ADAMOTU, AĞIZOTU, BOĞUNTU, BOZUNTU, BULUNTU, BURUNTU, COŞUNTU, DEREOTU, DUYULTU, FOKURTU, FOSURTU, GURULTU, HOMURTU, HORULTU, KOPUNTU, KOŞUNTU, KOVUNTU, KOYUNTU, KURUNTU, KUSUNTU, SONURTU, SOYUNTU, TOKURTU, TOZUNTU, VURUNTU

6 Harfli Kelimeler

AVUNTU, OKUNTU, OYUNTU, UĞULTU, UYUNTU

5 Harfli Kelimeler

KUYTU, MAKTU, MUŞTU, PEŞTU, TORTU, YONTU, YORTU

4 Harfli Kelimeler

KUTU, OLTU, TUTU

2 Harfli Kelimeler

TU


Kelime bulma makinesi

T U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

TU, UT

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HÜSNÜKURUNTU

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Herhangi bir durumu safça kendinden yana iyiye yorma
    • "O senin hüsnükuruntun."

SAVRUNTU

  1. [isim] Savrulurken dökülen kırıntı

DOĞRULTU

  1. [isim] Yön, istikamet
    • "Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda ... devletin gözetim ve denetimi altında yapılır." (Anayasa)
  2. Tutulan, izlenen yol
  3. Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum
    • "Düz gittiği veya geldiği düşünülen bir okun uzayda kalan izi, okun doğrultusunu gösterir."
  4. Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet

BUYRULTU

  1. [isim] Sadrazam, vezir, beylerbeyi vb. yüksek devlet görevlileri tarafından yazılan buyruk

UÇTUUÇTU

  1. [isim] Birkaç kişi arasında oynanan ve uçmayan şeyleri de uçar gibi göstererek şaşırtma temeline dayanan bir çocuk oyunu

SEMİZOTU

  1. [isim] Semizotugillerden, etli ve mayhoş yaprakları sebze olarak yenilen otsu bir bitki (Portulaca oleracea)

KARAKUTU

  1. [isim] Uçaklarda pilotların konuşmalarını ve kuleden gelen mesajları alıp saklayan araç

PASPARTU

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Aynı boyda baskı, desen ve fotoğrafların yerleştirildiği karton çerçeve

SIÇANOTU

  1. [isim] Arsenik

CUMBURTU

  1. [isim] Suya düşen ağır bir cismin veya çalkalanan suyun çıkardığı ses

AĞIZOTU

  1. [isim] Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde

FOKURTU

  1. [isim] Sıvılar fokurdarken çıkan ses

BURUNTU

  1. [isim] Buru, sancı, bağırsak bozukluğu
    • "Sus! Buruntu geçiriyorum, azıcık kıpırdansam falya." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

KURUNTU

  1. [isim] Yanlış ve yersiz düşünce, evham
    • "Evlenmek kuruntusu ile satılmaya giden iki mahalle kızı sol tarafta." (Aka Gündüz)
  2. Bir konuyla ilgili kötü ihtimalleri akla getirip tasalanma, işkil, evham, vesvese
    • "Sözü dinlenmeyen bir siyasi liderin kuruntusu seziliyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Olmayacak bir şeyin olacağını sanma, vehim
    • "Bu davranış yersiz kuruntuların tam bir panzehridir." (Haldun Taner)

KOYUNTU

  1. [isim] Sıkıntı, üzüntü, keder
  2. Sopa, baston koymaya yarayan yer
    • "Köroğlu azdıkça azar ve sonunda koyuntulardan birinin arkasına dayadığı bekçi sopası gibi bastonunu alırdı." (Reşat Nuri Güntekin)

FOSURTU

  1. [isim] Sigara fosur fosur içilirken çıkarılan ses

ADAMOTU

  1. [isim] Patlıcangillerden, geniş yapraklı, kötü kokulu bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis)

BOZUNTU

  1. [isim] Bozulmuş bir şeyin kalan bölümleri, döküntü
    • "Bozuntuya vermedim, yürüdüm, yanına gittim." (Ömer Seyfettin)
  2. Kendinde bulunması gereken nitelikleri taşımayan kimse veya şey
    • "Taklit mal çıkaran fabrikalar, Hollywood bozuntusu şehirler istemeyiz." (Orhan Seyfi Orhon)
  3. Şaşkınlığa düşme

KUSUNTU

  1. [isim] Kusmuk

HORULTU

  1. [isim] Horlama sesi
    • "Biraz sonra biri ince, öteki kalın, iki horultu odayı kapladı." (Memduh Şevket Esendal)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü