Sonunda tu olan 7 harfli 27 kelime var. TU ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde tu olan kelimeler listesine ya da başında tu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

T U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

TU, UT

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HORULTU

  1. [isim] Horlama sesi
    • "Biraz sonra biri ince, öteki kalın, iki horultu odayı kapladı." (Memduh Şevket Esendal)

FOSURTU

  1. [isim] Sigara fosur fosur içilirken çıkarılan ses

SOYUNTU

  1. [isim] Soyulup atılan şey
  2. [sıfat] Bir yer soyularak alınan
    • "Soyuntu eşya."

ADAMOTU

  1. [isim] Patlıcangillerden, geniş yapraklı, kötü kokulu bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis)

KUSUNTU

  1. [isim] Kusmuk

DUYULTU

  1. [isim] Şayia

BULUNTU

  1. [isim] Kazı veya araştırmalarla ortaya çıkarılmış olan, bazen de rast gelinerek bulunan eski çağlardan kalma eşya
  2. Sokakta bulunup alınan çocuk
  3. Herhangi bir yerde bulunup gerçekten veya hükmen sahibi bulunmayan mal

GURULTU

  1. [isim] Guruldama sesi
    • "Bunlar nargile seslerinin gurultusu arasında derin uykulara dalar." (Salâh Birsel)

ÇÖREOTU
...
SONURTU

  1. [isim] Birbirine bağlı iki önermeden ikincisi
    • "Duman çıkmıyorsa ateş vardır sözünde "ateş vardır" önermesi bir sonurtudur."

BOZUNTU

  1. [isim] Bozulmuş bir şeyin kalan bölümleri, döküntü
    • "Bozuntuya vermedim, yürüdüm, yanına gittim." (Ömer Seyfettin)
  2. Kendinde bulunması gereken nitelikleri taşımayan kimse veya şey
    • "Taklit mal çıkaran fabrikalar, Hollywood bozuntusu şehirler istemeyiz." (Orhan Seyfi Orhon)
  3. Şaşkınlığa düşme

VANUATU
...
KURUNTU

  1. [isim] Yanlış ve yersiz düşünce, evham
    • "Evlenmek kuruntusu ile satılmaya giden iki mahalle kızı sol tarafta." (Aka Gündüz)
  2. Bir konuyla ilgili kötü ihtimalleri akla getirip tasalanma, işkil, evham, vesvese
    • "Sözü dinlenmeyen bir siyasi liderin kuruntusu seziliyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Olmayacak bir şeyin olacağını sanma, vehim
    • "Bu davranış yersiz kuruntuların tam bir panzehridir." (Haldun Taner)

KOŞUNTU

  1. [isim] Bir adamın yanında bulunanlar, yardakçılar, tayfa

BURUNTU

  1. [isim] Buru, sancı, bağırsak bozukluğu
    • "Sus! Buruntu geçiriyorum, azıcık kıpırdansam falya." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

KOVUNTU

  1. [isim] Kovulmuş kimse

COŞUNTU

  1. [isim] Coşku, heyecanlı davranış

KOPUNTU

  1. [isim] Kopmuş parça
  2. Diaspora

BOĞUNTU

  1. [isim] Zor soluk alma
  2. Sıkıntı
    • "Sen hiçbir zaman bilmeyeceksin bu korkunç boğuntuyu, bu çaresizliği." (Nazlı Eray)
  3. Bir şeyi değerinden çok yükseğe satma işi, vurgunculuk, ihtikâr
    • "Boğuntuya biterim, Mustafa kardeşim." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

TOZUNTU

  1. [isim] Tozumakla havaya kalkıp uçan tozlar

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü