Başında tepe olan 21 kelime var. Tepe ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde tepe olan kelimeler listesine ya da sonu tepe ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında tepe bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
TEPELEMESİNE
TEPEBİLMEK, TEPEGÖZLER, TEPELENMEK, TEPELETMEK, TEPETAKLAK
TEPEBİLME, TEPELEMEK, TEPELENME, TEPELETME, TEPELİKLİ, TEPETAKLA
TEPEBAŞI, TEPELEME, TEPEÜSTÜ
TEPECİK, TEPEGÖZ, TEPELİK, TEPESİZ
TEPELİ
TEPE
E E P T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
TEPE
3 Harfli Kelimeler
EPE, PET
2 Harfli Kelimeler
ET, PE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TEPELEMESİNE
-
-
[zarf]
Tepesine kadar
- "Testiyi dizine dayayıp eğdi, maşrapayı tepelemesine doldurdu." (Muzaffer Buukçu)
-
[zarf]
Tepesine kadar
- TEPELETMEK
-
-
[-i]
Tepeleme işini yaptırmak
-
[-i]
Tepeleme işini yaptırmak
- TEPELENMEK
-
-
[nsz]
Tepeleme işi yapılmak
-
[nsz]
Tepeleme işi yapılmak
- TEPEGÖZLER
-
-
[isim]
Birçok türü, önemli solucan türlerine ara konakçılık eden, duyargaları tek kollu, beşinci çift ayakları körelmiş kabuklular familyası
-
[isim]
Birçok türü, önemli solucan türlerine ara konakçılık eden, duyargaları tek kollu, beşinci çift ayakları körelmiş kabuklular familyası
- TEPETAKLAK
- ...
- TEPEBİLMEK
- ...
- TEPELETME
-
-
[isim]
Tepeletmek işi
-
[isim]
Tepeletmek işi
- TEPELENME
-
-
[isim]
Tepelenmek işi
-
[isim]
Tepelenmek işi
- TEPELEMEK
-
-
[-i]
Ayakları altında ezmek
-
Bozguna uğratmak, hırpalamak
- "Sen ona ilişirsen ben de seni tepelerim." (Burhan Felek)
-
Kıyasıya dövmek
-
[-i]
Ayakları altında ezmek
- TEPETAKLA
-
-
[zarf]
Başı aşağı gelecek biçimde, tepesi üstü
-
[zarf]
Başı aşağı gelecek biçimde, tepesi üstü
- TEPELİKLİ
- ...
- TEPEBİLME
- ...
- TEPELEME
-
-
[isim]
Tepelemek işi
- "Ertesi gün öğle vakti, Menderes köprüsündeki köpekleri tepelemeye ant içtik." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
İyice doldurulmuş, taşacak kadar dolu olan
- "Ortaya konmuş tepeleme dolu sarı mangalın çevresine..." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[zarf]
Tepe biçimi verecek veya kenarlarından taşacak kadar
- "İşte Ruhsar! Orada tepeleme yığılmış kitapların yanı başında duruyor." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Tepelemek işi
- TEPEBAŞI
-
-
[isim]
Siyah pullarla işlenmiş kumaş veya giysi
-
[isim]
Siyah pullarla işlenmiş kumaş veya giysi
- TEPEÜSTÜ
-
-
[zarf]
Baş aşağı
-
[zarf]
Baş aşağı
- TEPEGÖZ
-
-
[isim]
Derslerde, konferanslarda asetat üzerine yazılan yazıyı veya grafiği kuvvetli bir ışık kaynağı aracılığıyla perdeye yansıtan optik araç
-
[sıfat]
Dar alınlı, gözleri saçlarının bittiği yere çok yakın görünen (kimse)
-
[sıfat]
Dikkatsizce, sağa sola çarparak yürüyen (kimse)
-
Medine kurdunun ara konakçısı, tepegözlerin örnek türü olan küçük kabuklu (Cyclops strenuus)
-
[isim]
Derslerde, konferanslarda asetat üzerine yazılan yazıyı veya grafiği kuvvetli bir ışık kaynağı aracılığıyla perdeye yansıtan optik araç
- TEPESİZ
-
-
[sıfat]
Tepesi olmayan
-
[sıfat]
Tepesi olmayan
- TEPECİK
-
-
[isim]
Yerden yükseklikleri çok az olan tepeler
-
Çiçek tozunun konmasına yarayan, çiçeklerde dişi organların ucu
-
[isim]
Yerden yükseklikleri çok az olan tepeler
- TEPELİK
-
-
Tepesi çok olan (yer)
-
[isim]
Anadolu'da köylü kadınların kullandıkları, altın ve gümüş paralarla, bazı değerli taşlarla süslü başlık
-
[isim]
Bir yapının veya bir mobilyanın en yukarısına süs olarak yapılan bölüm
-
Tepesi çok olan (yer)
- TEPELİ
-
-
[sıfat]
Tepesi olan
- "Tepeli arazi."
-
Başında sorguç, hotoz vb. bir süs bulunan (kuş)
- "Tepeli tavuk."
-
[sıfat]
Tepesi olan