Başında telaş olan 11 kelime var. Telaş ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde telaş olan kelimeler listesine ya da sonu telaş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında telaş bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
TELAŞLANDIRMAK
TELAŞLANDIRMA
TELAŞLANMAK, TELAŞSIZLIK
TELAŞLANIŞ, TELAŞLANMA, TELAŞLILIK
TELAŞSIZ
TELAŞLI
TELAŞE
TELAŞ
Telaş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
TELAŞ
4 Harfli Kelimeler
ALET, ATEL, ATEŞ, LAŞE, ŞALE, ŞALT, TELA
3 Harfli Kelimeler
ALT, ATE, ELA, LEŞ, ŞAL, ŞAT, ŞET, TAL, TAŞ, TEL
2 Harfli Kelimeler
AL, AŞ, AT, EL, EŞ, ET, LA, LE, ŞE, TA, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TELAŞLANDIRMAK
-
-
[-i]
Telaşlanmasına sebep olmak
-
[-i]
Telaşlanmasına sebep olmak
- TELAŞLANDIRMA
-
-
[isim]
Telaşlandırmak işi
- "Cahil bekçinin ... beni telaşlandırmasına rağmen yaralar da ehemmiyetli değil."
-
[isim]
Telaşlandırmak işi
- TELAŞSIZLIK
-
-
[isim]
Telaşsız olma durumu
-
[isim]
Telaşsız olma durumu
- TELAŞLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Sıkıntı duyarak acele etmek, endişelenmek; tutuşmak, telaş etmek
- "Bazen lüzumundan fazla telaşlandığı olurdu."
-
[nesnesiz]
Sıkıntı duyarak acele etmek, endişelenmek; tutuşmak, telaş etmek
- TELAŞLANIŞ
-
-
[isim]
Telaşlanmak işi
-
[isim]
Telaşlanmak işi
- TELAŞLILIK
-
-
[isim]
Telaşlı olma durumu
-
[isim]
Telaşlı olma durumu
- TELAŞLANMA
-
-
[isim]
Telaşlanmak işi
- "Fakat gördüğü şey, kederini filan unutup enikonu telaşlanmasına sebep oldu."
-
[isim]
Telaşlanmak işi
- TELAŞSIZ
-
-
[sıfat]
Bakınız soğukkanlı
- "Sonra telaşsız, emin adımlarla sinemaya doğru yürüdü."
-
[zarf]
Soğukkanlılıkla, şaşırmadan, telaş etmeden
- "Bu ikramın sebebini anlamak için telaşsız bekledi."
-
[sıfat]
Bakınız soğukkanlı
- TELAŞLI
-
-
[sıfat]
Telaş eden, telaşa düşen; pürtelaş
- "O akşam yine aynı telaşlı ses beni merdiven başında durdurdu."
-
Bakınız aceleci
- "Onun telaşlı adımlarla binadan çıkıp karşıdaki adliyeye girdiğini gördüler."
-
[sıfat]
Telaş eden, telaşa düşen; pürtelaş
- TELAŞE
-
Kelime Kökeni: Arapça telāşī
-
[isim]
Bakınız telaş
- "Şimdi telaşem biraz azalsın da getireceğim zaten."
-
[isim]
Bakınız telaş
- TELAŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça telāşī
-
[isim]
Herhangi bir sebeple acelecilik; telaşe
- "Atatürk'ün gelişini göremedik ama koridordaki telaştan meseleyi anladık."
-
Kaygı, tasa, sıkıntı
- "Ben geçerken onun telaşı, sizi dürtmesi gözümden kaçmadı."
-
Şaşkınlıktan doğan karışıklık, kargaşa
- "Herkes yağmur telaşı içindeydi. Islanmış, çamurlanmış, dört bir yanımdan geçiyorlardı."
-
[isim]
Herhangi bir sebeple acelecilik; telaşe