İçinde telaş olan 12 kelime var. İçerisinde TELAŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında telaş olan kelimeler listesine ya da sonu telaş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

TELAŞLANDIRMAK

13 Harfli Kelimeler

TELAŞLANDIRMA

11 Harfli Kelimeler

TELAŞLANMAK, TELAŞSIZLIK

10 Harfli Kelimeler

TELAŞLANIŞ, TELAŞLANMA, TELAŞLILIK

8 Harfli Kelimeler

PÜRTELAŞ, TELAŞSIZ

7 Harfli Kelimeler

TELAŞLI

6 Harfli Kelimeler

TELAŞE

5 Harfli Kelimeler

TELAŞ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Telaş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A E L T Ş

5 Harfli Kelimeler

TELAŞ

4 Harfli Kelimeler

ALET, ATEL, ATEŞ, LAŞE, ŞALE, ŞALT, TELA

3 Harfli Kelimeler

ALT, ATE, ELA, LEŞ, ŞAL, ŞAT, ŞET, TAL, TAŞ, TEL

2 Harfli Kelimeler

AL, AŞ, AT, EL, EŞ, ET, LA, LE, ŞE, TA, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TELAŞLANDIRMAK

  1. [-i] Telaşlanmasına sebep olmak
TELAŞLANDIRMA

  1. [isim] Telaşlandırmak işi
    • "Cahil bekçinin ... beni telaşlandırmasına rağmen yaralar da ehemmiyetli değil." (Reşat Nuri Güntekin)
TELAŞSIZLIK

  1. [isim] Telaşsız olma durumu
TELAŞLANMAK

  1. [nesnesiz] Sıkıntı duyarak acele etmek, endişelenmek; tutuşmak, telaş etmek
    • "Bazen lüzumundan fazla telaşlandığı olurdu." (Nâzım Hikmet)
TELAŞLANIŞ

  1. [isim] Telaşlanmak işi
TELAŞLILIK

  1. [isim] Telaşlı olma durumu
TELAŞLANMA

  1. [isim] Telaşlanmak işi
    • "Fakat gördüğü şey, kederini filan unutup enikonu telaşlanmasına sebep oldu." (Elif Şafak)
TELAŞSIZ

  1. [sıfat] Bakınız soğukkanlı
    • "Sonra telaşsız, emin adımlarla sinemaya doğru yürüdü." (Haldun Taner)
  2. [zarf] Soğukkanlılıkla, şaşırmadan, telaş etmeden
    • "Bu ikramın sebebini anlamak için telaşsız bekledi." (Nâzım Hikmet)
PÜRTELAŞ

Kelime Kökeni: Farsça pur + Arapça telāş

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız telaşlı
  2. [zarf] Telaşlı olarak
    • "Gırtlağımı yırtarcasına haykırırken odaya efendim pürtelaş girdi." (Refik Halit Karay)
TELAŞLI

  1. [sıfat] Telaş eden, telaşa düşen; pürtelaş
    • "O akşam yine aynı telaşlı ses beni merdiven başında durdurdu." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Bakınız aceleci
    • "Onun telaşlı adımlarla binadan çıkıp karşıdaki adliyeye girdiğini gördüler." (Reşat Enis Aygen)
TELAŞE

Kelime Kökeni: Arapça telāşī

  1. [isim] Bakınız telaş
    • "Şimdi telaşem biraz azalsın da getireceğim zaten." (Adalet Ağaoğlu)
TELAŞ

Kelime Kökeni: Arapça telāşī

  1. [isim] Herhangi bir sebeple acelecilik; telaşe
    • "Atatürk'ün gelişini göremedik ama koridordaki telaştan meseleyi anladık." (Haldun Taner)
  2. Kaygı, tasa, sıkıntı
    • "Ben geçerken onun telaşı, sizi dürtmesi gözümden kaçmadı." (Halide Edip Adıvar)
  3. Şaşkınlıktan doğan karışıklık, kargaşa
    • "Herkes yağmur telaşı içindeydi. Islanmış, çamurlanmış, dört bir yanımdan geçiyorlardı." (Nezihe Meriç)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü