Başında taşım olan 8 kelime var. Taşım ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde taşım olan kelimeler listesine ya da sonu taşım ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında taşım bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
TAŞIMACILIK
TAŞIMALIK
TAŞIMACI, TAŞIMLIK
TAŞIMAK, TAŞIMSI
TAŞIMA
TAŞIM
Taşım Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
TAŞIM
4 Harfli Kelimeler
AŞIM, AŞIT, ATIM, ATIŞ
3 Harfli Kelimeler
AŞI, MAŞ, MAT, ŞAM, ŞAT, TAM, TAŞ
2 Harfli Kelimeler
AM, AŞ, AT, MA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TAŞIMACILIK
-
-
[isim]
İnsan, mal vb.nin çeşitli araçlarla bir yerden bir yere taşınması işi; nakliyatçılık, nakliyecilik, nakliyat, transport
-
[isim]
İnsan, mal vb.nin çeşitli araçlarla bir yerden bir yere taşınması işi; nakliyatçılık, nakliyecilik, nakliyat, transport
- TAŞIMALIK
-
-
[isim]
Çeşitli eşyaları taşımak için uluslararası standartlara göre tahtadan veya metalden yapılmış büyük kasa; konteyner
-
[isim]
Çeşitli eşyaları taşımak için uluslararası standartlara göre tahtadan veya metalden yapılmış büyük kasa; konteyner
- TAŞIMLIK
-
-
[zarf]
Taşma süresi, taşacak kadar
- "Çorbayı iki taşımlık kaynattı."
-
[zarf]
Taşma süresi, taşacak kadar
- TAŞIMACI
-
-
[isim]
Başkalarının eşyasını istenilen yere taşımayı sağlayan kimse; nakliyeci, nakliyatçı
-
[isim]
Başkalarının eşyasını istenilen yere taşımayı sağlayan kimse; nakliyeci, nakliyatçı
- TAŞIMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek; gezdirmek
- "Hastayı ekseriya yakın kasabaya kadar sırtta taşırlardı."
-
Üstünde bulundurmak
- "Boynundan asılmış gümüş bir köstek taşırdı."
-
Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek
- "Değirmenin üstünde ise değirmen koluyla birleşen çarkı taşıyan bir çanak bulunur."
-
Boru, kanal vb. ile sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak
-
[nesnesiz]
Bir giysiyi üzerine giymiş olmak
- "Devlet üniforması taşıyordu."
-
[mecaz]
Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak
- "İnsanlar müşterek tecrübeleri taşıdıkları için birbirlerinin ne dediklerini anlayabilirler."
-
[mecaz]
Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek
-
[nesnesiz, mecaz]
Duymak, hissetmek
- "İçlerinde her şeye karşılık bir suçluluk duygusu taşırlar."
-
[-i]
Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek; gezdirmek
- TAŞIMSI
-
-
[sıfat]
Bakınız taşsı
-
[sıfat]
Bakınız taşsı
- TAŞIMA
-
-
[isim]
Taşımak işi
- "Yorgun, tahammülsüz, aşkı taşımaya kabiliyetsiz bir hâldeyim."
-
[isim]
Taşımak işi
- TAŞIM
-
-
[isim]
Yemeğin taşacak kadar kaynaması
-
[isim]
Yemeğin taşacak kadar kaynaması