İçinde taşıma olan 5 kelime var. İçerisinde TAŞIMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında taşıma olan kelimeler listesine ya da sonu taşıma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
TAŞIMACILIK
TAŞIMALIK
TAŞIMACI
TAŞIMAK
TAŞIMA
Taşıma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
6 Harfli Kelimeler
ATIŞMA, TAŞIMA
5 Harfli Kelimeler
TAŞIM, TAŞMA
4 Harfli Kelimeler
AŞIM, AŞIT, AŞMA, ATAŞ, ATIM, ATIŞ, ATMA, MAAŞ, MAŞA, ŞAMA, TAAM
3 Harfli Kelimeler
AMA, AŞI, ATA, MAŞ, MAT, ŞAM, ŞAT, TAM, TAŞ
2 Harfli Kelimeler
AM, AŞ, AT, MA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TAŞIMACILIK
-
-
[isim]
İnsan, mal vb.nin çeşitli araçlarla bir yerden bir yere taşınması işi; nakliyatçılık, nakliyecilik, nakliyat, transport
-
[isim]
İnsan, mal vb.nin çeşitli araçlarla bir yerden bir yere taşınması işi; nakliyatçılık, nakliyecilik, nakliyat, transport
- TAŞIMALIK
-
-
[isim]
Çeşitli eşyaları taşımak için uluslararası standartlara göre tahtadan veya metalden yapılmış büyük kasa; konteyner
-
[isim]
Çeşitli eşyaları taşımak için uluslararası standartlara göre tahtadan veya metalden yapılmış büyük kasa; konteyner
- TAŞIMACI
-
-
[isim]
Başkalarının eşyasını istenilen yere taşımayı sağlayan kimse; nakliyeci, nakliyatçı
-
[isim]
Başkalarının eşyasını istenilen yere taşımayı sağlayan kimse; nakliyeci, nakliyatçı
- TAŞIMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek; gezdirmek
- "Hastayı ekseriya yakın kasabaya kadar sırtta taşırlardı."
-
Üstünde bulundurmak
- "Boynundan asılmış gümüş bir köstek taşırdı."
-
Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek
- "Değirmenin üstünde ise değirmen koluyla birleşen çarkı taşıyan bir çanak bulunur."
-
Boru, kanal vb. ile sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak
-
[nesnesiz]
Bir giysiyi üzerine giymiş olmak
- "Devlet üniforması taşıyordu."
-
[mecaz]
Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak
- "İnsanlar müşterek tecrübeleri taşıdıkları için birbirlerinin ne dediklerini anlayabilirler."
-
[mecaz]
Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek
-
[nesnesiz, mecaz]
Duymak, hissetmek
- "İçlerinde her şeye karşılık bir suçluluk duygusu taşırlar."
-
[-i]
Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek; gezdirmek
- TAŞIMA
-
-
[isim]
Taşımak işi
- "Yorgun, tahammülsüz, aşkı taşımaya kabiliyetsiz bir hâldeyim."
-
[isim]
Taşımak işi